Atmosferi, kurgusu, oyunculukları, gerilim dozu, her anlamda tatmin edici bir film. Ne zaman aklıma gelse tekrardan izlemek istiyorum. Yağmurlu, karanlık günlerde izlemenizi tavsiye ederim.
Sevgili raf ahalisi, bugün, bizimkinin sadece kitap paylaşım versiyonu olan popüler uygulamaya baktım, arayüz gözlerimi kanattı resmen, dedim ki Raf iyi ki var! Hızlı adımlarla evime, yani buraya döndüm.
Bilirsiniz, kitapların, filmlerin keşfedilmesi gereken bir zaman vardır. O sizi kabul ettiğinde, dünyasına dahil olabilirsiniz ancak. Bu gri pazar sabahı da bana Raymond Carver öyküleriyle eşlik etmek istedi. Öykülerde ne var derseniz, eski eşler, sevgililer, sıkılma duygusu, geçim derdi, kahve,…devamıBilirsiniz, kitapların, filmlerin keşfedilmesi gereken bir zaman vardır. O sizi kabul ettiğinde, dünyasına dahil olabilirsiniz ancak. Bu gri pazar sabahı da bana Raymond Carver öyküleriyle eşlik etmek istedi.
Öykülerde ne var derseniz, eski eşler, sevgililer, sıkılma duygusu, geçim derdi, kahve, sigara, ailevi problemler... Siyah-beyaz Jim Jarmusch filmlerinin verdiği hissi verdi bana, bitmesini istemediğim ama benimkine çok benzeyen bir dünya... Bu türe ilgisi olanlara tavsiyedir.
Bilincim ne bu şehir hayatına, sürekli geçen uçak, araba seslerine, telefon, PC ekranına ne de doğadaki korkunç böceklere alışık değil, heryerde tedirginim. Heryerde emanet duruyorum, biliyorum, tamamen buraya ait değilim. Düşünüyorum, yüzyıllar geçmiş, insan olmaya çalışarak yaşarken ve ölürken. Nedense…devamıBilincim ne bu şehir hayatına, sürekli geçen uçak, araba seslerine, telefon, PC ekranına ne de doğadaki korkunç böceklere alışık değil, heryerde tedirginim. Heryerde emanet duruyorum, biliyorum, tamamen buraya ait değilim. Düşünüyorum, yüzyıllar geçmiş, insan olmaya çalışarak yaşarken ve ölürken. Nedense hâlâ dünyaya uyum sağlayamadım. Neden böyle, bilmiyorum, ne burda olmak yetiyor, ne de ölmeyi kabul edebiliyorum. Anksiyete tüm varlığımı ele geçiriyor, hiçbir şeye kendimi böyle veremezken, ona tüm varlığımı, bilinç akışımı, olduğu gibi bağışlıyorum.
Tüm bunları neden yazdın, derseniz, her gece bu ruh halinde uyuyup uyanırken belki yazmak bir nebze hafifletir diye düşündüm ve yazdım işte.
Evet arkadaşlar, iç açıcı, akıcı favori film, dizi, kitaplarınızı paylaşabilir misiniz, çok ihtiyacım var, bunalımlardayım. 🤯 Ya her şey anlamsız geliyor, hiçbir şeye odaklanamiyorum resmen yine, varoluşsal bir krizin ortasındayım.
Evet, biraz da podcast paylaşalım arkadaşlar, ne dersiniz? Yolda yürürken, evi toplarken arkaplanda çalan podcastler bana çok şey katıyor. Benim 2 tane önerim var: "Normalin Sınırları" ve "Didik Didik Freud" İkisi de psikoloji içerikli, dolu dolu ve konuşanlarının üslubuna hayran…devamıEvet, biraz da podcast paylaşalım arkadaşlar, ne dersiniz? Yolda yürürken, evi toplarken arkaplanda çalan podcastler bana çok şey katıyor.
Benim 2 tane önerim var: "Normalin Sınırları" ve "Didik Didik Freud" İkisi de psikoloji içerikli, dolu dolu ve konuşanlarının üslubuna hayran kaldığım podcastler. Siz neler önerirsiniz?
"Didik Didik Freud" podcastini dinlerken karşıma çıkan, aaa şu "Bulutsuzluk Özlemi" şarkısına adını veren film değil mi diyerek açtığım, izlediğim kült film. Biraz yavaş ama çok tatlı, Jim Jarmusch filmleri tadında.