Sweet Home çok iyi bir Kore zombi dizisiydi. All of Us Are Dead daha efsane olmuş bitirmeye birkaç bölüm var. Her detayıyla izlenmeye değer. Gerilimi, aşkı, dostluğu ve sevgiyi sonuna kadar hissedeceğiniz bir yapım.
Spoiler içeriyor
Film V. Henry’nin tahta çıkışını ve önemli bir başarısı olan Agincourt Savaşı'nı anlatan harika bir film. Geç ortaçağın atmosferini iliklerinize dek işleyen bir yapım. Savaş sahneleri her ne kadar az olsa da zırhlar, kostümler diyaloglar, sinematografi üst düzeydeydi. Film, Sheakspeare'ın…devamıFilm V. Henry’nin tahta çıkışını ve önemli bir başarısı olan Agincourt Savaşı'nı anlatan harika bir film. Geç ortaçağın atmosferini iliklerinize dek işleyen bir yapım. Savaş sahneleri her ne kadar az olsa da zırhlar, kostümler diyaloglar, sinematografi üst düzeydeydi. Film, Sheakspeare'ın eserinden uyarlanmış. Başta sarhoş, umursamaz Hal'ın (Henry) daha sonra Make in England noktasına gelmesini izlediğimiz, savaş öncesi orduya seslenişinde tüyleri diken diken eden konuşmasına kadar bir kral oluşunu izlediğimiz sürükleyici bir film. Oyuncular da elbette yakından takip ettiğim Timothée Chalamet ve Robert Pattinson olunca film heyecanı daha da arttırıyor.
Star Wars evrenine çıkış tarihine göre başlayıp Star Wars 4: Yeni Umutlar filmiyle başlamıştım. Şimdi ikinci film olarak bu filmi izledim. Çünkü zaman çizgisine göre başlayıp böyle ilerlemeyi düşünüyorum. Filmde Obi Wan Kenobi'yi ve Anakin'i ilk defa tanıyoruz. Tabi bundan…devamıStar Wars evrenine çıkış tarihine göre başlayıp Star Wars 4: Yeni Umutlar filmiyle başlamıştım. Şimdi ikinci film olarak bu filmi izledim. Çünkü zaman çizgisine göre başlayıp böyle ilerlemeyi düşünüyorum. Filmde Obi Wan Kenobi'yi ve Anakin'i ilk defa tanıyoruz. Tabi bundan önceki üçlemede görmüştük ama hikaye olarak Anakin'i, Obi Wan'i ve diğerlerini. Bu evrene henüz yabancıyım ama daha çok seyredilecek Star Wars filmi, spinoff'u var.
İtalyan mucit bir adamın aşk ve özgürlük için kara sularından öteye bağımsız bir ada kurma sürecini anlatan bir film. Aşk, arkadaşlık özgürlük, siyaset ve daha birçok konunun sinsice eleştirildiği bu yapımda hayallerinden asla vazgeçmeyen bir adamın hikayesini izliyoruz.
Spoiler içeriyor
Bu film müthiş bir atmosfere ve harika ötesi bir sıcaklığa sahip. 60'lı yılların Amerika'sında geçen ve gerçeklere dayanan film, biri italyan kökenli beyaz Tony diğeri siyahi piyanist Dr. Shirley'nin turne için şoför olarak Tony'yi seçmesinin ardından yolda ve eyaletlerde geçirdikleri…devamıBu film müthiş bir atmosfere ve harika ötesi bir sıcaklığa sahip. 60'lı yılların Amerika'sında geçen ve gerçeklere dayanan film, biri italyan kökenli beyaz Tony diğeri siyahi piyanist Dr. Shirley'nin turne için şoför olarak Tony'yi seçmesinin ardından yolda ve eyaletlerde geçirdikleri maceraları anlatıyor. Filmin odak noktası siyahilere uygulanan ırkçılık ve bu ırkçılığı yolculuk boyunca her yerde hissediyoruz. Film, bir caz müziği gibi serbest notalarla bizi alıp son sahneye dek götürüyor. Hem renkli eski amerika havası, hem müzikleri hem de duygu yüklü aile, öteki ve madun kavramlarını ortaya koyuyor, tartışmaya açıyor.
Körkütük filmini yeni izledim. Harika bir kurguyla birlikte heyecanla ilerleyen bir filmdi. Diğer sahnelerde olduğu gibi son sahnede de Mads Mikkelsen yine oyunculuğunu konuşturmuş. Son zamanlarda izlediğim en keyif verici filmlerden biriydi.
Spoiler içeriyor
Ryan Gosling ve Ana de Armas'ın odakta olduğu efsane bir film. Filmin en beğendiğim yönü beni her taraftan saran cyberpunkvari ambiyans, post apokaliptik mekanlar ve büyüleyen neon sinematografisiydi. Bunun dışında her şeyin robotlaştığı, doğumların yok olduğu gerçeğin ve hayalin birbirine…devamıRyan Gosling ve Ana de Armas'ın odakta olduğu efsane bir film. Filmin en beğendiğim yönü beni her taraftan saran cyberpunkvari ambiyans, post apokaliptik mekanlar ve büyüleyen neon sinematografisiydi. Bunun dışında her şeyin robotlaştığı, doğumların yok olduğu gerçeğin ve hayalin birbirine karıştığı bir dünyada polis olan kahramanımızın gerçek sevgiyi film boyunca hissetmeye uğraşması, hakikatin peşinden koşması gerilimi ve sürükleyiciliği arttıran şeylerdi. Ana de Armas'ın kahramanımızın hologram sevgilisi olarak mükemmel bir oyunculuk sergilediğini düşünüyorum. Distopik bir evrenin içinde yalnızlığı hissetmenin ne denli bir etki yarattığını Ryan'ın gözlerinde görebiliyorduk. Ryan'a, filmin sonlarına doğru yine hologram tarafından "You look lonely, I can fix that" denildiğini duyuyoruz. Ryan, kendisinin eski dünya izlerini taşıdığını, farklı olduğunu düşünürken filmin sonuna doğru artık onun böyle olmadığını ama buna rağmen gökten yağan karlara bakarak huzurla dolduğunu görüyoruz.
Spoiler içeriyor
Uzun zamandır izlemek istediğim bir filmdi. Scarlett Johannson ve Adam Driver'ın başrolü paylaştığı bazı gerçek hikayelere dayanan iki eşin boşanma kararı almasını konu alan bir film. Film, birbirini sevmeye devam eden ancak işlerin, hayallerin bir noktada artık yürümediğini anlayan Charlie…devamıUzun zamandır izlemek istediğim bir filmdi. Scarlett Johannson ve Adam Driver'ın başrolü paylaştığı bazı gerçek hikayelere dayanan iki eşin boşanma kararı almasını konu alan bir film. Film, birbirini sevmeye devam eden ancak işlerin, hayallerin bir noktada artık yürümediğini anlayan Charlie ve Nicole'un boşanma sürecini, çocuğun vesayetini mahkeme süreçlerini yıldız oyuncuların harika oyunculuklarıyla anlatıyor. Charlie ve Nicole'un kavga ettiği sahne doğaçlama değil tamamıyla senaryoda varmış ve sahneyi en iyi şekilde çekmek için sahne elli defa tekrar baştan sona kadar tekrarlanmış. Adam Driver'ın duvara yumruk attığı sahneler dahi defalarca çekilmiş ve bunlarım birinde Adam, o kadar sert vurmuş ki sahnenin arkasındaki duvarı kırmış. Film sıkmayan tonda ilerleyen ve diyaloglarıyla, oyunculuklarıyla cezbeden bir filmdi.