Çerezlik niyetine izlenebilecek bir film. Çok beğendim diyemem. Tutunamayan bir insanın hayatını anlatıyor aslında, komedi gibi gözüken ama dram olan bir film.
Yazarın "Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor" kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. İlk kitap kadar beğendim. Bu kitapta bir çok konu hakkındaki düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Bir çok konu hakkında terimsel, zamansal, ilk kez duyduğum bilgiler de bulunuyor. Deprem, evrim, medeniyet, dil,…devamıYazarın "Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı Etkiliyor" kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. İlk kitap kadar beğendim. Bu kitapta bir çok konu hakkındaki düşüncelerini bizimle paylaşıyor. Bir çok konu hakkında terimsel, zamansal, ilk kez duyduğum bilgiler de bulunuyor. Deprem, evrim, medeniyet, dil, din, bilim, felsefe, astroloji, kapitalizm, ahlak, cumhuriyet, demokrasi, osmanlıcılık, entelektüellik, köylü, zenginlik üniversite, zeka, sanat, cehalet, zırva konularını bölüm bölüm işlemiş. Okurken sıkılmıyorsunuz. Kitabın önsözünün bile her satırının altı çizilesiydi. İnançlı insanlara göre ters gelecek çok söylemi var. Sorgulamadan dogmatik bilgilere inanlar bunları kabullenmek istemeyeceklerdir. Benim mantığım okuduklarımı kabul ediyor. Ben de bu yönde düşüncelere sahibim. Hükümete ve destekçilerine göndermeler yapıyor bol bol. DEPREM Depremin ne olduğundan bahsetmiş. Teorik bilgiler olunca zamanla siliniyor akıldan. Bir çok bölge adı sayıyor. Volkanları falan. Asıl değindiği yer ise deprem öldürmez, tedbirsizlik öldürür, evleri sağlam yapmamak öldürür demek istemiş. İstanbul'a, ranta kiracılara deprem kontrolü yapılmamasına değinmiş. EVRİM Evrimden bahsetmiş. Paspermizm teorisinden, Fourier kanunu, Ayın oluşumu ve neden önemli olduğu, gnay oluşumundan, canlılaların oluşumundan, karada yaşam başladıktan sonra evrimleşen sinapsidlerin insanın ilk ataları olduğundan bahseder. Bu bölümde de çok fazla yabancı kelime var. Ama öğretici. Mesela kuşlar aslında günümüzün dinazorlarıymış. MEDENİYET kelimenin kökeninden, insanın hayvandan farkından, dinlerden, dinlerin dünyaya medeniyete verdiği zarardan sonunda Atatürkün ulusumuzun medeniyet meşalesi olduğundan bahseder. DİL Dilin ne olup olmadığından, İngilizcenin zamanında almancanın bir parçası olduğundan, Türk dillerinden, Kazakistanın tamamen yeni bir dile dönüştüğünden, dilin evrimleştiğinden, Tercümenin tam manayı yansıtmadığından, örnek olarak faust eserinden bir alıntı verir. Yunanca kelimeden örnek, ingiltere ve amerika ingilizcesindeki harf değişimine örnek, Alo kelimesinin hikayesi, sonunda da ülkemisde dilin ayırıcı olarak kullanılmasına değinerek siyasi sağ sol olaylarında gönderme yapar. DİN Ateist olan yazarın gözünden genel dinler hakkında düşüncelerini ardından tarihi bazı bilgiler ve kutsal kitaplardan bilgiler vererek dinlerin gerçek dışı olduğuna değinir. İslamı kötülemek değil amacı genel dinler. Hristiyanlık, musevilikten bahseder. Bu dinlerde geçen olayların çok eski uygarlıklardan alındığını söyler. Sümerden çok şey geçtiğini belirtir. BİLİM Merak olmazsa olmaz Bunun için çocuk kalmak gerekir diyor. Yoksa çevre, elalem ne der engeline takılır. Bilimin gelişmesinden bazı icatlardan, keşiflerden bahsetmiş. Bilimi oluşturan şeyin din olduğunu söylemiş. diğer bölümleri de tek tek yazmak isterdim ama okulda okuduğum için zamanım olmadı. Müsait bir zamanda onları da eklerim belki. İleride baktığımda bana da hatırlatmış oluyor bu notlar.
Hayatı eğlenceden ibaret gören karakterimizi hikayesini izliyoruz. Kendini sorgulama sürecine girdikten sonra eskisi gibi olmayacaktır. Hayatta kadınlardan ya da eğlenceden ibaret değildir. Daha geniş bir perspektiften bakmamız gerekiyor mesajını vermek istemiş. Aradaki sinema perdesini kalkıp oyuncunun seyirci ile konuştuğu filmlerden.
Alışıyor, insan sevmediği her şeye istemeye istemeye alışıyor. Artık gidecek bir yer bilmediğimden dört duvar arasına sıkışmışlığım, İnsanın kendini hiçbir yere ait hissedememesi diye bir şey varmış. Şimdi çok daha iyi anlıyorum. Büyümüşüm...
Kitabımız Atatürk'ün Ankaraya gelişi ile başlayıp savaşlar ve meclis içinde dönen olaylar ile devam edip o büyük savaş başladığında sona eriyor. Dördüncü kitabın sonuna gelmekle birlikte beşinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Yazarın dediğine göre son kitabı olacakmış. Bu kitabımızda diğer serilerde…devamıKitabımız Atatürk'ün Ankaraya gelişi ile başlayıp savaşlar ve meclis içinde dönen olaylar ile devam edip o büyük savaş başladığında sona eriyor.
Dördüncü kitabın sonuna gelmekle birlikte beşinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum. Yazarın dediğine göre son kitabı olacakmış.
Bu kitabımızda diğer serilerde olduğu gibi akıcı bir şekilde ilerliyor. Kahramanlıklar gördükçe kabarıyor, zorlu günleri gördükçe hüzün kaplıyor, canımız yanıyor. İhanet gördük mü cezasını kesmek için can atıyoruz. Kitabı okumuyor da yaşıyoruz. Ruh halimin sürekli dalgalandığı ve genel anlamda kötü hissettiğim zamanda yine bana umut aşıladı. Atamın kendini, ailesini, sevdiklerinin dertlerini bir kenara atıp vatan mücadelesini her şeyin üzerine koymasına tanık oluyoruz. Sorgulama içine giriyorum. Peki biz bu cumhuriyet için neler yapıyoruz? Bazen de değdi mi atam diyorum. Senin iyiliği için uğraştığın halkın bir kısmı 100 yıl sonunda sana ve cumhuriyetine düşmanlık yapıyor. Senin verdiğin özgürlükle bu düşmanlığı haykırıyor.
Yine de ben minnettarım Atam ve elimden geldiğince adını haykıracak, bize emanet ettiğin cumhuriyeti öğrencilerime her vakit anlatıp gelecek kuşağa taşınması için mücadele edeceğim.
Kitabı bitirince milliyetçilik duyguları tavan yapıyor tabi.
Kitabın sevdiğim yanlarından biri de daha önce görmediğim duymadığım olayları duyuyor olmak. Kaynakça kısmına baktığımızda ne kadar çok eserden yararlanıldığını görebiliriz.