Öncelikle güzel ama yüzeysel bir belgesel ama fikir edinmek, farklı bir bakış açısı kazanmak için mutlaka izleyin derim ben. Bundan sonra yazdıklarım bu konu hakkında düşündüklerimi içeriyor isterseniz geçin, isterseniz okuyun ve bu konuda konuşalım ya da sadece okuyun ve…devamıÖncelikle güzel ama yüzeysel bir belgesel ama fikir edinmek, farklı bir bakış açısı kazanmak için mutlaka izleyin derim ben. Bundan sonra yazdıklarım bu konu hakkında düşündüklerimi içeriyor isterseniz geçin, isterseniz okuyun ve bu konuda konuşalım ya da sadece okuyun ve kendiniz düşünün. İstediğim sadece farkındalık yaratmak ve içimi dökmek.
Minimalizm gün geçtikçe imkansız bir ideolojiye doğru gidiyor gibi geliyor bana çünkü çılgın bir tüketicilik içerisindeyiz. Üzücü olan şey bence tüketici olmak bize dayatılıyor yani bilinçli olarak tüketmiyoruz sadece görüyor ve alıyoruz çünkü almazsak eksik kalırız. Bunu şöyle açıklayabilirim; eskiden televizyonda bir şeyler izlerken araya reklamlar girer ve bir 10 dakika ona maruz kaldıktan sonra ne izliyorsak ona devam ederdik. Lakin şuan bu söz konusu bile değil hatta direkt reklamlar silsilesinin içinde yaşıyoruz diyebilirim. En basitinden instagram artık tamamen reklama dayalı bir yer oldu ve insanların storylerine girdiğimde karşılatığım şey "yukarı kaydırarak trendyol linkine ulaşabilirsiniz" oluyor. Artık o kadar sinir bozucu bir hale geldi ki instagrama girmek bir işkenceden farksız olmaya başladı benim için ve eminim siz de sinir oluyorsunuzdur… E tabii bir de bunun şu tarafı var; o eşya bizde olursa mutlu olacağız ya da o eşyayı kullanan insanlar gibi (başarılı, güzel, mutlu, yakışıklı vb.) olacağız hissi… O eşyayı aldığımızda ise tabii ki içimizdeki o boşluk dolmaz, hemen yeni ürün arayışına geçeriz ve böylece bir kısır döngü içine gireriz. Asla aldıklarımız yeterli olmaz daha yenisi daha farklısını isteriz. Ne kadar çok olsa da yeterli olmaz, olmayacak yani. Tabii ki yaşamak için birçok eşyaya ihtiyacımız var ve bununla hiç sorunum yok ama aşırılık beni deli ediyor. Şuan yazarken bile etrafımda benim için gereksiz birçok eşya görüyorum oysa her hafta bir şeyler elerim buna rağmen etrafım çok fazla eşya ile dolu… Ama etrafımdaki eşyaları eledikçe içim ferahlıyor ve bu hissi deneyimlemenizi öneririm.
Ayrıca aldığımız her bir ürünün doğa ile bulunduğu ilişkiyi de düşünmemiz lazım. Sonuçta Dünya sadece insanlara ait değil ve bu gerçeği iyice sindirmemiz gerekiyor. Eğer bunu sindiremesek bile, geleceğimizi bilhassa gezegenimizin geleceğini düşünsek çok iyi olur aksi takdirde . Duymuşsunuzdur 25 litre belgeselinden ya da herhangi bir makaleden, kıyafetlerimizin ne kadar su harcadığını ya da bir ürün yapılırken doğaya salınan sağlıksız gazları. Plastik hakkında söz etmeye bile gerek yok hepimiz biliyoruz ne kadar zarar verdiğini hem doğaya hem de canlılara. Yani biliyorum plastik çok pratik ve kullanışlı ama biraz ilerisini düşünmemiz gerek yoksa ilerisi diye bir şey olmayacak. Yazdıklarım çok depresif gelmişse üzgünüm ama lütfen bir şeyler yapalım bu konuda. Sadece bir şeyi alırken etraflıca düşünsek yeterli. Doğaya ve kendinize iyilik yapmanız için çok ekstrem şeyler yapmanıza ya da bu konuda mükemmel olmanıza gerek yok. Bir yerlerde okumuştum "bir pipetten bir şey olmaz dedi 6 milyar insan" çok güzel bir söz. Lütfen bu sözü unutmayın. Tabii ki dünyayı bir avuç insan kurtaramaz ama elimizden geleni yapalım.
Sağlıcakla kalın!