Marvel her fırsatta kullandığı eğlenceli, komik -belki de ciddiyetsiz diyebilirsiniz- havayı azaltarak tam dozunda kullanırsa ne olur? İşte karşımıza böyle mükemmel bir dizi çıkar. Marvelcılar ile Marvel' a "çocuk işi" diyenleri birleştirir bu dizi. Eminim iki taraf da çok beğenerek…devamıMarvel her fırsatta kullandığı eğlenceli, komik -belki de ciddiyetsiz diyebilirsiniz- havayı azaltarak tam dozunda kullanırsa ne olur? İşte karşımıza böyle mükemmel bir dizi çıkar. Marvelcılar ile Marvel' a "çocuk işi" diyenleri birleştirir bu dizi. Eminim iki taraf da çok beğenerek izleyecektir. (Ben iki taraftan da değilim.) Her bölümde daha da karanlıklaşan bir yapısı vardı -hele hele son üç bölüm neydi abi- Müzikler bile daha karanlıktı. Keşke bunu filmlerde de yapmaya cesaret edebilseler. Çünkü ben daha çok bu koyuluğu, acımasızlığı, hissizliği, kanı seviyorum doğrusu. Zaten altı bölüm olan dizi, su gibi akıp oluyor size altı dakika. Önyargılarınız varsa eğer hepsini yıkıp vaktinizin ufak bir parçasını bu diziye ayırın derim.
UYARI: Spoiler içeren paragrafları başında (SPO) yazarak belirttim.
Dizinin adı "The Shield" olsa da fazla garip gelmezdi çünkü neredeyse tüm dizi kalkan üzerine kurulu. Ama bundan şikayetçi değilim. Dizinin hem Falcon' a hakettiği değeri verirken, hem de Steve' i unutturmaması iyi olmuş. Ancak Bucky' e yeteri kadar değer verilmediğini düşünüyorum. Kendisini süre olarak daha çok izlemek isterdim. Ve gerçekte de çok yakın olan bu ikilinin dizideki samimiyetleri de çok güzeldi.
Bölüm bölüm bakacak olursak ilk iki bölüm sizi tatmin edecek bir aksiyonla başlıyor. Falcon' un kalkana layık olup olmadığını, Bucky' nin de geçmişte yaptıklarını düşünmesiyle geçiyor biraz. Ve tabi ki yeni Kaptan' dan nefret etmekle... Abi en azından maskesinin kulaklarını açık yapmasaydınız da görüntüsü hoş olsaydı. Neyse, belli ki nefret etmemizi istemişler.
(SPO) Veee üçüncü bölüm. Kadroya Zemo da katılıyor ve üçlü tamamlanıyor. Diziye çok güzel bir hava katmış. İyi ve kötülerin birlikte çalışması izleyiciyi pür dikkat kendine çekiyor. Özellikle Zemo' nun katılmasıyla tatlanan dizi, bu bölümde Madripoor' dan sonra daha da tatlanıyor. Bar sahneleri, müzikler, atmosfer -oyun gibiydi adeta- ve tabi ki Zemo' nun dansı. Dizide bu sahne bir saniye olmasına rağmen -aslında daha uzunmuş- izleyiciler çok beğenmiş ve Marvel da Zemo' nun doğaçlama olan bu dans sahnesinin uzun versiyonunu yayınlamış.
(SPO) Dördüncü bölüme kadar yeni Kaptan' a az biraz alışmış olsam da bu bölümde gerçek yüzünü görüyoruz. "The serum amplifies everything inside. So good becomes great, bad becomes worse" sözünün kanıtı niteliğindeydi. Steve' in koruma sembolünün silaha dönüştürülmesi de epey bir üzücüydü. En karanlık bölüm, bu bölümdü galiba. Ve Wakandalılar da ayrı bir aksiyon, heyecan katmış.
Beşinci bölüm mükemmel bir aksiyon sunuyor sizlere. Marvel' ın o akıllıca kavgalarına, her karakterin silahını mükemmel bir şekilde kullanmasına hasret kalmışız. Şimdiye kadarki en iyi bölümdü diyebilirim. Ve Steve nasıl bir miras bıraktıysa bu bölümde de bir mirasa tanıklık ediyoruz. Yeni filmlerin ve kahramanların önü açılacak gibi duruyor.
Altıncı bölüm. Aksiyon tüm hızıyla devam ediyor. "Bir bölümde tüm bu olaylar nasıl toparlanabilir?" diyorsunuz ama bir bakıyorsunuz ki her şey su gibi akıp gidiyor. Hem aksiyonlu hem duygusal hem tatmin edici hem de güzel mesajlar veren mükemmel bir final bölümü yapmışlar. Ağızda güzel bir tat bırakıyor. Ayrıca yeni bir kötü karakterimiz daha oldu gibi gözüküyor.
DUYURU: Zaten "Captain America 4" filmi resmi olarak duyuruldu.
(SPO) John Walker' ın süper asker serumunu almadan önce, kalkanı bumerang gibi kullanabilmesi bana saçma geldi.
Çünkü Steve' in kalkanını her fırlattığında kendine geri gelmesini sağlayan; kalkanın titreşimi emen, kinetik enerjiyi yansıtan bir metalden yapılmış olmasının yanında serumun sağladığı kendisinin gelişmiş zekasıydı. Yani Kaptan Amerika kalkanın geometrik hizalamasını tahmin edebilir hatta atışını zamanlayabilirdi. Kendisinin de dediği gibi:
-Bir milimetreye kadar olası her fırlatmanın yörüngesini biliyorum, her viraj ve dönüşü alabilir.
Ek olarak Wyatt Russell' ın oyunculuğu da güzeldi. Sonradan kendini affettirse de nefret edilesi bir karakteri oynamak zordur. O, bu amacı gayet güzel yerine getirmiş.
Falcon & Winter Soldier çizgi romanını linkteki blogtan Türkçe okuyabilirsiniz:
ucracizgiroman.blogspot.com/2021/03/falcon-winter-soldier-01.html