Dinleyin. Duyabiliyor musunuz müziği? Ben her yerde duyabiliyorum. Rüzgarda, havada, ışıkta. Müzik her tarafta. Tek yapmanız gereken dinlemek... - August Rush
"Tiyatronun kulisinde bir gün yangın çıkmış. Palyaço haber vermek için sahneye gelmiş. Herkes bunun bir şaka olduğunu sanıp alkışlamaya başlamış. Palyaço uyarmaya devam ettikçe alkışlar daha da hızlanmış. Sanırım dünyanın sonu, her şeyin bir şaka olduğunu sananların yükselen alkışları arasında…devamı"Tiyatronun kulisinde bir gün yangın çıkmış. Palyaço haber vermek için sahneye gelmiş. Herkes bunun bir şaka olduğunu sanıp alkışlamaya başlamış. Palyaço uyarmaya devam ettikçe alkışlar daha da hızlanmış.
Sanırım dünyanın sonu, her şeyin bir şaka olduğunu sananların yükselen alkışları arasında gelecek."
Soren Kierkegaard - Meseller
"Ne zaman birisiyle arkadaş olmaya çalışsam yalnızca perişan bedbahtlar, sınırlı zekaya sahip kişiler, kötü kalpler ve kötü eğilimler buldum.." ~Arthur Schopenhauer
"Dışkı ve idrar arasında doğarız." - Aziz Augustine "Bok, kötülüklerden daha zor, daha uğraştırıcı bir teolojik sorundur." - Milan Kundera ''Uygarlık "ilerledikçe" daha temiz ve daha steril oluyoruz. Daha temiz bedenler, evler, yollar ve kentler istiyoruz. Yaşam ile ölümü birbirinden…devamı"Dışkı ve idrar arasında doğarız." - Aziz Augustine
"Bok, kötülüklerden daha zor, daha uğraştırıcı bir teolojik sorundur." - Milan Kundera
''Uygarlık "ilerledikçe" daha temiz ve daha steril oluyoruz. Daha temiz bedenler, evler, yollar ve kentler istiyoruz. Yaşam ile ölümü birbirinden daha net çizgilerle ayırıyor ve bunların yakınlığını ve içiçeliğini silmeye çabalıyoruz. Bataille'a göre yaşamdan duyduğumuz dehşetin arttığının bir göstergesidir bu. Saf, soyut, cinsellikten muaf bir entelektüel alan, bir düşünce tesis etmeye çabalıyoruz. Bunda ölüme ettiğimiz isyanın bir payı var, çünkü bedenin geçiciliğine, arıziliğine, yok olabilirliğine karşın düşüncenin formları daha kalıcı olma imkânına sahip. Fakat her düşüncenin kalıcılığı gösterenin maddeselliğine bağlıdır. Yaşayan bedenimizle ilişkimizin sorunlu bir ilişki olduğuna delâlet eden şey, insanı pislikten ve cinsellikten muaf bir varlıkmış gibi kurgulama eğilimimizdir. Bedeni cinsiyetli bir varlık olarak anlamak yerine cinsiyeti nötrleştirerek düşünmeyi sürdürüyoruz. Bataille entelektüel ve soyut olandan çok iğrenç olanla ilgilenir. İğrenç dehşet vericidir, ama aynı zamanda da, arzulananın öteki yüzüdür. Çürüyen beden yaşamın doğum yerlerinden birisidir ve çürümede iğrenç olan, onda uyanan yaşamın ta kendisidir. "Dışkı kötü koktuğu için mi iğrençtir yoksa iğrenç olduğu için mi kötü kokar?" diye soracaktır Bataille. Yoksa dışkılama organlarının üreme organlarına, yaşamın kaynağına yakınlığı mıdır onları dehşet verici ve iğrenç kılan?
İğrenme, ölüm ile yaşamın iç içe geçmişliği karşısında gösterdiğimiz tepkidir. Hâlbuki yaşam ölümden ürer. Bildiğimiz ve tahammül edemediğimiz gerçek budur.''"Dışkı ve idrar arasında doğarız." - Aziz Augustine
"Bok, kötülüklerden daha zor, daha uğraştırıcı bir teolojik sorundur." - Milan Kundera
''Uygarlık "ilerledikçe" daha temiz ve daha steril oluyoruz. Daha temiz bedenler, evler, yollar ve kentler istiyoruz. Yaşam ile ölümü birbirinden daha net çizgilerle ayırıyor ve bunların yakınlığını ve içiçeliğini silmeye çabalıyoruz. Bataille'a göre yaşamdan duyduğumuz dehşetin arttığının bir göstergesidir bu. Saf, soyut, cinsellikten muaf bir entelektüel alan, bir düşünce tesis etmeye çabalıyoruz. Bunda ölüme ettiğimiz isyanın bir payı var, çünkü bedenin geçiciliğine, arıziliğine, yok olabilirliğine karşın düşüncenin formları daha kalıcı olma imkânına sahip. Fakat her düşüncenin kalıcılığı gösterenin maddeselliğine bağlıdır. Yaşayan bedenimizle ilişkimizin sorunlu bir ilişki olduğuna delâlet eden şey, insanı pislikten ve cinsellikten muaf bir varlıkmış gibi kurgulama eğilimimizdir. Bedeni cinsiyetli bir varlık olarak anlamak yerine cinsiyeti nötrleştirerek düşünmeyi sürdürüyoruz. Bataille entelektüel ve soyut olandan çok iğrenç olanla ilgilenir. İğrenç dehşet vericidir, ama aynı zamanda da, arzulananın öteki yüzüdür. Çürüyen beden yaşamın doğum yerlerinden birisidir ve çürümede iğrenç olan, onda uyanan yaşamın ta kendisidir. "Dışkı kötü koktuğu için mi iğrençtir yoksa iğrenç olduğu için mi kötü kokar?" diye soracaktır Bataille. Yoksa dışkılama organlarının üreme organlarına, yaşamın kaynağına yakınlığı mıdır onları dehşet verici ve iğrenç kılan?
İğrenme, ölüm ile yaşamın iç içe geçmişliği karşısında gösterdiğimiz tepkidir. Hâlbuki yaşam ölümden ürer. Bildiğimiz ve tahammül edemediğimiz gerçek budur.''