Spoiler içeriyor
12 Öfkeli Adam (12 Angry Men) Yönetmen: Sidney Lumet Gösterime giriş tarihi: Nisan 1957 Yapımcı: Henry Fonda , Reginald Rose Bütçe: 340.000 $ Dram konulu bir film ne kadar mükemmel olabilir ki diye düşünmüştüm en başta aslında ama izledikten sonra…devamı12 Öfkeli Adam (12 Angry Men)
Yönetmen: Sidney Lumet
Gösterime giriş tarihi: Nisan 1957
Yapımcı: Henry Fonda , Reginald Rose
Bütçe: 340.000 $
Dram konulu bir film ne kadar mükemmel olabilir ki diye düşünmüştüm en başta aslında ama izledikten sonra bu önyargımın doğru olmadığını anladım. Tek mekan, siyah beyaz ve sadece felsefe yapan adamların konuşması gibi görünüyor ama tüm bunların altında da gizemli bir cinayet vakası yatıyor.
Kısaca anlatmam gerekirse;
Ortada bir cinayet var, bir çocuk, babasını öldürmekle suçlanıyor ve bunun doğruluğunu da mahkemede çözmeye çalışıyorlar. Bir jüri üyesinin diğer on bir jüri üyesini şüphelinin suçsuz olduğu konusunda ikna etme çabaları anlatılıyor.
Aslında bir konu hakkında direkt hüküm vermek yerine o konunun bütün detaylarını incelemek ve öyle karar vermek gerekiğini anlıyoruz.
-Yani sen çocuğun suçsuz olduğunu sanıyorsun öyle mi?
+Bilmiyorum, ama olabilir de.
-Seni tanımıyorum ama eminim hayatında hiç bu kadar yanılmamışsındır. Zamanımızı boşa harcıyorsun. Bırak gidelim.
-Varsayalım yargılanan sendin, ne yapardın?
+Ben varsayım yapmakla uğraşmam dostum. Ben sadece bir işçiyim. Bir deneyeyim.. Varsayalım sen hepimizin fikrini değiştirdin ve çocuk babasını gerçekten bıçaklamış, buna ne dersin?
"Çarpık ve kör bir ceza ki ne yandan olursa olsun dönerek hep masumları vuruyor." "İnsanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkûmdurlar." "Etrafımdaki her şey hapishane..."
"Önce insan olacaksın, sonra Müslüman ya da Hristiyan ya da Yahudi... Tüm bu dinler, insana insanlığı öğretebilmek için sunulmuşlardır. Sen insan olmayı başarabilmek için doğduğunu anlamadıysan, hangi dine inandığının hiçbir anlamı yok. Çünkü din gidilen bir yoldur, varılan yer değil."…devamı"Önce insan olacaksın, sonra Müslüman ya da Hristiyan ya da Yahudi... Tüm bu dinler, insana insanlığı öğretebilmek için sunulmuşlardır. Sen insan olmayı başarabilmek için doğduğunu anlamadıysan, hangi dine inandığının hiçbir anlamı yok. Çünkü din gidilen bir yoldur, varılan yer değil."
"Kadın olmak başlı başına bir ihtilaldi. Kendi kadınlığından bihaber, dekolte vitrini gibi gezinen birçoklarının arasında engellere rağmen ilerlemeye çalışılan bir yoldu kadınlık.."
Bu kitap hakkında neler yazacağımı tam olarak bilemiyorum aslında çünkü o kadar güzel noktası var ki hangisinden bahsedeceğimi kestiremiyorum. Öncelikle yazılma aşamasını kısaca anlatayım: Douglas Adams, bu eseri ilk olarak BBC radyosunda yayınlanmak üzere 5 perdelik bir oyun olarak tasarlamıştır.…devamıBu kitap hakkında neler yazacağımı tam olarak bilemiyorum aslında çünkü o kadar güzel noktası var ki hangisinden bahsedeceğimi kestiremiyorum. Öncelikle yazılma aşamasını kısaca anlatayım: Douglas Adams, bu eseri ilk olarak BBC radyosunda yayınlanmak üzere 5 perdelik bir oyun olarak tasarlamıştır. 1979 yılında ise 5 ciltlik bir kitap olarak basıma alınmıştır. Eserin ilk cildi 2005 yılında, aynı isim ile beyaz perdeye uyarlanmıştır. Şimdi iki cümle ile anlattım ama bu iki cümlenin de öncesinde birçok kararsızlık ile karşı karşıya geliyor Douglas Adams, bazen yanlış kararlar alsa da sonuç olarak yapıtını hem beyaz perdeye hem de biz okuyuculara inanılmaz bir eser olarak sunuyor.
"Okşayan elin kıymetini bilmeyenler, tekmeleyen ayağı öperler."
"Eğer insanoğlu dudaklarını çalıştırmaya devam etmezse, beyni çalışmaya başlar."
"Delirmek için güzel bir gün."
"Hay sıçayım," dedi, "başka birinin düşünü göstermek için mi kendi kusursuz rüyamdan uyandırdın beni."