#Başlıyorum #Başlıyoruz #okumayabaşlıyorum #YeniKitap #yenibirkitapyenibirheyecan 🎶 Bir dostluk, bir sürgün, bir direnç hikayesi… Bazı dostluklar sadece iki insan arasında yaşanmaz; bir dönemi, bir ülkeyi, bir ideali taşır… Livaneli ve Öz’ün yolları Ankara’da kesişiyor; biri dünyanın sesine dönüşürken, diğeri kaleminden ülkenin…devamı#Başlıyorum #Başlıyoruz #okumayabaşlıyorum #YeniKitap #yenibirkitapyenibirheyecan
🎶 Bir dostluk, bir sürgün, bir direnç hikayesi…
Bazı dostluklar sadece iki insan arasında yaşanmaz; bir dönemi, bir ülkeyi, bir ideali taşır…
Livaneli ve Öz’ün yolları Ankara’da kesişiyor; biri dünyanın sesine dönüşürken, diğeri kaleminden ülkenin sesini yayıyor. Mektuplarla, sürgünlerle, inatla ve edebiyatla örülmüş bir dostluğun satırlarına adım atmak üzereyim. 📖
O kadar güçlü bir bağ ki; yıllar geçse de teli kopmayan bir saz gibi tınlıyor içimde…
Gerçek dostluğun, dayanışmanın, aydın kalmanın hikâyesine dokunmak üzereyim. 🌿✨
Yeni sayfalar, eski yaralar, samimi bir yol arkadaşlığı…
Hazırım! 💫
#SazınTeliKoptu #ZülfüLivaneli #ErdalÖz #okuyorum #yenikitap #edebiyat #dostluk #sürgün #kitapsever #bookstagram #1000kitap #okumaközgürlüktür 📚💭
Ayranı iki liralık cam bir bardaktan da içebilirsiniz, 1500 liralık altın varaklı bir bardaktan da… 70 liralık kol saati de aynı zamanı gösterir, 700 bin dolarlık saat de… Düz akıllı telefona da aynı uygulamaları indirirsiniz, pırlanta taşlı telefona da… Her…devamıAyranı iki liralık cam bir bardaktan da içebilirsiniz, 1500 liralık altın varaklı bir bardaktan da… 70 liralık kol saati de aynı zamanı gösterir, 700 bin dolarlık saat de… Düz akıllı telefona da aynı uygulamaları indirirsiniz, pırlanta taşlı telefona da… Her iki durumda da elde edilen fayda aynı. Mantıklı olan aynı faydayı düşük bir bedelle elde etmek iken neden bardak gibi basit bir şeye 1500 lira verilir? Neoklasik iktisadın çok matematiksel saçmalıkları bunu izah edemiyor. Veblen bunu gösterişçi tüketim (conspicuous consumption) kavramıyla açıklıyor. Kapitalizmde aylak sınıf statüsünü göstermek için tüketim yapıyor.
Mesela 19. yüzyıldaki aristokrat kadınların tek başına giymesi imkânsız, ağır ve konforsuz elbiseleri sırf statü göstergesi olarak giyilir (bkz. Anna Karenina). Kadınların tırnaklarını uzatıp renkli ojeler sürmesi kömür madenlerinde çalışmadıklarını ya da evde ağır iş yapmadıklarını gösterir. Yine kadın gömleklerinde düğmelerin ters tarafta olmasının sebebi ilikleme işini hizmetçilere yaptırmalarıdır.
Arabaları parlak jantlarla modifiye etmek, kürk montlar, pahalı yemek takımları büyük oranda gösteriş için yapılan tüketimlerdir. Fakat gösteriş sadece mallar üzerinden değil boş zaman ve deneyimler üzerinden de yapılır. Cem Yılmaz’ın bir gösterisinde makarasını yaptığı “business class” uçuşlar da buna bir örnektir. Basitçe farklılaştırılmış bir deneyim 3000 dolar etmez, o bilet fiyatı gösterişin bedelini yansıtır. Nisan ayının ortasında bronz tenle okula gelmek büyük oranda gösteriştir; ya solaryuma gitmişsinizdir ya da Yunan adalarında bir hafta sonu “kaçamağı” yapmışsınızdır. Şubat ayında kampüste siyah bacak ateli ve koltuk değnekleriyle gezmek Kartalkaya’da kayak yaptığınızın gösterişidir. Gün boyu golf oynamak aylak sınıfın boş zaman gösterişidir.
AŞKIN AĞIR BEDELİ: 25 YIL BOYUNCA AİLESİ TARAFINDAN ODAYA HAPSEDİLEN KADIN Blanche Monnier Paris sosyetesinin tipik genç kadınlarından biriydi. Artık onun için bir eş bulma vakti gelmişti. Kadın gönlünü yakınlarda yaşayan bir avukata verdi; profesyonel olmasına rağmen Blanche‘ten yaşlı ve…devamıAŞKIN AĞIR BEDELİ: 25 YIL BOYUNCA AİLESİ TARAFINDAN ODAYA HAPSEDİLEN KADIN
Blanche Monnier Paris sosyetesinin tipik genç kadınlarından biriydi. Artık onun için bir eş bulma vakti gelmişti. Kadın gönlünü yakınlarda yaşayan bir avukata verdi; profesyonel olmasına rağmen Blanche‘ten yaşlı ve mesleğinde başarısız olan bir avukattı. Annesi onu içine düştüğü aşktan vazgeçirmek için her şeyi denedi ancak genç kadının sevgisi bundan etkilenmedi, aşkından vazgeçmedi.
Daha sonra Blanche aniden ortadan kayboldu. Bu güzel genç kadını artık kimse görmüyordu, akıbetini ise kimse bilmiyordu.Bir süre sonra herkes kadının gizemli bir şekilde kaybolduğuna inanmaya başlamıştı. Annesi ve erkek kardeşi de bu oyunu sürdürüp yas tuttu. Aile bireyleri herkesi kandırmayı başarmıştı. Hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatlarına devam ettiler. Çevirdikleri dolap, Paris başsavcısına gelen imzasız bir mektupla 1901 yılında aydınlandı. Kağıtta şu satırlar yer alıyordu:
“Sayın başsavcım, sizi fevkalade ciddi bir vakıa hakkında bilgilendirmenin onurunu taşıyorum. Madam Monnier‘ın evinde kilitli bir kadın hakkında konuşuyorum, neredeyse açlıktan ölecek, son yirmi beş yıldır kendi pisliğinde, çürümüş çöplerin içinde yaşıyor.”
Polis olayı duyunca şoka uğradı. Çünkü Madam Monnier paris yüksek sosyetesinin numune kadınlarından biriydi, aristokrat bir aileden geliyordu, cemiyet içerisinde birçok ödül almıştı. Bu nasıl mümkün olabilirdi? Bir grup memur eve baskın yaptı, malikaneyi aradı ve şok edici görüntüyü ortaya çıkardı. Üst katta gizli bir oda vardı. Camların önü tahtayla kapatılmış, oda karartılmış, içeriyi kötü bir koku kaplamıştı. Pencereler manivela ile açıldığında, polisleri bir sürpriz bekliyordu. Dışkı ve yiyecek artıklarıyla kaplı yatakta öylece sinmiş, bir deri bir kemik kalmış Blanche Monnier… Bir yüzyılın çeyreği boyunca hapis tutulmuş; bu süre zarfında ne gün ışığı ne de ailesinden başka herhangi bir insanı görebilmiş bir kadın…
Blanche‘nin fiziksel durumu berbattı. Yetersiz beslenmiş, 25 kiloya düşmüştü. polis onu bir battanineye sararak hastaneye kaldırdı.
Blanche‘ye bakan hemşireler, onun şaşırtıcı bir şekilde iyi huylu olduğunu kaydeder. Yıkanmaktan çok hoşnut kalmış ve yeniden gün ışığını görmenin ne kadar da hoş olduğunu söylemiş… Madam Monnier kızının bulunmasından sonra derhal tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bunun verdiği strese dayanamayan anne aynı ay içerisinde kalp krizi geçirdi. Ölmeden önce polis, kızının hayatı hakkındaki boşlukları doldurmak için anneyi tüm detayları itiraf etmeye ikna etmişti.
Blanche avukata duyduğu aşktan vazgeçmeyi reddedince annesi onu fikrini değiştirene dek üst kattaki odaya kapatmış. (bir aşk hikayesi hamilelik gibi durumları akla getirebiliyordu ve bu o dönem için büyük bir skandal olur, anne sosyetedeki itibarını kaybedebilirdi) annesi onu fikrini değiştirene dek üst kattaki odaya kapatmış. Aşka vurulan kadın bunu yapmamış, sevgisinden vazgeçmemiş ve annesi de kızına merhamet etmemiş. Yirmi beş yıl sadece ailesinin yemeklerinden artanı yiyebilen Blanche‘nin cezası, avukat 1885’te öldükten sonra da devam etmiş. Onun tek arkadaşı, odasında biriken yiyecek atıklarının içeriye çektiği sıçanlar olmuş.
Erkek kardeşi Marcel de bu dava kapsamında mahkemeye çıkarıldı. Suçlu bulunup 15 ay hapisle cezalandırılan adam, kardeşini asla fiziksel olarak engellemediğini söyleyerek yeniden yargılanma için başvurdu. Blanche‘nin istediği zaman odadan çıkma seçeneği olduğunu ama bunu kullanmadığını söyledi. Marcel yeniden yargılandığı mahkemeyi – salondaki kalabalığın korkusuyla – kazandı ve serbest bırakıldı. Mektubu kimin yazdığı hala bilinmiyor. bir teori bunu annesinin sağlığının kötüye gittiğini gören ve tek başına gardiyanlık yapmak istemeyen Marcel’in yazdığı. Bir diğer teori ise evde çalışan hizmetlilerden birinin mektubu gönderdiği. Her şeye rağmen, Blanche Monnier’in hayatının geri kalanı güzel sürmedi. Esareti onun akıl sağlığını yitirmesine sebep olmuştu. Dünyaya yeniden uyum sağlayamadı, bakım evine kaldırıldı. Monnier 1913 yılında, Bois şehrinde bir sanatoryumda hayatını kaybetti.
Şu Freudcu tezi inceleyelim: "Ordular saldırganlığı körüklemek için cinsel dürtüden yararlanır. Ordu cinsel dürtüleri tavan yapmış genç erkekleri toplar. Askerlerin cinsel ilişkiye girerek tüm o basıncı azaltma fırsatlarını sınırlayarak gerilimin içlerinde birikmesine neden olur. Daha sonra bu birikmiş basıncı yeniden…devamıŞu Freudcu tezi inceleyelim: "Ordular saldırganlığı körüklemek için cinsel dürtüden yararlanır. Ordu cinsel dürtüleri tavan yapmış genç erkekleri toplar. Askerlerin cinsel ilişkiye girerek tüm o basıncı azaltma fırsatlarını sınırlayarak gerilimin içlerinde birikmesine neden olur. Daha sonra bu birikmiş basıncı yeniden yönlendirir ve bu basıncın askeri saldırganlık olarak dışavurumunu sağlar." Buhar makineleri de tam olarak bu yöntemle çalışır. Buharı kapalı bir kazana hapsedersiniz. Buhar gittikçe daha çok basınç biriktirir ve vanayı açıp basıncı önceden belirlenmiş bir yönde tahliye ettiğinizde amacınıza ulaşmış olursunuz. Bu benzetme sadece ordular için geçerli değildir, gündelik hayatta pek çok sebeple içimizin sıkıştığından ve biraz "deşarj olmazsak" patlayacağımızdan bahsederiz.
#Freud #Psikanaliz #CinsellikveSaldırganlık #Bilinçaltı #Libido #İdEgoSüperego #RuhunMekanizması #BilinçVeBilinçdışı #DüşünmekYorulmaz #PsikolojiFelsefesi #İnsanDoğası #Dürtüler #BasınçVeDeşarj #İçBasınç #GerilimVePatlama #İnsanınMekaniği #Deşarj #ZihninDerinlikleri #Farkındalık #DüşünceAkışı #Düşündürensözler #DerinDüşünceler #İçDünya #ZihinYolculuğu
#Okudum #Bitti #okudumbitti Kitap Adı : CİNSEL REFLEKSOLOJİ Yazar Adı : MANTAK CHIA - WİLLİAM U. WEI Sayfa Sayısı : 247 Kitap Notu : 10 / 7.5 Kitap İncelemem : 👇 📖✨ “Beden bir tapınaktır; dokunuş, onun en eski duasıdır.”…devamı#Okudum #Bitti #okudumbitti
Kitap Adı : CİNSEL REFLEKSOLOJİ
Yazar Adı : MANTAK CHIA - WİLLİAM U. WEI
Sayfa Sayısı : 247
Kitap Notu : 10 / 7.5
Kitap İncelemem : 👇
📖✨ “Beden bir tapınaktır; dokunuş, onun en eski duasıdır.”
Doğu felsefesinin gizemli derinliklerinden süzülüp gelen Cinsel Refleksoloji, yalnızca bir “beden rehberi” değil; arzunun enerjisini dönüştürme sanatı. 🕯️
Mantak Chia ve William U. Wei, klasik Taocu öğretileri modern refleksolojiyle harmanlayarak, bedensel zevkin ötesinde bir farkındalık vadediyor:
Cinselliği, ruhsal bir bilince evriltmenin, tenselliği bir şifa aracına dönüştürmenin yollarını… 🌺
Ancak kitap boyunca yer yer hissedilen ataerkil tutum ve gerçek dışı gelen bazı iddialar, bu derin öğretiye gölge düşürüyor.
Bazı kısımlar bilgiyle değil, inançla örülmüş gibi — bu da modern bir zihinle okunduğunda zaman zaman irrite edici bir etki bırakabiliyor.
Yine de, insanın içsel enerjisini bedeniyle tanıma yolculuğunda ilham verici bir durak olmayı başarıyor. 🧘♀️💫
✨ “Dokunmak, anlamaktır.”
Ve bu kitap, anlamanın kadim dilini hatırlatıyor — eksikleriyle, fazlalıklarıyla.
🔸 Puanım: 7.5/10
Ruh ve beden arasında köprü kurmaya çalışan, yer yer sarsıcı ama düşünmeye değer bir okuma deneyimi.
#OkudumBitti #CinselRefleksoloji #MantakChia #TaocuBilgelik #BedenVeRuh #Refleksoloji #CinsellikVeFelsefe #KitapÖnerisi #FelsefiOkuma #EnerjiSanatı #ŞifaYolu #KitapAşkı #OkumaRitüeli #1000Kitap #OkudumBitti #CinselRefleksoloji #MantakChia #TaocuBilgelik #BedenVeRuh #Refleksoloji #KitapÖnerisi #FelsefiOkuma #EnerjiSanatı #Mindfulness #ŞifaYolu #OkumaRitüeli #KitapAşkı