Yürümeye başladık. Yağmur yağraklardan akarcasına kapüşondan sarkan saçlarından akıyordu Denizin, tıpkı bir şelale gibi ama tek farkı damlayarak düşmesiydi. Yağmura bir de gök gürültüsü eşlik etmeye başladı. Yürüyorduk. Konuşmuyorduk ama biliyordum ki söylemek istediklerime heyecanım engel oluyordu. Denize baktım, düşünceli…devamıYürümeye başladık. Yağmur yağraklardan akarcasına kapüşondan sarkan saçlarından akıyordu Denizin, tıpkı bir şelale gibi ama tek farkı damlayarak düşmesiydi. Yağmura bir de gök gürültüsü eşlik etmeye başladı. Yürüyorduk. Konuşmuyorduk ama biliyordum ki söylemek istediklerime heyecanım engel oluyordu. Denize baktım, düşünceli düşünceli , sağa sola bakıp adımlıyordu.
-Ne oldu, canın mı sıkkın senin ?
-yooo.. ben öyle düşünüyorum sadece.
-Neyi düşünüyorsun içinden, gözlerine vuruyor. Sormadan duramadım.
-Önemli değil ya. Öyle hayattan sadece. Genel bir sağlama yapmaya çalışıyordum. Dedi gülerek.
Üstelemedim daha fazla. Belki hoşnut kalmadı. İyi niyetim için geldi belki de. Yanlış anlaşılmasın diye öyle diyor. Nereden bilebilirdim ki ?
Soru yok, konuşma yok.
Caddeden geçtik. Otoyol az ileride, otoyoldan sonra meydan, orayı da biraz geçince bizim ev. Neredeydi ki bu kızın evi. Hala yürüyorduk ama konuşmuyorduk. Meydanı geçince buradan döneceğiz diye söyledi. Sessizliği bozdu, ben de devam etmek istedim.
-Bizim ev de iki sokak ileride. Yakınmış evlerimiz. Tam nerede sizin bina?
-Şu sokağın sonundaki turuncu ev.
Gösterdiği yönde v şeklinde iki sokak vardı. Sağdan gidince bizim sokağa bağlanıyordu. Soldan gidince Kar tepesinin rampasına. İki sokağın da sonu uzaktaydı. İyi göremedim gösterdiği yöndeki sokağı.
- Şimdi orada iki sokak görüyorum ben ve sokakların sonu görününmüyor. Hangisi sizin sokak ?
-Ah evet onu hesaba katmamıştım. Rampanın sonundaki ev şimdi rengini de görebilirsin.
Konuşurken yürümeye devam ediyorduk. Artık sokağın sonu görünüyordu.
-Şimdi gördüm. Oradaki tahta pencereli katta mı duruyorsunuz?
- Hayır iki üst katındayız.
Denizle konuşmak çok iyi gelmişti bana. Ama artık ister istemez evlere dağılmanın vakti gelmişti.
-Çok teşekkür ederim. Bir kaç gündür çok iyi hissediyorum sayende. Kötü olanı sadece biraz ıslandık o kadar.
-Rica ederim. Bende öyle düşünüyorum sadece ıslanmak konusunda aynı fikirde değilim. Buna değdiğini söyleyebilirim.
-Giderken beni tebessüm ettirmeyi başardın. Kendine iyi bak görüşürüz.
- Görüşürüz, sende kendine iyi bak. Eve girince kurulan hasta olma en azından.
Ve döndüm geri. Eve yürüdüm. Kapıyı açmadan önce bir gülümseme düştü yüzüme. Ve hemen ardından üzüntü.
Deniz neden düşünceliydi? Belki de artık konuşmak ya da görüşmek istemeyecek mi? Yanlış bir şey mi yaptım?
Hiçbir şekilde cevap veremiyordum ama sadece saçlarından dökülen su damlaları gibi düşüyordum bir aşkın içine....❤️⚡