Spoiler içeriyor
Bu kitaba ilginç şekilde koronaya yakalanmış, koku alamıyor bir haldeyken başladım ve 27 Aralık günü karantinamın bitmesiyle bitirdim. Harika bir kitap, harika bir hikaye okudum tavsiye ederim. Grenouille kendisi kokmayan ama tüm kokuları ayırt edebilen, sentezleyebilen ve uzaklardan bile alabilen…devamıBu kitaba ilginç şekilde koronaya yakalanmış, koku alamıyor bir haldeyken başladım ve 27 Aralık günü karantinamın bitmesiyle bitirdim. Harika bir kitap, harika bir hikaye okudum tavsiye ederim.
Grenouille kendisi kokmayan ama tüm kokuları ayırt edebilen, sentezleyebilen ve uzaklardan bile alabilen bir burna sahip. Bir tabaklama atölyesinde çalışırken şehirde dolaşmaya çıktığı bir gün mükemmel bir koku duyuyor ve kokunun bir bahçede eriklerin arasında bir kadından geldiğini anlıyor. Kadına yaklaşıp onu öldürdükten sonra onu koklayarak solduruyor. Daha sonra bir parfümcü ustasının yanında çalışmaya başlıyor ve ona kitap dolusu yeni parfüm formülleri oluştururken damıtmayı, ezmeyi, parfümü doğru sentez etmeyi öğreniyor(daha önceden kendine has farklı bir stili vardı). Parfümcünün yanından ayrıldıktan sonra yıllarca insanlardan uzak bir mağarada bir çeşit perhiz yapıyor. Sonra şehire döndüğünde Grasse'de damıtma ve ezmeden başka çiçeklemeyi de öğreniyor böylece artık yaşayanların da kokusunu elde edebilir oluyor. Yine bir gün şehirde dolaşırken mükemmel bir kokuyla daha karşılaşıyor mükemmel kızıl bir kadının kokusu Laure. Ama bu koku öylece elde edip harcayamayacağından farklı gecelerde 24 tane genç kızı daha öldürüyor, saçlarını kesip elbiselerini çıkarıyor çiçeklemeyle kokularını elde ediyor. Bu sırada kimse kızlarını evlerden çıkarmak istrmiyor çünlü cinayete kurban gideceklerinden ölesiye korkuyorlar. Mükemmel kokuya sahip Laure'nin babası da kızını kaçırmak için kızıyla yola çıkıyor ama yol üstünde konakladıkları yerde Grenouille yine de onları buluyor. Kızın odasına girip kokusunu elde ediyor ve onun kokusunu diğer genç kızların kokusuyla harmanlıyor. Ama daha sonra Grenouille yakalanıp ve idama mahkum ediliyor. İdam günü bu parfümü sürünüyor böylece meydandaki kalabalık onun çocuk kadar saf ve masum olduğuna inanıyor. Kızın babası da Grenouille'a sarılıp onu bundan böyle oğlu kabul ediyor. Ardından başka bir katil yakalanıyor ve hayat normale dönüyor.
Grenouille olaydan sonra yeni bir yolculuğa çıkıyor. Yolda perhiz hayatı yaşadığı mağaranın kokusunu alıyor ama mağarada yaşamayı deneyimlediğinden ve insanlarla yaşamanın ne yaşanmaz bir deneyim olduğunu bildiğinden, artık ölmek istiyordu. Arada parfümün olduğu flakonu kokluyordu. Bu parfüm başkaları tarafından koklansa onu Tanrı ilan ederlerdi ama parfümü o yaratmıştı ve parfümün büyüleyemeyeceği tek kişi de oydu. Paris'e ulaştı parfüm flakonunu üstüne boşalttı insanlar etrafına toplandı koklamak yetmedi onu bir yamyam gibi elleriyle parçalayarak yediler. Grenouille yeryüzünden tek bir zerresi kalmamacasına yok oldu.
Grenouille'nin gerçekten en korkunç ve tuhaf taraflarından biri kendi kokusunun olmaması ve bu yüzden kendisine farklı farklı insan kokuları tasarlaması. Bir diğeri öldürdüğü genç kızların kokusunu elde ettikten sonra kızların onun için hiçbir değeri kalmaması. Kokusunu elde ettiği genç kızlar artık onun için yoklar.
Kitabı okurken çok garip bir an yaşadım. Grenouille ustasına çiçeklerden başka nelerin kokusu elde edilebişeceğini soruyor ve camın bilr kokusunu elde etmeye çalışıyor daha sonra çiçekleme yöntemlerini öğreniyor falan filan. Ben de instagramda havanda alakasız şeyleri ezen -mesela bir yılbaşı süsü- bir hesap gördüm ve homojenizatörle ezdikten sonra nelerin DNA'sını izole edebileceğimizi düşündüm. Çünkü okulda da DNA izolasyonun ilk aşaması olarak bir havanda nitrojenle dokuyu ezerek bir şeyler ekleyerek bir falcona alıyoruz. Sonuç olarak çok garip şekilde sanki Grenouille'ymuşum gibi hissettim.