Sosuke, dönüp geçmişi düşündüğünde, olayların gelişimine ters taraftan baktığında, o basit sohbetin kendi yaşamlarını nasıl da güçlü bir şekilde renklendirdiğini yüreğinin ta derinlerinde hissederken, kaderin sıradan bir olayı devasa bir şeye dönüştürme gücünden dehşete düşüyordu.
Ve sen, en büyük umutlarımı bağladığım İran halkı, bir adamı ortadan kaldırarak özgürlüğüne kavuşabileceğini sanma. Yüzlerce yıllık geleneklerin ağırlığını sarsmayı göze alman gerek.
“Kitlesel halüsinasyon. Mucizeler, uçan daireler, hayaletler, id’den gelen yaratık, hepsi aynı,” demişti Monica. “Oldukça muhtemel,” demişti Karl. “Ama bunları neden görüyorlardı?” “Çünkü görmek istiyorlardı.” “Neden görmek istiyorlardı?” “Çünkü korkuyorlardı.” “Sence bu mudur yani bütün olay?” “Yeterli değil mi?”
Siz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil, doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi…devamıSiz, bilmeyenler kadar ses çıkarmadıkça, niteliğinizin farkına varamayacaklar ve anlaşılmadığınızı düşüneceksiniz. Meşgul olduğunuz işler başkalarının gözünde değersizleşecek ve vazgeçilebilir olduğunuzu zannedeceksiniz. Ses çıkartmak derken bağırmayı, gürültü yaparak barbarlaşmayı değil, doğru zaman ve doğru yerde kendini anlatmaktan geri durmamayı kastediyorum. Bilgi sahibi olduğumuza emin olduğumuz her konuda, eğitimini aldığımız alanlarda, hödüklerden daha çok ses çıkarmalıyız.