Spoiler içeriyor
❗DİKKAT YÜKSEK DERECEDE SPOİLER İÇERMEKTEDİR❗ Bir yabancı Türklerin deveye bindiğini düşünür. Aslında bir gönderme vardır. Yabancıların bizim bu zamanda dahi deveye bindiğimizi düşündükleri anlatılmak istenmiştir. Aziz Vefa ve Lemi Galip elması haydutlara kaptırınca birçok iş yapmaya çalışırlar karagöz hacivat gösterisi…devamı❗DİKKAT YÜKSEK DERECEDE SPOİLER İÇERMEKTEDİR❗
Bir yabancı Türklerin deveye bindiğini düşünür. Aslında bir gönderme vardır. Yabancıların bizim bu zamanda dahi deveye bindiğimizi düşündükleri anlatılmak istenmiştir.
Aziz Vefa ve Lemi Galip elması haydutlara kaptırınca birçok iş yapmaya çalışırlar karagöz hacivat gösterisi tutmayınca macun satmak gelir akıllarına daha sonra mangalda et yapıp satarlar. Osmanlı kültürünü Amerika'da da uygulamaya çalışırlar yani. Ama tabii onları orada barındırmak istemezler. Kimse sonradan gelenin işini bozmasını istemez çünkü.
Filmde doların yükseldiğine de değinilerek bu zamana da gönderme yapılmıştır.
Aziz Vefa ve Lemi Galip Susan ile karşılaştıklarında yanlış anlaşılma yüzünden tehlikeye düşerler ve hemen Osmanlı kültüründen bir şeyler söyleyerek kendilerinin Osmanlı olduklarını Susan’a anlatmaya çalışırlar. En sonunda lokum uzatırlar ve kargaşa sonlanır. Türk deyince akla lokum -Türkish delight- gelir anlamını da çıkarabiliriz.
Şerif William’ın ‘Bugün akşam vaazına katıl istersen’ demesiyle Aziz Vefa ‘Akşam okundu mu?’ diye sorarak İslam diniyle ilgili sosyolojik durum ortam konmuştur.
Aziz Vefa dinle devlet işlerinin ayrılması gerektiğini düşünür.
Amerika’da bile ‘kafana takma, devede kulak’ deyimleri kullanılarak olayların bize deyimlerle daha çok geçtiğini hatta günlük hayatta bile sık sık deyimlere başvurarak kendimizi o şekilde daha iyi anlatabildiğimiz ortaya konmuştur.
Karakterler Kızılderili kılığına girip Kızılderililerle karşılaşırlar. Birinin ayağının yerine demir takılmış olduğunu gördüklerinde Lemi Galip ‘Selam sana Demirel’ diyerek Süleyman Demirel’e atıfta bulunmuştur.
Filmde fotoğraf makinesinin de koskocaman olduğunu görüyoruz.
Kumar masasında Aziz Vefa’nın fincanda kahve içmesi Türk kahvesine bir göndermedir.
Aziz Vefa Susan’ın yanına banjo ile gelir ama saz ile benzemediğini dile getirir. Susan, çalmasını istediğinde ise Kimseye etmem şikayet türküsünü söyler. Bunun üzerine Susan türküden etkilenir. Yani bizim türküler her memleketten insanı kendi dertleriyle baş başa bırakır izlenimini çıkarabiliriz.
Kendi aralarında konuşurlarken de herkesin kardeş olduğunu düşünür Aziz Vefa. Hatta 19. yüzyıla kadar dünya savaşı olmadığını söyler. Susan’da insanların kardeş olmadığını bu yüzyılda olmasa bile sonunda bir dünya savaşı çıkacağını söyler. Aziz Vefa da ‘ 1 olur 2 olur’ diyerek çıkacak olan dünya savaşlarına gönderme yapar.
Aziz Vefa Susan’a aşık olduğunu söylediğinde Susanın aklına dört kadınla evlenebilme meselesi gelir. Bunun üzerine Aziz Vefa bu önyargıların bırakılması gerektiğini söyler. Susan yine ona doğulu olduğunu söylediğinde Aziz Vefa tam bu yüzden kendine göre olduğunu söyler. ‘At, avrat, silah’ kavramlarını kullanarak.
Aziz Vefa Amerikan valisinin önünde yağlı güreş gösterisi yapar. Sonunda Şerif William ile güreş yapmak ister. Şerif, Aziz için Üçüncü dünya vatandaşı olduğunu söyler. Aziz de Şerif için sana bu dünyada yer yok dediğinde Şerif ‘Biz de aya gideriz’ der. Bunun üzerine Aziz ‘ gitmeseniz de gittik dersiniz.’ Diyerek daha 1962 yılında gerçekleşecek olaya atıfta bulunur.
Film kesin izlenmeli mi? 8/10
Aileyle izlenir mi 7/10
Filme puanım 8/10