"Bütün herkes arasında neredeyim o halde ben? Bütün bu sessiz yabancılar arasında nerede duruyor kendi benim? Siyah suratlarla bembeyaz ... Ben de onlar gibiyim ... Herkes aynı, herkes ... Fakat ben kendimi istiyorum! Kendimi bulmak istiyorum ! Kendimi duymak istiyorum!…devamı"Bütün herkes arasında neredeyim o halde ben? Bütün bu sessiz yabancılar arasında nerede duruyor kendi benim? Siyah suratlarla bembeyaz ... Ben de onlar gibiyim ... Herkes aynı, herkes ... Fakat ben kendimi istiyorum! Kendimi bulmak istiyorum ! Kendimi duymak istiyorum! Kendimi diğerlerinin arasında fakat farklı, diğerlerinden kopmuş görmek istiyorum! Kendimi görmek, kendim olmak istiyorum! Kendimi kaybettim; kendi kendimi kaybettim ... Neredeyim? Arayın beni, tekrar bulun beni!"
Ve böylece Kaan Murat Yanık ile de tanışmış oldum. Kendisi üniversitedeki yakın arkadaşımın platonik aşkıydı. Belki de bu yüzden hiç elim gitmedi kitaplarına. Tabi ki de geç kalmışım. Kitabımız hikaye içinde hikaye barındırıyor. Kendisine aşık üniversite hocası tarafından yaralanan Nergis…devamıVe böylece Kaan Murat Yanık ile de tanışmış oldum. Kendisi üniversitedeki yakın arkadaşımın platonik aşkıydı. Belki de bu yüzden hiç elim gitmedi kitaplarına. Tabi ki de geç kalmışım. Kitabımız hikaye içinde hikaye barındırıyor. Kendisine aşık üniversite hocası tarafından yaralanan Nergis ile Firuz Dedenin yolları kesişir. Nergis kendi derdini unutup Firuz Dedenin sürekli adını sayıkladığı Ayvaz ile hikayesini dinlemeye başlar. Ve bizim de savaş, aşk, dostlukla sarmalanmış büyüleyici bir hikayeye yolculuğumuz başlar. Farklı, masalsı bir hikaye okumak isteyenlere tavsiye ederim. Sanırım yazarın diğer kitaplarına da göz atacağım.
Sürekli karşıma çıkan ancak önyargılı olduğum bir kitabı daha okumuş bulunmaktayım. Hissettiğim şey neden bu kadar geç kaldım ki . Kitap bilgime güvenirim her türden kitabı okuduğumu düşünmüştüm ancak bu okuduğum ilk nöro roman. Beynin yapısı işleyişi ve davranışlarımız üzerindeki…devamıSürekli karşıma çıkan ancak önyargılı olduğum bir kitabı daha okumuş bulunmaktayım. Hissettiğim şey neden bu kadar geç kaldım ki . Kitap bilgime güvenirim her türden kitabı okuduğumu düşünmüştüm ancak bu okuduğum ilk nöro roman. Beynin yapısı işleyişi ve davranışlarımız üzerindeki etkisi ile ilgileniyorsanız ilginizi çekebilecek bir kitap. Eser 4 karakter üzerinden ilerliyor ve oldukça ters köşe bir sona bağlanıyor. Dili oldukça akıcı sadece ara ara verdiği bilimsel bilgiler okuyucuyu sıkabilir ancak ben çok hoşlandım. İyi bir yazarla tanışmanın verdiği heyecan ile son sayfayı kapattım. Yazarın diğer kitaplarını okumayı düşünüyorum.
Emile Zola'nın 'Meyhane' kitabındaki bir karakter Nana. Aslında bir seri olsa da birbirinden bağımsız kitaplar. Nana'nin bu duruma nasıl geldiğini daha iyi anlayabilmek için belki Meyhane'yi okumak yararlı olabilir. Bir hayat kadınının klasik hikayesi gibi görünse de bunun yanında dindarlık…devamıEmile Zola'nın 'Meyhane' kitabındaki bir karakter Nana. Aslında bir seri olsa da birbirinden bağımsız kitaplar. Nana'nin bu duruma nasıl geldiğini daha iyi anlayabilmek için belki Meyhane'yi okumak yararlı olabilir. Bir hayat kadınının klasik hikayesi gibi görünse de bunun yanında dindarlık ve elitizm maskesi altında insanların ikiyüzlülüğünü, yozlaşmış ilişkileri, gösterişli ve alkışlanan bir kadının içsel yalnızlığını işlemiş yazarımız. Tavsiye eder miyim bilmiyorum. Ben edebi dilinden pek keyif alamadım Zola'nın.
Yazarımız eserlerinde genellikle tarihi kişileri ve olayları farklı kurgular içinde bize verir. Bu eserinde ise tarihten biraz uzaklaşıyoruz. Distopyaya yakın ama tam distopya sayılmayan, romana yakın ama tam roman olmayan bir kitap Empedokles'in Dostları. Farklı bir yazar okuyormuş gibi hissediyorsunuz…devamıYazarımız eserlerinde genellikle tarihi kişileri ve olayları farklı kurgular içinde bize verir. Bu eserinde ise tarihten biraz uzaklaşıyoruz. Distopyaya yakın ama tam distopya sayılmayan, romana yakın ama tam roman olmayan bir kitap Empedokles'in Dostları. Farklı bir yazar okuyormuş gibi hissediyorsunuz ancak kültürel bunalım, kimlik arayışı gibi konuları çok seven yazarımız bu eserinde de çok uzaklaşmamış bu konulardan. Yalnız kalmak isteyen ve ıssız bir adada yaşamaya başlayan Alec ve komşusu yazar Éve dünyayı değiştiren olayların merkezinde bulurlar kendilerini. Dünya; insanları zararlı bulan, medeniyet ve bilim açısından bizden çok daha ilerlemiş bir grubun etkisi altına girmiştir. Bir taraftan özgürlüğünü kaybetmek istemeyen diğer taraftan da ilerlemiş bilim karşısında mest olmuş insanların çelişkilerini görürüz. Hastalıkların tamamen ortadan kalktığı, ölümün beklenmedik bir ziyaretçi sayıldığı bir toplum onlar. Kim istemez ki? Peki yazar ne kadar verebilmiş vermek istediği mesajı. Eğer yazarın tanışma kitabı olsaydı beğenirdim. Ancak o kadar iyi eserlerini okudum ki bu kitap bir tık gölgesinde kalmış onların. Beklenti çok yüksek olmadığı takdirde okunabilecek bir kitap. Aksi halde hayal kırıklığı oluşturabilir.
"Belki de dünya, başka bir gezegenin cehennemidir" "Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düşünmeyin. Temizlemenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir."
"Ben gidince hüzünler bırakırım Bu senin yaşadığındır Bir ev sıkılır kadınlardaki Bir adam sıkılır kadınlardaki Seni sevmek bu kadar mı O benim yaşadığımdır."
" Kimsin sen? Bu soruyu yanıtlamaya çalışmış mıydım hiç? Kendi kendime kim olduğumu itiraf etmek hiç aklıma gelmiş miydi? Adımı, yaşımı, yurdumu, boyumu posumu biliyordum, ruhumu ise çok daha az..."