Nasıl başlasam bilemedim. Okuduğum yorumlarda klişe bir korku serisi gibi görünebilir ama asla öyle değil tarzı yorumlar gördüm. Ne olabilir ki en fazla 10 bölümde korkuyu arttıra arttıra finale bağlarlar olur biter diyordum. Ki böyle olması izlemem için engel tanımazdı…devamıNasıl başlasam bilemedim. Okuduğum yorumlarda klişe bir korku serisi gibi görünebilir ama asla öyle değil tarzı yorumlar gördüm. Ne olabilir ki en fazla 10 bölümde korkuyu arttıra arttıra finale bağlarlar olur biter diyordum. Ki böyle olması izlemem için engel tanımazdı çünkü gerilimin verdiği hazzı çok az tür verebiliyor bana.
Ama yorumlar bu kez doğruydu bu asla klişe bir korku gerilim dizisi değil daha çok gerilim ve dram da denilebilir. 10 bölüm boyunca sürekli korkutmak tempoyu arttırmak yerine tüm karakterlerin o evde yaşadıkları ve hayatlarının geri kalanı ilmek ilmek işleniyor.
Korktuğum ve herkesin korktuğunu belirttiği sadece bir sahne var o sahneyi yaşamanız lazım. Beklenmedik bir anda geliyor... 8. Bölümde olduğunu söyleyemek dışında ek bilgi vermeyeceğim, sürprizi kaçmasın:)
Dizi olaylardan çok karakterlerin psikolojisi üzerine duruyor aslında, hepsinin karakteri çözümleniyor. Konu karakterlere gelmişken Teodora ve Olivia'nın güzelliği beni hayran bıraktı. Theo'yu bir ara Angelina Jolie sandım kadın aynısıydı. Normalde çok az etkilenir ve hayran kalırım güzellik konusunda çünkü herkes klişe gibi ama özellikle Olivia hem çok güzel hemde çok asildi. Teodora en güçlü ve vurdumduymaz karakter zannediyordum ama dıştan sert içten baya kırılgan. Sevdiğim bir diğer karakter de Shirly (doğru mu yazdım emin değilim) esasında en güçlü karakterde o sayılır ve çok mantıkçı bu yönüyle baya sevdim.
Herkes Luke en sevdiğim karakter diyordu ancak ben fazla sıkıcı buldum hele onun hikâyesinin anlatıldığı bölümde baya sıkıldım çünkü Uyuşturucu iğnesi görünce midem bulanıyor artık o iğneyi bizzat kolumda hissediyor gibiyim özellikle Requem For A Dream izledikten sonra baya iğrendim. Ben annenin (Olivia) de baya güçlü bir karakter olduğunu zannediyordum ama onunda çocuklarından farksız olmadığını sonlara doğru görmüş olduk.
Özetle şunu söylemek gerek ki uzun zamandır hiçbir dizi veya film beni bu kadar tatmin etmemiş akılda kalmamıştı çünkü karakterlere bağlanıyordum onları görmek bile diziyi izlemek kadar haz veriyordu. Mesela bu yıl 1899'un Darktan sonraki başyapıtım olacağı beklentisi içindeydim ancak büyük bir hayal kırıklığı oldu ve çok amatörce bulmuştum. Tepedeki ev bu seneki gerilim, gizem ve dram boşluğumu fazlasıyla doldurdu. Artık gözüm kapalı yeni yıla girebilirim:)
Tek eleştirim aşırı durağan ilerliyor bir tempo yok ek olarak Netflixin olmazsa olmazı... İlla bir lezbiyen veya gay bulundurmak zorundalar ama merak etmeyin göze batırmıyor ve üzerinde durmuyorlar.
Son olarak müzikler güzeldi, güzel derken akılda kalıcı ikonik müzikleri yok sadece diziyle uyumlu ve gereksiz gerilim içermeyen biraz dram, gizem havası içeren sakin bir müzik vardı. Başka bir dizi olsa sürekli gereksiz gerilim müziği ile berbat ederdi yapımı. O yüzden mutlaka izlemenizi öneririm.