Düşünün, Bir hayat yaşıyorsunuz, mutlu oluyorsunuz, üzülüyorsunuz, seviyorsunuz, seviliyorsunuz, acısıyla tatlısıyla bir ömür geçiriyorsunuz. Yıllar geçtikçe biriken anılar sizi geçmişe bağlayan yegane kanıtlar oluyor. Sonrasında ise yakalandığınız bir hastalık, bütün bu anıları sizden alıp, kim olduğunuzu bile bilmeden ölüyorsunuz. İşte…devamıDüşünün,
Bir hayat yaşıyorsunuz, mutlu oluyorsunuz, üzülüyorsunuz, seviyorsunuz, seviliyorsunuz, acısıyla tatlısıyla bir ömür geçiriyorsunuz. Yıllar geçtikçe biriken anılar sizi geçmişe bağlayan yegane kanıtlar oluyor.
Sonrasında ise yakalandığınız bir hastalık, bütün bu anıları sizden alıp, kim olduğunuzu bile bilmeden ölüyorsunuz.
İşte Alzheimer bu.
tanım: alzheimer hastalığına yakalanmış bir dedeye, anılarını hatırlatmaya çalışan bir çocuğun çabasını anlatan kısa film.
Kobe Bryant’e Oscar ödülünü getiren kısa film. Dünyanın öbür ucundaki insanlara ilham oldun, bir nesle basketbolu sevdirdin, mücadelen ve azminle her zaman örnek oldun. Basketbol seni çok özlüyor. Thank you, dear Kobe. R.I.P.
Spoiler içeriyor
Yetimhanede büyüyen göçmen bir çocuğun babasının ona armağan ettiği sarı şemsiye üzerinden geçmişle bağlantı kurmasının anlatıldığı kısa animasyon filmi. Gelecekte yaşlı bir adam olarak karşımıza çıkan karakterin babasına benzettiği sarı şemsiyeli bir adamın peşinden koşarken tekrardan bir çocuğa dönüşmesi son…devamıYetimhanede büyüyen göçmen bir çocuğun babasının ona armağan ettiği sarı şemsiye üzerinden geçmişle bağlantı kurmasının anlatıldığı kısa animasyon filmi. Gelecekte yaşlı bir adam olarak karşımıza çıkan karakterin babasına benzettiği sarı şemsiyeli bir adamın peşinden koşarken tekrardan bir çocuğa dönüşmesi son derece duygusaldı.
Ayrıca, filmin başında yetimhaneye gelen kızın beraberinde getirdiği sarı şemsiyeyi ana karakterimize hediye etmesinin evlilikle sonuçlanması hoştu.
Bu filme bir komedi filmi olarak değil, sosyal mesajlar taşıyan ve içinde mizahi unsurlar barındıran bir film olarak bakmak gerekiyor. Doğa hepimizin, bunu koruyup yaşatmak bütün insanlığın görevidir. “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam…devamıBu filme bir komedi filmi olarak değil, sosyal mesajlar taşıyan ve içinde mizahi unsurlar barındıran bir film olarak bakmak gerekiyor.
Doğa hepimizin, bunu koruyup yaşatmak bütün insanlığın görevidir.
“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” -Şef Seattle
Oscar adaylığı olan en kısa film. Kumar, savaş, enerji ve spor ekonomilerinin dünyamızı nasıl mahvettiğini, şah ve vezir sandığımız kuklaların bu duruma esasında hizmet ettiklerini anlatıyor.
2011’de başlayan suriye iç savaşı kaynaklı yoğun ve düzensiz göçün, orta-uzun vadede türkiye’de ne tür sorunlara yol açabileceğini gösteren kısa film. uyuyan milletler ya uyanır ya da köle olarak ölür- mustafa kemal atatürk.
Amerika, İtalya ve Vatikan.. Para, aile ve din.. İtalyan ailesinin kökenlerini unutmayan Amerikalı bir savaş kahramanın Vatikan’da günahlarının bedelini ödemesi… Şunu asla unutmayalım: Ne kadar değiştirmeye çalışırsak çalışalım, ailemiz kaderimizdir, ve insan asla kaderinin çizdiği yolun dışına çıkamaz. Bu yoldan…devamıAmerika, İtalya ve Vatikan..
Para, aile ve din..
İtalyan ailesinin kökenlerini unutmayan Amerikalı bir savaş kahramanın Vatikan’da günahlarının bedelini ödemesi…
Şunu asla unutmayalım: Ne kadar değiştirmeye çalışırsak çalışalım, ailemiz kaderimizdir, ve insan asla kaderinin çizdiği yolun dışına çıkamaz.
Bu yoldan çıkmak için işlediğimiz günahlar ise bizi eninde sonunda yolun başına geri getirir.
Suçlarımızın bedelini ise her zaman biz ödemeyiz, zira kaderin günahlarımızı sevdiklerimizden çıkartmak gibi bir huyu vardır.
Ve belki de hayatın en ağır infazı da budur.
Bir insan hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilir? Peki, bu hayatta kalma içgüdüsü, bitmek bilmeyen bir intikam ateşiyle birleşirse, insanın yapabileceklerinin sınırı nedir? Leonardo DiCaprio’ya ilk Oscar’ını kazandıran film, atmosferi ve müzikleri ile birlikte izleyiciye kimi zaman dondurucu soğukta…devamıBir insan hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilir?
Peki, bu hayatta kalma içgüdüsü, bitmek bilmeyen bir intikam ateşiyle birleşirse, insanın yapabileceklerinin sınırı nedir?
Leonardo DiCaprio’ya ilk Oscar’ını kazandıran film, atmosferi ve müzikleri ile birlikte izleyiciye kimi zaman dondurucu soğukta titremeyi, kimi zaman bir ayı saldırısı karşısında çaresiz hissetmeyi, kimi zaman ise intikamın tüketici duygusunu yürekten hissettiriyor.
Don Michael Corleone’nin aileyi meşru bir yapıya oturtup aynı zamanda ailenin illegal gücünü arttırma çabası… Kafasında kurduğu ideal aile kavramına uymayan aile bireylerini tek kalemde silmesi.. Bu tezatlar içinde belirtilmeli ki, insanlar siyah ya da beyaz değildirler, zira, esasında hepsi…devamıDon Michael Corleone’nin aileyi meşru bir yapıya oturtup aynı zamanda ailenin illegal gücünü arttırma çabası… Kafasında kurduğu ideal aile kavramına uymayan aile bireylerini tek kalemde silmesi..
Bu tezatlar içinde belirtilmeli ki, insanlar siyah ya da beyaz değildirler, zira, esasında hepsi gridirler. Michael da bu durumdan istisna değildir.
Birinci filmdeki vatansever ve modern Michael Corleone serinin ikinci filmiyle birlikte babasının aksine gücünü saygıdan değil korkudan almakta, bu da onu yalnızlığa götürecek nihai sona kapı aralamaktadır.
Filmin kronolojik dilimde zikzaklar çizerek ilerlemesi Corleone ailesinin köküne inmemize fırsat vermekte, böylece ilk filmdeki karakterler daha sağlam bir temele oturtmaktadır.
Ve son olarak, insanlar koruduklarını zannettiklerinin habersiz katilleridirler.