Spoiler içeriyor
Filme başlarken yönetmen öncelikle New York’u kuş bakışı tanıtmış ve genel olarak kullanılan tümdengelim ile filme giriş yapmıştır. Şehir, binalar ve ardından öykünün kahramanlarına geçiş yapılan bu teknikte amaç, hikaye ve şehir ile izleyici bütünleştirmesi yaşatmak istenmesidir. Mutluluk ve huzuru…devamıFilme başlarken yönetmen öncelikle New York’u kuş bakışı tanıtmış ve genel olarak kullanılan tümdengelim ile filme giriş yapmıştır. Şehir, binalar ve ardından öykünün kahramanlarına geçiş yapılan bu teknikte amaç, hikaye ve şehir ile izleyici bütünleştirmesi yaşatmak istenmesidir.
Mutluluk ve huzuru kocası Guy ile birleştirmeye çalışan kahramanımız Rosemary Woodhouse, taşrada yetişmesine karşın kocasının mesleği nedeniyle New York’a yerleşmeyi ister. Filmde taşradan kente geçme isteği ile sınıfsal kavramlara bir gönderme yapılmış ve New York’a geçiş, sınıf atlamanın temsili bir metaforu olarak sunulmuş. Sınıfsal ayrıcalık göndermesini destekleyen bir diğer unsur da yapımda işlenen “cadılık” kavramının muhataplarının, zengin yaşantıya sahip insanlar olarak verilmesidir. Cadılıkla insanların ellerindeki maddi güçler egemen unsurlara dönüşür ve cadılık pek çok önemli meslek grubundan kişileri kapsayan bir kavram olarak sunulur.
Gerilim türünün önemli yapıtlarından sayılan “Rosemary’s Baby” bence gerilimden ziyade tamamen dram üzerine kurulu bir film. Filmde, Rosemary’nin rüya gördüğü sahne ile gerilimin doruklarına çıkması hedeflenmiş ama filmin tüm gerilimi bu sahneden ibaret olarak kalmış. Öncesinde ve akabinde gelişen hadiseler, tamamen olay örgüsünü ve Rosemary’nin çok istediği bebeğini karnında büyütürken yaşadıkları olarak verilmiş, bu durum da izleyiciye, annenin karnında bebeğin oluşmaya başlamasından itibaren yaşanılan duygu semptomlarıyla sunulmuş. Bebek ile anne arasında oluşan bağ öylesine olağanüstü verilmiş ki son sahnelerde Rosemary yaşadığı ikileme cevap bulmuştur. Özellikle çözüm bölümüne yaklaştıkça psikolojik semptomların daha da açığa çıktığı filmde yeni dönem gerilim filmlerine inat –dönemin getirdikleri de etkili- efekt kullanmadan kurgusal oluşumla gerilim icra ediliyor.
Film sürprizlerle işlenen bir film değil aksine baştan detayları yakaladığınız vakit sonunu kolaylıkla tahmin edebileceğiniz bir yapım fakat izleyiciyi öyle bir yerde yakalıyor ki tüm tahminlerin de değişmesine sebep oluyor.
Filme Rosemary’nin çemberinden çıkıp baktığımızda ise havada kalmış sahneler de yok değil. Filmin başında bir intihar sahnesi yaşanmış ve olay bu sahne üzerinden gelişmiş fakat film içerisinde bu detaya geri dönülmemiş ve intihar eden kızın neden intihar ettiği açığa çıkmamıştır. Woodhouse ve Castevet çiftlerinin buluşması amaçlandıysa eğer ellerinde zaten bir kız vardı yani Rosemary’e ihtiyaç kalmamıştı. Buna benzer olarak, açıklanmayıp geçiştirilen hadiselerden bir diğeri de Rosemary ve kocasının taşınacakları evin sahibi olan kadının ölmesidir. Kadının neden öldüğü verilmemiş çünkü izlerken tahminler kadının cadı olabileceği yönünde ilerlemiştir.