BU DİZİYE TEKRARDAN BİR ŞEYLER YAZMA ALIŞKANLIĞIM SANIRIM FİNAL SEZONUNA KADAR DEVAM EDECEK! Biliyorsunuz, 7. sezonun ortasında diziyi bıraktığımı söylemiştim. Ve şunu söylemiştim "Ölmeden önce izlenmesi gereken ancak izlerken ölme ihtimali ile karşı karşıya kalacağınız dizi." demiştim. Hayatımda hiç bu…devamıBU DİZİYE TEKRARDAN BİR ŞEYLER YAZMA ALIŞKANLIĞIM SANIRIM FİNAL SEZONUNA KADAR DEVAM EDECEK!
Biliyorsunuz, 7. sezonun ortasında diziyi bıraktığımı söylemiştim. Ve şunu söylemiştim "Ölmeden önce izlenmesi gereken ancak izlerken ölme ihtimali ile karşı karşıya kalacağınız dizi." demiştim. Hayatımda hiç bu kadar cuk oturan bir tanımlama yapmamıştım, diziyi tamamen izlediğiniz zaman bunu anlayacaksınız. (7. Sezon neredeyse boş bir sezonmuş aslında, yani ben öyle düşünüyorum belki de. Bunun sebebini de korona illetine bağlıyorum, olacak o kadar.)
Teyzemin zorlamasıyla, meraklandırmasıyla, ite kaka 8. sezon finaline kadar, yani şuana kadar yayınlanan tüm bölümleri sabırla izledim. (Yani yanlış anlaşılmasın bazen ne kadar meraklanırsam meraklanayım her şeyin son bulmasını istedim, her izleyici gibi. Gerçeği hemen öğrenmek istedim yani... Bazen bizi avutmak için verdikleri küçük bilgilerin araları çok uzuyordu, o yüzden "izlemeyeceğim artık" diye isyan ettiğim oldu birkaç defa.)
Ve dün gece, o son üç bölümü izlerken (8. sezon, 20-21-22. bölümler) oluşan heyecandan dolayı mide bulantısı yaşadım. (Artık heyecandan hangi hormonları salgılayacağını şaşırmışsa beden...) Çünkü tamı tamına 174 bölüm sonra hikâyenin %99'unu öğrendik. 174 bölümdür izlediğimiz her şey öyle bir oturdu ki... Yani sonradan uydurulan bir hikaye olmadığını bize kanıtladı ve gerçekten sağlam bir taban üzerine inşa edildiğini bize gösterdi.
Sezon finalini izledikten sonra oturup izlediğim bütün bölümleri gözden geçirdim kafamda. Sonra fark ettim ki, Raymond Reddington abimizin bizden yıllarca sakladığı sır, gerçekten çoook büyük bir sırmış, Liz bunu hemen öğrenseydi dizinin tadı kalmazdı. Ve Liz her seferinde öğrenmek için bir adım attığında veya hikayenin küçük bir parçasını öğrendiğinde o da, biz izleyiciler de çok bedel ödedik. Ben de nefret besledim, ben de sıkıldım, ben de çok bunaldım. Yeri geldi çok kıymetli karakterlere veda ettik, üzüldük. Yani Elizabeth bu sırdan yıllarca ne öğrendiyse biz de onunla beraber bedel ödedik, senaristin amacı da sanırım buydu. İlk defa bir dizi karakteriyle eşleşmek zorunda kaldık, isteyerek değil kimse yanlış anlamasın. (Pişman değilim, sadece birkaç insanın oturup üstüne düşündüğü hikaye beni nasıl yönetti, ona çok şaşırıyorum, helal olsun lan!)
O yüzden bu dizi mutlak görünen durumlar içerisinde değerlendirilemeyecek kadar çok iyi bir dizi!
Ve biz diziyi izlerken, insanlar bu büyük sır hakkında sürekli fikir yürüttüler, izlediğim dizi sitesinin altından bütün yorumları okumadan hiçbir bölümü izlemedim. İnsanlar sezonlar geçtikte artık öyle uç noktaları düşünmeye başladılar ki, düşündükleri ile alay bile ettiler. Hep belirli sınırlar içerisinde düşündüğümüz için gerçeğe uzak kaldığımızı düşünüyorum.
Eğer bu diziyi izlemeye niyet edecek olursanız şunu bilin, dizide 8 sezon boyunca Reddington amcamızın ağzından çıkan her söz doğru. Bu sözler ışığında ilerleyebilirsiniz. Ki zaten, ilk bölümlerde "Sana hiç yalan söylemedim." derdi, ben de ona güvenmeyi seçtim, yanılmamışım. Siz de yanılmayın.
Şu ana kadar benden duyduklarınız spoi olamayacak kadar az şeylerdi, o yüzden hezeyana kapılıp izlememezlik etmeyin. Yavaş yavaş başlayın, bölümleri tek tek izleyin, zaten Reddington amcamız hop diye sizi tavlayacaktır, devam edemem diye düşünmeyin.
Bu diziye başlarken önümdeki tek engel uzun olmasıydı ama yakaladık yani, daha yeni sezon finali yaptı, o yüzden... Hayat uzun gençler, her şey gibi bu da biter, merak etmeyin.
Bir de birisi yorumlarda, bu dizi izleyenlerde ya nefret ya da aşırı sevgi etkisi gösteriyor bence demiş. Kesinlikle haklı bence...
Bu dizi, yıllar sonra defalarca başına oturup tekrar tekrar izleyeceğim ikinci dizi olacak hayatımda. Hatta şuan favorilerimdeki bütün her şeyi silip bunu orada yalnız bırakma fikriyle dolup taşıyorum. Tanıdığım herkese bu diziyi izlemeleri için yalvarmak istiyorum...
Bir sekiz sezon daha gelse izlerim yani o kadar.
Ne söylesem de duygularımı ifade etmekte az kalır o yüzden artık sözümü burada keserek, şimdilik Blacklist'e veda ediyorum...
Elveda Raymond...
❤