Çarpıcı bir olayla beni tüm o hayali dünya tasvirlerinin içinden çekip alan gerçekle fantastiğin ince çizgisinde bana hayatı sorgulattıran minik bedenlerin kaybı, sevgiyi, arkadaşlığı derinden hissettiği acı tatlı bir filmdi.
Spoiler içeriyor
Arkadaşlıktan aşka evrilen bir ilişkiyi izliyoruz. Ben, çok alçakgönüllü Wallace'ın (Daniel Radcliffe) film boyunca bu tatlı kıza olan aşkının çok masum olduğunu düşünüyordum. Yani beş yıllık bir ilişki içerisinde olan bu kızın aslında gerçek aşkı ve arkadaşlığı Wallace'da bulması iyi…devamıArkadaşlıktan aşka evrilen bir ilişkiyi izliyoruz. Ben, çok alçakgönüllü Wallace'ın (Daniel Radcliffe) film boyunca bu tatlı kıza olan aşkının çok masum olduğunu düşünüyordum. Yani beş yıllık bir ilişki içerisinde olan bu kızın aslında gerçek aşkı ve arkadaşlığı Wallace'da bulması iyi gibi dursa da beş yıllık sevgilin var be senin kızım ne diye bu kadar yakınlaşabiliyorsun! Yine de Chantry'nin Wallace ile iyi bir ikili olduğunu söyleyebilirim. Hoş, kendi çizgisinde ilerleyen; sıkıldığınızda, tebessüm etmek istediğinizde izleyebileceğiniz bir yapım.
Spoiler içeriyor
Pankreas kanserine yakalanan ve ölümüne az kalan 17 yaşındaki liseli bir kız hastanede kendi sınıfından sessiz bir çocukla tesadüfen karşılaşır. Genç kızın defterinden öleceğini anlayan çocuk artık kızın sırrını bilen tek kişi olur. Giderek aralarındaki samimiyet artacaktır. Bu tarz animeleri…devamıPankreas kanserine yakalanan ve ölümüne az kalan 17 yaşındaki liseli bir kız hastanede kendi sınıfından sessiz bir çocukla tesadüfen karşılaşır. Genç kızın defterinden öleceğini anlayan çocuk artık kızın sırrını bilen tek kişi olur. Giderek aralarındaki samimiyet artacaktır.
Bu tarz animeleri seviyorum. Ama aralarındaki iletişimin, adı konulması gereken bir şey olmasını isterdim. Neticede ölecek olan bir kızın bu duyguları yaşaması gerekti.
Spoiler içeriyor
Pixar ve Disney yine harikalar yaratmış. Duyguların; aşkın, sevginin ve öfkenin en yalın haliyle aktarımını elementlerin birbiriyle örtüşmeyen zorlu hayatlarının içinde gözlemliyoruz. Alev ve Deniz'in birbirin olan imkansız sevgisinin nasıl mümkün hale gelebildiğini seyrediyoruz. Görsellik, senaryo ve isim seçimleri harikaydı…devamıPixar ve Disney yine harikalar yaratmış. Duyguların; aşkın, sevginin ve öfkenin en yalın haliyle aktarımını elementlerin birbiriyle örtüşmeyen zorlu hayatlarının içinde gözlemliyoruz. Alev ve Deniz'in birbirin olan imkansız sevgisinin nasıl mümkün hale gelebildiğini seyrediyoruz. Görsellik, senaryo ve isim seçimleri harikaydı :)
Spoiler içeriyor
Oyuncuların gerçek isimleriyle rol oynadığı filmde James Franco'nun evinde toplanan Emma Watson, Jonah Hill, Seth Rogen, Kevin Hart, Rihanna gibi tanıdık isimler bir kıyamete tanıklık ederler. Geriye altı kişi kalır ve bu altı kişi birbiriyle yakınlık kurmadan cennete gidemeyeceklerdir. İlk…devamıOyuncuların gerçek isimleriyle rol oynadığı filmde James Franco'nun evinde toplanan Emma Watson, Jonah Hill, Seth Rogen, Kevin Hart, Rihanna gibi tanıdık isimler bir kıyamete tanıklık ederler. Geriye altı kişi kalır ve bu altı kişi birbiriyle yakınlık kurmadan cennete gidemeyeceklerdir.
İlk olarak inanılmaz absürt bir film. Ve ben absürt şeylere bayılırım. Efektler ve olaylar o kadar saçma ki öyle olması filmi daha komik yapmış. Filmi kafanız dağınıken açıp çerez niyetine izleyebilirsin. Öyle basit önermeler dışında pek bir önermesi yok. Zaten bir buçuk saati aşan sürede anlık espriler ve hayatta kalmaya çalışan ünlü kadrosunun hayat hikayelerinden parçaları duyuyoruz. Kısaca kadro için izlenecek, gülüp geçilecek bir film.
Açıkçası bir uyuşturucu filminden ve Timothée'den beklediğim performansta olan bir film değildi. Steve Carell zaten aile babası olarak oynadığı her filmde o role oturan birisi. Ben, uyuşturucu bağımlılığı üzerinden ilerleyen bir baba-oğul dramının üstüne farklı hikayelerin de eklenmesini isterdim. Bu…devamıAçıkçası bir uyuşturucu filminden ve Timothée'den beklediğim performansta olan bir film değildi. Steve Carell zaten aile babası olarak oynadığı her filmde o role oturan birisi. Ben, uyuşturucu bağımlılığı üzerinden ilerleyen bir baba-oğul dramının üstüne farklı hikayelerin de eklenmesini isterdim. Bu yüzden bir süredir listemde olan filmi beklediğimden eksik buldum. Diğer yönden ara ara dozu yükselen (bu sefer gerçek manada) ara ara dinginleşen monoton bir filmdi diyebilirim...
Zamanda geri gidebilme yetisi olduğunu öğrenen Tim, bu yeteneğini bir sevgili yapmak için kullanmaya başlar. Önüne çıkan engelleri birer birer kaldırmaya, hayatını ve ilişkilerini değiştirmeye başlar. Bu değişiklikler Tim'in hayatını etkileyecektir. İçinde dünyaya bakış açınızı değiştirecek mükemmel bir hayat dersi…devamıZamanda geri gidebilme yetisi olduğunu öğrenen Tim, bu yeteneğini bir sevgili yapmak için kullanmaya başlar. Önüne çıkan engelleri birer birer kaldırmaya, hayatını ve ilişkilerini değiştirmeye başlar. Bu değişiklikler Tim'in hayatını etkileyecektir.
İçinde dünyaya bakış açınızı değiştirecek mükemmel bir hayat dersi barındıran uzun soluklu bir film About Time. Filmi arkadaşımla izlerken eğer kendi zamanımda geri gidebilirsem neleri değiştiririm ile başlayan sorular sorduk sürekli. İlgi çekici bir konuyla beraber sürekli zaman denilen olgunun Tim'in hayatında nasıl kırılmalar yaratacağı da gerilimin dozunu artıran şeylerdendi.
Kafanız dağılsın ve yüzünüz gülsün istiyorsanız bu film mükemmel bir seçim olacaktır. Keyifli seyirler...
Spoiler içeriyor
Daniel Craig'li Bond filmlerinin final filmi olan No Time To Die, finale yaraşır bir performans göstermese de akışı bozmayan çizginin dışına çıkmayan bir yapım. Léa Seydoux (bu kadına aşığım) filmde Madeleine ve Bond arasındaki romantizmden ayrlıklar ve birleşmelerden oluşan dram…devamıDaniel Craig'li Bond filmlerinin final filmi olan No Time To Die, finale yaraşır bir performans göstermese de akışı bozmayan çizginin dışına çıkmayan bir yapım. Léa Seydoux (bu kadına aşığım) filmde Madeleine ve Bond arasındaki romantizmden ayrlıklar ve birleşmelerden oluşan dram odaklı bir filmdi. 007 zaten filmin başında beş yıl ayrı kaldıkları Madeleine ile sona doğru az buçuk kavuşuyor. Bu da Bond'un çıktığı yolculukta ailesini, sevdiklerini bir arada görmesiyle sonlanacak bir final sahnesi gerektiriyor. Ama öyle olmuyor. Yani illa ölmesi gerekiyor Bond'un.
Diğer yandan filmin müziği Billie Eilish'e ait. Ödüllü bir müzik ve zaten Billie ne yapsa en iyisini yapıyor. Özetle serinin en iyi filmi değildi ama idare ederdi.
Daft Punk müzikleriyle heyecanın doruğunu artıran görsel bir şölen: Tron Efsanesi. Eski filmini izlemesem de aynı konuyu anlattığı ve daha üst düzey bir yapım olduğu için 2010 yapımı olan Tron Efsanesi'ni izledim. Filmde ara ara sürükleyicilik azalsa da renklerin uyumu…devamıDaft Punk müzikleriyle heyecanın doruğunu artıran görsel bir şölen: Tron Efsanesi. Eski filmini izlemesem de aynı konuyu anlattığı ve daha üst düzey bir yapım olduğu için 2010 yapımı olan Tron Efsanesi'ni izledim. Filmde ara ara sürükleyicilik azalsa da renklerin uyumu ve kurulan dünyayla birlikte seyirciye hayret verici bir keyif sunuluyor.