... içinde bir ağırlık duydu. Boş kalan sıraya oturdu. Kafası karmakarışıktı. Şu anda, değil bu konu, başka herhangi bir şey düşünebilecek durumda değildi. Kendinden geçmek, her şeyi unutmak, sonra uyanıp yeni bir yaşama başlamak istiyordu şu anda.
- Ya da yaşamaktan büsbütün vazgeçeceksin! - diye birden öfkeyle bağırdı. - Uysallıkla yazgına boyun eğecek, onu olduğu gibi kabul edeceksin ve her türlü yaşama, sevme, çalışma haklarından vazgeçip, içinde ne varsa boğacaksın!
Her insan için ve kendisi için gelecekte acılardan, ölümden ve sonsuza dek unutulmaktan başka hiçbir şey olmadığını ilk kez o zaman açıkça anlamıştı, bu şekilde yaşanamayacağına, ya hayatı bir şeytanın kötü bir alayı olarak görünmeyecek biçimde açıklamak ya da kendini…devamıHer insan için ve kendisi için gelecekte acılardan, ölümden ve sonsuza dek unutulmaktan başka hiçbir şey olmadığını ilk kez o zaman açıkça anlamıştı, bu şekilde yaşanamayacağına, ya hayatı bir şeytanın kötü bir alayı olarak görünmeyecek biçimde açıklamak ya da kendini vurmak gerektiğine karar vermişti.
Dünyaya mutsuz insanlar getirmemek için kullanmayacaksam, bana niye akıl verilmiş o zaman? Dünyaya gelmedikleri için en azından mutsuz olmazlar, oysa mutsuz olurlarsa bunun tek suçlusu ben olurum.
Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de.
Yaşadığı bu acı, hastalık ve ölmek üzere olan insanlar dünyasının tüm ağırlığını hissetmişti; bu dünyayı sevmek için kendi üzerinde harcadığı çabalar ona çok acı gelmişti.