Spoiler içeriyor
Arzu Kahraman cinayete maruz kalmış ve ölmüştür. Kimsenin ummadığı bir şey gerçekleşmiştir. Sebebi belirsiz bu cinayete kurban giden Arzu Kahramanın misafirlerinden olan Ahmet Arslan cinayet işlendiği sırada oradadır. Bu yüzden diğer konuklar gibi kendisi de şüpheliler arasındadır. Gazeteci bir kız…devamıArzu Kahraman cinayete maruz kalmış ve ölmüştür. Kimsenin ummadığı bir şey gerçekleşmiştir. Sebebi belirsiz bu cinayete kurban giden Arzu Kahramanın misafirlerinden olan Ahmet Arslan cinayet işlendiği sırada oradadır. Bu yüzden diğer konuklar gibi kendisi de şüpheliler arasındadır. Gazeteci bir kız olayı sorgulamak için köye gelir ve Ahmet Bey’ uğrar. İkisi biraz tartışıp didişse de Ahmet Arslan kızın sorularına cevap veriyor. Olay hakkında konuşmaya devam ediyorlar. Kız işinde daha başarılı olmak ve mevkisini yükseltmek hedefindedir ve bu olayı da dikkatle incelemektedir. Duygusallık konusunda zayıf olan Ahmet Bey ile iletişim kurmak zor olsa da bir şekilde konuşmayı başarıyorlar. Ahmet Bey mecbur kalmadıkça herhangi biriyle konuşmayan ve olabildiğince asosyal yaşayan biridir. Zorunda olmadıkça sosyal ilişkiler kurmaz ve insanlarla konuşmaz. Katı ve içe kapanık bir kişidir. Herkesten uzakta yaşamak isteyen ve hayatını insanlardan uzakta kalarak devam ettirmek isteyen biridir Ahmet Arslan. Kız onun yanından ayrılmak istese de oradan uzaklaşıp dönmek istese de Ahmet Beyin bazı cümleleri vardır ki gazetecideki merak duygusunu hat safhaya ulaştırır ve kız orada kalmaya kendini mecbur hisseder. Duygulardan arınmış Ahmet Bey gazeteciye günler süren hikayelerini anlatmaya başlar. Daha doğrusu kardeşi Mehmet’in yaşadığı hikayeleri aktarır. On yaş civarlarındayken bir kaza sonrasında ebeveynleri olan anne ve babasını kaybetmişlerdir Ahmet ile Mehmet. Okullarından mezun olduktan sonra Rusya’ya giderler ve orada çalışma konusunda karar kılıyorlar. Hareketliliği ve zıpırlığıyla bilinen Mehmet bir kıza aşık oluyor Rusya’da. Rusça bilmesinin sonucu onun kızla tek bir kelime dahi edememesi oluyor. Ludmilla adlı arkadaşları yardımcı oluyor ve kolay olmasa da ikisi arasındaki köprü vazifesi görmeye başlıyor, aralarındaki iletişimi sağlıyor ve söylediklerini kendi dillerine göre çeviriyor.Olga isimli kız ve Mehmet birlikteliklerini ilerletiyorlar. Her şey güzel gittiği sırada Mehmet askerlerce alınıp hücreye hapsediliyor. Mehmet Arslan hücrede kaldığı sırada insanlığa dair her şeyi unutuyor ve kendisini tanıyamıyor. Tüm gereksinimlerini bir köşede gidermek ve tüm gününü odanın bir kenarında bulunan tahtadan yapılmış yatakta uyuyarak geçirmek zorunda kalıyor. Gün ışığının ne olduğundan bi’ haber oluyor Mehmet. Günleri ve geceleri birbirinin yerini alıyor ve gün kavramına dair bildiklerini unutuyor. Zaman terimine ait bilgisini sorguluyor. İnsanlıktan gitgide uzaklaştığını ve hayvanların yaşadığı bir hayata varmak üzere olduğunu düşünüyor. Hayvanlar gibi alışkanlıkler edinmeye başlıyor ve onlar gibi özensiz ve rastgele reflekslere sahip olduğunu düşünüyor. Bir hücrede ne kadar insan kalınabilir ki? İnsanın var oluşundaki özelliklerden kaçı kalır? Mehmet bir yabancı yardımıyla hücreden çıkıyor. Kendisini bir kadının polise ihbar ettiğini öğreniyor. Meğer Ludmilla da Olga’yı sevmektedir ve insanlığa sığmayan davranışıyla Mehmet’e yaptıklarını anlatıyor Ahmet. Mehmet olanları bir türlü kabul edemez ve bunları atlatmayı başaramaz. Kendi hayatını bir türlü kuramaz ve düzene dair hiçbir şeyi geri kazanamaz. Ahmet bunlara dayanamaz ve initihar eder. Bu hikayeyi yaşayan Mehmet’tir. Anne ve babası ölen Mehmet aslında kazada Ahmet’i de kaybetmiştir. Rusya’da yaşananlardan sonra ise ölen Ahmet’in adını almak istemiş ve o adı alınca bir köye yerleşip kimseye karışmadan ve herkesten uzakta yaşamını sürdürmüştür.