Spoiler içeriyor
Lütfen filmi izledikten sonra okuyun! 'The Lover' yada orijinal haliyle "L'amant", on beş yaşındaki Fransız bir kızın otuz iki yaşındaki zengin bir Çinli adam ile yaşadığı erotizmi konu ediniyor. Bu şekilde betimlediğim için olaya yüzeysel baktığım düşünülebilir fakat durum tam…devamıLütfen filmi izledikten sonra okuyun!
'The Lover' yada orijinal haliyle "L'amant", on beş yaşındaki Fransız bir kızın otuz iki yaşındaki zengin bir Çinli adam ile yaşadığı erotizmi konu ediniyor. Bu şekilde betimlediğim için olaya yüzeysel baktığım düşünülebilir fakat durum tam olarak böyle. Buradaki önemli nokta kız bireyin reşit olmaması ve kendisinden yaşça büyük bir bireyle ilişkiye girmesine dayanıyor. Evet temel yapıda 'pedofili' gibi gözükse dahi eğitimsiz ve kötü yetişmiş bu kız bireyin tamamen 'haz'a ulaşma ve ekonomik özgürlük elde etme çabasında bu ilişkiyi kendi elleri ile hazırladığı gözlemlenebilir. Kızın güzelliği kaçınılmaz bir gerçek olmasıyla birlikte bu güzelliğini kullanabilmesi kız için fahişeliğe atılan ilk adım olarak geçiyor. Bu ilk adımın arka planında ise ekonomik ve ailevi sorunların yatması ise zaten kaçınılmaz ve çoğunlukla gözlemlediğimiz bir durum. Bununla birlikte kız bireyin 'sevgi ve aidiyet' ihtiyacı, yaşadığı çevre ve ailesi tarafından doğru düzgün karşılanmıyor ve dolayısıyla kız bu ihtiyaçlara karşı bilinçsiz bir arzu mekanizması oluşturuyor. Dışarıdan gelecek her 'olumlamaya'(Kendi çıkarlarınca kızın arzularına karşılık verme) reaksiyon gösterecek ve arzularını dindirme çabasında basit hedeflerinin(lüks gıdaya ulaşma, para kazanma ve zevk alma) gerçekleştiğini gözlemleyecektir.
Dolayısıyla böyle bir durumda kızın ilişki analitiği yapma, aradaki yaş farkının doğuracağı sorunların farkına varma, algıları ve duyu yapısının getirisinde seçici olamadığı gibi olguların üzerine düşmesi söz konusu dahi değil. Çünkü kız hem gerçekleşen hedeflere rağbet ediyor hem de tamamen en ilkel dürtüler ile hareket edip çevresince gözlemlediği eylemleri tekrar eden bir tavır sergiliyor. 'Fahişelik' kavramı ve bu kavramın altındaki anlamı saptayarak, yukarıda bahsettiğim arzu mekanizması ve hedefleri doğrultusunda bu kavramı yaşamına entegre etmeye çalışıyor. Böylelikle öğrenme ve anlamlandırma döneminde sorgulamalardan yoksun bir şekilde benliğini bir istence bağımlı tutarak geliştiriyor. İşte bu deneyimsiz ve kişiliğinde çatlaklar bulunan kız bireyin ilişkiye girme aşaması aslında yukarıda saydığım tüm parametrelerden bihaber bilinçsiz bir tutkuyu körü körüne kabullenmesine dayanıyor. Kızdaki bu derin çaresizlik, Çinli-zengin- bireyin kendisine gösterdiği ilgi ile sarsılıyor ve kız birey ilk başta da bahsettiğim gibi güzelliğinin altındaki gücü kendinde görüyor. Çinli bireyin ilgisine karşılık verip onu adeta kendisine bağımlı kıldırtacak -aradaki arzuyu canlı tutmak gibi- tavırlar sergilemesi(en basitiyle bir sahnede arabaya yaklaşıp tutkulu bir şekilde öpücük atması) ile Çinli bireyin bu yasak aşkı normalleştirmesini olanaklaştırıyor ve artık her şeyden bağımsız şekilde birbirlerine istek duymaya başlıyorlar. Tamamen üremeye meyilli olan 'eril' bireylerin kendilerine kur yapan 'dişi' bireyler tarafından tav olma olasılıkları çok yüksek zaten(memeli ve diğer tüm canlılarda genellikle eril bireyler dişiyi elde etmek için 'kur' yaparlar). Çünkü olayın içindeki cinselliğin doğurduğu anlık zevke ulaşma bireyleri tatmin edecek en önemli nokta. Dolayısıyla Çinli birey tüm kalıpları yıkarak sadece bu tatmini elde etmek için tüm sorgulamalarını rafa kaldırıp kendini arzunun kollarına bırakıp, tüketmeye bakıyor.
Filmin temel mantığını anlamış olsakta biraz daha analiz yapacak olursak, Çinli ve zengin bireyin daha vapurda ilk görüşte çevresinde 'farklılık' olarak algıladığı -farklılık her zaman cezbeder.- ve dolayısıyla kendisini içine çektiği bu kız bireye karşı derhal 'aşk' mantığında yaklaşması, ona atacağı ilk adım için kendisini cesaretlendiriyordu(tabii bunun altında zengin olması da yatıyor.). Kızın fizyolojik yapısını görmezden gelmesi ve direkt olarak ilgi duyduğunu yansıtması kızdan alacağı pozitif/negatif cevaba göre şekillenecekti. Fakat arzularını dizginleyemeyen Çinli birey zenginliğin doğurduğu bir üstünlük çabasıyla açık hedeflerini hem mental açıdan hem de eylemleri ile göstermeye çalıştı. Kendisini 'işsiz' ve sadece tüketen bir birey olarak lanse eden bu adam 'aşk' kılıfı altında yaşayacağı şeyleri -bence- kendi kendine meşru kılıyor ve kabulleniyordu. Aşk duyduğu bu kız bireye derhalde yardımcı olabilirdi fakat çıkarına yenik düşüp kızdan reaksiyon almayı planladı. Dolayısıyla adam en genel yapıda 'pedofili' izlenimi yaratmasıyle birlikte anlık zevkine körü körüne bağlı bir dış profil sunuyor.
Film birçok noktaya değinmesiyle birlikte altmetni çok sağlam konulara dayanıyordu. Yukarıda saydığım genel yapılar dışında sınıf farklılıkları üzerinden çok güzel göndermeler mevcut. Yani dönemine(1920'ler) göre olayları incelemek gerekiyor fakat Hindiiçin'in yerlilerinin yaşam koşulları ve işçi sınıfının tokluğuna yaşaması güzel resmedilmişti. Bunun yanı sıra kızın Fransız olması ve zengin Çinli bireyi her defasında küçümsemesi(Daha çok kendisine bu şekilde gösterilmesinden kaynaklı) aradaki kopuklukların ne kadar derin olduğunu gösteriyordu. Yani bir Çinli birey Fransız'ı sevemezdi bu imkansızdı, ırklar arası bu uçurumlar bireylerin birbirlerini 'insan' olarak değilde tamamen üzerlerine yapışmış bir kavramla yargılamasına yol açıyordu. Filmin bir kısmında Çinli bireyin genç kızın ailesi ile tanıştığı esnada onlara yemek yedirmesi vesaire ailenin adama karşı umarsız ve fazlasıyla tüketmeci olarak yaklaşması bu 'ırklar ayrılığının' 'para' gibi bir yapı ile her ne koşul olursa olsun birleşmesine ve birlikte zaman geçirmesine vesile oluyordu. Para, statü ve güç filmin içerisinde farklı açılardan kendisini gösteriyor ve şekil değiştiriyordu. Mesela kız, 'ırkı' vasıtasıyla Çinli'nin önüne geçip yargılayıcı bir tavır sergileyebilirken Çinli adam 'para'sı sayesinde kıza sözünü geçirtip istediğini yapabiliyordu.
Aşk, dram ve romantizm üzerine kurulu olan filmi Jean-Jacques Annaud yönetir. Marguerite Duras'ın otobiyografik romanından uyarlamadır. Başrollerdeki genç kızı Jane March ve Çinli bireyi Tony Leung ka Fai canlandırır. Arka planda seslendirmeyi ise Jeanne Moreau yapar.