Spoiler içeriyor
Yakın çekim cinsel etkileşimin fazlasıyla bulunduğu Ai No Corrida filminde temel prensip, "zevk" ve "şehvetin" doruklarını fazlasıyla yansıtmak ve en nihayetinde cinselliğin algılardaki inanılmaz değişimlerini ve kalıplarını realist perspektifte alaşağı ederek izleyiciyi sorgulaması için bir dizi cinsel argümanın açıklığını sunmak…devamıYakın çekim cinsel etkileşimin fazlasıyla bulunduğu Ai No Corrida filminde temel prensip, "zevk" ve "şehvetin" doruklarını fazlasıyla yansıtmak ve en nihayetinde cinselliğin algılardaki inanılmaz değişimlerini ve kalıplarını realist perspektifte alaşağı ederek izleyiciyi sorgulaması için bir dizi cinsel argümanın açıklığını sunmak olduğunu düşünüyorum.
İnsanlar birçok akitiviteden zevk alabilir ve yaşamlarını bu aktivitelere göre biçimlendirirler. Öncelikle birey kendisini tanımalı ve çevre faktörü ile birlikte kendisine hoşnut gelecek uğraşların varlığını belirlemeli. Daha sonra bu uğraşın üzerine giderek kendini geliştirmeli ve en sonunda uyguladığı vakit zevk aldığı bir aktivite haline dönüşmeli. Bu yaptığım tanım aslında temel ihtiyaçların dışındaki eylemler için oluşturulabilecek gerekliliklerdir. Ancak bunun dışında temel ihtiyacımız olan beslenme, boşaltım vs. ise bireylerin "zorunlu" şekilde edindikleri ve uygulamaktan "bilinçsiz" şekilde zevk aldıkları eylemlerdir. Karnımız aç ise besin tüketiriz ve belli bir doyuma ulaşınca açlık hissi yerini tokluğa bırakır bununla birlikte bir dizi hormon salgılaması sonrası mutlu olur ve besin tüketme eyleminden zevk alırız. Yine aynı şekilde idrar kesemiz dolunca uyarılırız ve boşaltım işlemini gerçekleştirince rahatlar ve boşaltım ihtiyacından bilinçsiz şekilde zevk alırız. Ancak bu ihtiyaçların içinden "cinsellik" diğerlerinden ayrılır.
Cinsellik için birey diğer ihtiyaçları gibi uyarılmaz ancak ergenlik döneminde başlayan yumurtalığın ve spermlerin olgunlaşmasıyla birlikte içten gelen bir dürtü ile beraber bireyler tetiklenmeye başlar. Bu tetiklenmenin temel sebebi üreme iç güdüsüdür. Bu noktada iç güdüyü destekleyen diğer bir kısım ise cinsel organların geçirdiği değişimler ile bireylerin zevk alıcısını uyaracak birer kör noktaya sahip olmalarıdır. Bu kör nokta o kadar kuvvetlidir ki bireylerin bilincini manipüle eder ve uyarılmak için bireyi zorlar. Bu yüzden ihtiyaç bakımından cinsellikten alınan zevkin haddi hesabı yoktur. Zamanla neslini devam ettirme ideali evrim geçirip ve tabulaşıp en sonunda belli başlı kalıpların içerisine sığdırılmıştır. Homo sapiens bu kalıplar üzerinden yeni cinsel yönelimler için mutasyona uğramış ve asli amacının dışında cinsellik için farklı varyasyonlar oluşturmuştur. Böylelikle cinsellik, algılara muhteşem şekilde oturmuş ve bireyler için en değerli aktivite haline dönüşmüştür.
Filme dönecek olursak, film kesinlikle bir porno filmi. Ancak malum sitelerdeki porno filmleri gibi değil bizzat gerçek hayattan kesitlermiş gibi olağan seyrinde bir izlenim sunuyor. Cinsel organlar ve birleşimleri en gerçekliği ve açıklığı ile kameraya yansıtılıyor. Penis ve vajina gibi tabulaştırılmış organların aslında birer et parçası olduğunu çok güzel şekilde seyirciye lanse ediyor yönetmen. Aslında cinselliğe ve cinsel organlara yüklenen anlamların aşırılığının tamamen sapiens'in beyninde başladığını göstermeye çalışıyor. Neyi neden ayıplıyorsak bunun en temel sebebinin kesinlikle biz olduğunu her zaman unutuyoruz.
Yaşlı adamın sahnesindeki bu istek ve arzunun yarattığı çaresizliğe şahit oluyoruz. Bilinçler cinselliğin varlığı ile o kadar bütünleşmiş ki varlığı için en üst düzeyde çabalamaya çalışıyoruz. Bununla birlikte kendimizi kaybediyor ve anlık zevkin boyunduruğu altına gitmekten çekinmiyoruz.
Sada(Eiko Matsuda)karakterinin düşünce ve algılayış biçimi ile cinselliği yorumlamaya başlıyoruz. Eskiden bir fahişe olmasından mütevellit cinselliğin ve zevkin doruklarını tatmış durumda. Ancak bulunduğu konumda bu ihtiyacından mahrum kalan Sada, sahibinin(Tatsuya Fuji) kendisine gösterdiği ilgiye hızlı şekilde olumlu cevap veriyor ve yaşak bir ilişki içerisine girişiyor. Ancak Sada karakteri zihninde sahibi ve kendisi için fetiş mekanı oluşturmuş durumda. Bu öyleki Sada fetişini besliyor ve daha tehlikeli bir hale dönüşmesini sağlıyor. Sahibinin sadece kendisine ait olduğunu ve diğer cinsel arzu uyandıracak etkileri kıskanıyor. Zevk almak o kadar değişik bir olgudur ki bireyler bunun için tüm çabaları ile uğraşırlar ve hatta cinsellik gibi derin zevk uyarısına sahip eylemler için bireylere istemleri dışında zorla ilişkiye girmeye dahi zorlayabilirler(tecavüz). Bununla birlikte cinsellik üzerinden her iki tarafından kabul ettiği "fetiş" kavramı bulunmaktadır. Bireyler cinselliği zamanla sadece yüzeysel olarak cinsellik dışında daha farklı şekilde yorumlayabileceklerini kavrayıp fetişizmi yaratmış ve farklı olgularla birlikte cinselliğin zevk alımına sahip olabileceklerini öğrenmişlerdir. Mesela ayak fetişti, partnerinin ayaklarından zevk uyarıcısı oluşturabilen bireyler için mevcuttur. Ancak unutulmamalıdır ki iki taraftan birinin kabul etmediği fetiş, cinsel zorbalığa girer.
“
Onu dokunuşlarınla emrin altına aldın. Bazen merak ediyorum, o aslında hangimizin diye.
”
Sada fetiştine karşı oluşturduğu ilginin ve arzunun varlığını fazlasıyla beslediği ve zevk alımının manipülesi altına girdiği için cinselliği bir takıntı haline dönüştürmüştür. Sahibi tarafından kendisine gösterilen sempatik yaklaşımlar(fazlasıyla iltifat, cinsel bakımdan hiyerarşik eşitlik sağlama, adet olduğu kanı yalama şeklinde.) Sada'nın cinsel açıdan aşağılık kompleksi yaşamasını sağlıyor ve bunun üstesinden gelmek için sahibini bitmez tükenmez bir arzu ve istek ile karşılamaya çalışıyor. Ancak bu durum takıntının temelini oluşturuyor ve fetişin zamanla zararlı bir hale dönüşmesini sağlıyor(seks bağımlılığı).
Bu zararlı hal Sada ve sahibinin ilişkisinin artık son raddeye varmasını sağlıyor. Fetiş zamanla 'sadizmi' doğuruyor ve cinselliğin en temelinde yer alan zevk alma prensibi yerini bizzat bir göreve bırakıyor. "Seks takıntısı". İlk başta başlayan yaşak ilişki bireyler için gizli olduğundan şehvet verici ve tetikleyiciydi ancak zamanla bu ilişki türünden kurtulup daha rahat bir şekilde ilişkinin devam ettirilmesi sonucu bireyler ilkte yakaladıkları tatmini yakalayamıyor ve yarattıkları takıntının varlığına boyun eğiyorlar. Böylelikle gerçekleştirilen her cinsel ilişki aslında içinde ne sevgi besliyor ne de zevk alma amacı. Sadece yapılması gereken bir zorunluluk olduğunu gözler önüne getiriyor.
Film genel olarak arzu ve şehvet ikilisinin oluşturduğu fetiştin varlığına dair somut çıkarımlarda bulunuyor. Cinselliğe obsesyon bakımdan yaklaşarak derin tutkuların doğurduğu tahribatın üzerine düşüyor. Saplantılı ve arzulu ilişkilerin en nihayetinde olumsuz yönde etkilerinin ve cinsel zevkin toplumsal algısını çözerek manipüle edilmiş zihinleri kendine getirme amacı güdüyor. Cinsel sahneler izleyici fiziksel açıdan etkilese de zihinsel yönden alabora ediyor.
Döneminde birçok kez yasaklanan filmin senaryosunun gerçek bir hikayeye dayanması ise daha çarpıçı ve gerçekci bir izlenim sunuyor. Bunun yanı sıra cinsellik gibi tabu konuları aşıp döneminde bu filmi çekebilmeyi başaran yönetmen abimizin ruhuna buradan kocaman bir saygı duruşu lütfediyorum...
Eline sağlık Nagisa Oshima.