"I look at my whole life and I see the awful, terrible things in my life and turn it into something funny." Hayatını ünlü bir komedyen olup hayallerini gerçekleştirmeye adayan Rupert Pupkin, bir gün dönemin ünlü komedyeni Jerry Langford ile…devamı"I look at my whole life and I see the awful, terrible things in my life and turn it into something funny."
Hayatını ünlü bir komedyen olup hayallerini gerçekleştirmeye adayan Rupert Pupkin, bir gün dönemin ünlü komedyeni Jerry Langford ile tanışma fırsatı yakalıyor ve ondan kendini ispatlamak adına bir ricada bulunuyor. Sonunda hayallerine çok yaklaştığını düşünen Pupkin, bu dönemde çok çaba sarf ediyor fakat yaşadığı toplumda bütün bunların bir önemi olmadığını anlaması çok da uzun sürmüyor.
The King of Comedy, diğer Scorsese filmlerine göre farklı bir tarza sahip fakat yönetmenin yine çok iyi bir iş çıkardığını söyleyebilirim. Filmin hem karanlık hem de komik bir havası var, gerilimin hakim olduğu sahneler de bile güldürmeyi başarıyor. Kara komedinin en güzel örneklerinden biri oldu benim için. Bu tarz dramatik bir hikayenin bu kadar eğlendiriyor olması bile büyük bir başarı. Özellikle Masha, Rupert ve Jerry'nin yan yana olduğu sahnelerde çok eğlendim. Rupert Pupkin, hem giyim tarzı hem de davranışlarıyla benim için en unutulmaz karakterler arasında yerini aldı. De Niro'ya en yakışan karakterlerden biri olduğunu düşünüyorum.