Bitirdim geldim ve 3. Kitaba geçmek için cidden zamana ihtiyacım var. O kadar ama o kadar fazla ayrıntı var ki bazen gerçekten gerek var mıydı bunu almana diyorum kendi kendime ama yine de kısa süreli bir pişmanlık oluyor bu. Hikayeyi…devamıBitirdim geldim ve 3. Kitaba geçmek için cidden zamana ihtiyacım var. O kadar ama o kadar fazla ayrıntı var ki bazen gerçekten gerek var mıydı bunu almana diyorum kendi kendime ama yine de kısa süreli bir pişmanlık oluyor bu. Hikayeyi masum masum okuyup hayran kaldıktan sonra insanların bulduğu çelişkileri görünce kendimi aptal gibi hissetsem de vazgeçemiyorum olasılıkları okumaktan. Şimdiye kadar sadece 2 basım hatası vardı ve sayfa renkleri göz yormuyor. Sherlock Holmes 'un gerçek olduğunu öylesine kabul ettirdi ki kitaptaki incelemeler ve dipnotlar yazarın adını unuttum neredeyse.
Gözüme çarpan çok hoş birşey oldu ve kitapta değinilmesine de inanılmaz sevindim. Arthur Conan Doyle'un Sherlock esintilerini heryerde görmek mümkün. Benim ilk dikkatimi çeken Hekimoğlu -hatta senaryoyu yazana ayıp olmasın Dr. House diyeyim- dizisindeki ana karakter tiplemesinin Sherlock'a böylesine benzemesi. Bunun çok daha sağlam örnekleri kitapta mevcuttu ama gerçekten minnacık dipnotlar arasında 1000 sayfa karıştırmak istemiyorum :D