Spoiler içeriyor
Bir aşk hikayesinden daha fazlası: Azerbaycanlı Ali'nin dünyalar güzeli Gürcü kız Nino'ya olan aşkı o kadar tatlı o kadar güzel anlatılmış ki aradaki tüm engellere nasıl karşı koyduklarını o sevgi sözcüklerinden anlayabiliyorsunuz. Bir tarafta Doğunun çöllerinin, toprağın ve vahşi hançerli…devamıBir aşk hikayesinden daha fazlası: Azerbaycanlı Ali'nin dünyalar güzeli Gürcü kız Nino'ya olan aşkı o kadar tatlı o kadar güzel anlatılmış ki aradaki tüm engellere nasıl karşı koyduklarını o sevgi sözcüklerinden anlayabiliyorsunuz. Bir tarafta Doğunun çöllerinin, toprağın ve vahşi hançerli hayatın izleri diğer tarafta Batının ormanlarının, şehrin yağmurunun ve Avrupa'nın çağdaşlığının izleri...
Bir tarafta soylu Ali Han Şirvanşir diğer tarafta Prenses Nino. Doğuyu çok sevse de Ali Han, Dünya üzerinde Nino'dan başkasını sevemez. Doğudan nefret etse de Nino, Ali'den başkasını gözü görmez. Dönemin Azerbaycanı da tam da Avrupalı mıyız Asyalı mı? tartışmasında orta yolu bulmaya çalışan Ali ve Nino gibidir.
İran'ın eski bahtsız şahlarından, Rus Çarlarından, Osmanlı padişahı Mehmet Reşad'dan Enver Paşa'dan, Atatürk'ten, Gürcülerden, Ermenilerden ve Kafkaslardan birçok şey bulabileceğiniz hem aşkı hem savaşı harikulade anlatan eşsiz bir eser.
Spoiler içeriyor
Japonya'yı baştan aşağı turlayacağınız bir görsel şölen: Suzume, büyülü kapıları aralayabilen ve onları kapamakla görevli bir adama rastlar ve kendisinin de bu güçlere sahip olduğunu fark eder. Daijin adlı konuşabilen ve film boyunca sevimliliğinden hiçbir şey kaybetmeyen bir kedi, bu…devamıJaponya'yı baştan aşağı turlayacağınız bir görsel şölen: Suzume, büyülü kapıları aralayabilen ve onları kapamakla görevli bir adama rastlar ve kendisinin de bu güçlere sahip olduğunu fark eder. Daijin adlı konuşabilen ve film boyunca sevimliliğinden hiçbir şey kaybetmeyen bir kedi, bu adamı üç bacaklı konuşan bir sandalyeye çevirir. Suzume ve sandalye artık adım adım Tokyo'ya doğru giderken açılan her kapıyı kapatmak zorundadır.
Spoiler içeriyor
Şekerin insan vücuduna zararını anlatmak için iki ay boyunca her gün 40 çay kaşığı şeker tüketen bir adam bu sürenin sonunda şekerin insan için ne kadar zararlı olduğunu açıklıyor. Şekerin Laktoz, Fruktoz, Sukkaroz olmak üzere dünyadaki şirketler tarafından sürekli reklam…devamıŞekerin insan vücuduna zararını anlatmak için iki ay boyunca her gün 40 çay kaşığı şeker tüketen bir adam bu sürenin sonunda şekerin insan için ne kadar zararlı olduğunu açıklıyor. Şekerin Laktoz, Fruktoz, Sukkaroz olmak üzere dünyadaki şirketler tarafından sürekli reklam yapılmasının altında yatan gerçekleri de anlatmaya çalışan bir belgesel.
3 garbera diyeceğine aşkını söyleseydin ya biz de meleğin gözlerinde bir sevinç görseydik şu kısacık hayatında diyeceğiniz, hüngür şakır ağlatan, yeri geldiğinde sevindiren bir japon filmi. İki ölüme yakın gencin birbirlerinin kaderine yazılı olduklarını fark ettiği, hüznün doruklarına ulaştıran, bu…devamı3 garbera diyeceğine aşkını söyleseydin ya biz de meleğin gözlerinde bir sevinç görseydik şu kısacık hayatında diyeceğiniz, hüngür şakır ağlatan, yeri geldiğinde sevindiren bir japon filmi. İki ölüme yakın gencin birbirlerinin kaderine yazılı olduklarını fark ettiği, hüznün doruklarına ulaştıran, bu dünyada değil ama ahirette kavuşacaklarına inandığımız bir ayrılığı tahmin ettiğimiz bir yapım.
"ve sen boynunu öperken beni sarhoş bir okyanusla titreten hayat sevgilim olur musun. Ben savaşarak senin bulanık saçlarından tutup kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya dünya kirletilmez bir inatla dönüyor altımıza yıldızlar seriliyor yüzüm suya davranıyor koşaraktan..." Hayat, romantizmin eşiğinden geçmeyebilir. Çoğu…devamı"ve sen boynunu öperken beni sarhoş
bir okyanusla titreten hayat
sevgilim olur musun.
Ben savaşarak senin
bulanık saçlarından tutup
kibirli güzelliğini çıkartıyorum ortaya
dünya kirletilmez bir inatla dönüyor
altımıza yıldızlar seriliyor
yüzüm suya davranıyor koşaraktan..."
Hayat, romantizmin eşiğinden geçmeyebilir. Çoğu zaman geçmez de. Gün boyu gerçeklerle ezilirken bizi alıp köşeye sıkıştıran tatlı hayallerimiz olsun isteriz. Her dönüşümüzde bir umut sıkıştırırız sol yanımıza. Bu dünyadan bir parça güzellik katabilmek için elimizi çabuk tutmaya çalışırız. Katamadığımız şey yine gerçekler olur. Her şeye rağmen, tüm yıkılan hayallere, tükenen ümitlere rağmen bir kıvılcım bile yeniden ayağa kaldırabilir bizi. Kalkıp tekrardan aşka direnebiliriz mesela. Dağları aşabilir, dünyayı okuyabiliriz. İnanırız çünkü, her şey sahte bile olsa bir yerlerde mutlu olabileceğimize.
Neden bilmiyorum her başladığımda yarıda bırakıyorum. Ryan Gosling'i izlemeye severim ama konuyu ve filmin tarzını daha önceden duymuş olmam işin esprisini kaçırmış olmama neden olmuş gibi.
Adam Sandler komedisini severim. Önceden hayal meyal hatırladığım bir filmdi tekrar seyretmek çok huzurlu hissettirdi. Bu tarz Amerikan mizahı, aile temalı filmleri izlemek keyif veriyor. Bu ve benzeri filmleri listemde tutuyorum kafa tazelemek için birebirler. Sizin de aklınıza gelen varsa…devamıAdam Sandler komedisini severim. Önceden hayal meyal hatırladığım bir filmdi tekrar seyretmek çok huzurlu hissettirdi. Bu tarz Amerikan mizahı, aile temalı filmleri izlemek keyif veriyor. Bu ve benzeri filmleri listemde tutuyorum kafa tazelemek için birebirler. Sizin de aklınıza gelen varsa önerebilirisiniz.