2023 - No.6 Şubat - No.1 8/10 Bu kitap da en birinci kadar akıcıydı. Biraz yanlış zamanda okumaya başladım. Hayatım çalkanıyordu bildiğiniz o nedenle uzun sürdüğünü düşünüyorum (6-7 gün falan sürdü) ama onun dışında keyifle okudum ve ilginç bir okuma…devamı2023 - No.6
Şubat - No.1
8/10
Bu kitap da en birinci kadar akıcıydı. Biraz yanlış zamanda okumaya başladım. Hayatım çalkanıyordu bildiğiniz o nedenle uzun sürdüğünü düşünüyorum (6-7 gün falan sürdü) ama onun dışında keyifle okudum ve ilginç bir okuma oldu benim için.
Birinci kitaptaki kutuplaşmayı burada daha çok gördüğümü düşünüyorum. Kitaptaki tipler arasında çok büyük bir uçurum vardı. Aynı zamanda hissettikleri şeyleri de en doruk noktalarda yaşıyorlardı. Mesela Memed, Koca Süleyman, İdris ne kadar iyi insanlarsa; Hamza, Ali Safa Bey, Abdi Ağa da o kadar kötü insanlardı. Bir taraf dünyaya layık değilken diğer tarafa da Dünya layık değildi. Duygulara gelirsek de köylüler bir sevincin doruklarını yaşıyorlardı, böyle zamanlarda köylüyü seviyordum. Bazı zamanlarda da yoksulluğun, üzüntünün, çaresizliğin doruklarını yaşıyorlardı. Bu zamanlarda köylü biraz nankör oluyordu bence. Bir an olup Memed'i efsaneleştirmeleri, onun için ölecek kadar sevmeleri ama bir an olup da köylerine gelen Memed'i candarmaya teslim etmeyi düşünüp pislik ağalara yalakalık yapıp, yapmayanlarla dalga geçmeleri beni başta çok sinir etti. Ama sonra fark ettim ki bu o kadar da şaşırılacak bir şey değildi. Köylü zamanında çok fazla ezilmiş, umutlandıkları anda kafalarına vurulmuş, her şeylerini alan insanlara gidip el pençe eğilmişler yemek istemişler ki (çocukları ölecek yoksa anlayabiliyorum ama aması yok işte ya) gururlarından sıyrılmışlar. Günün sonunda birkaç kişi hariç hepsi umudunu kaybetmiş. Bu da beni çok etkiledi. Sonuçta bu insanlar tek tük de değil koskoca beş köy...
"Küskün karanlıklarına da gittikçe gömülüyorlar, vurdumduymaz, hiçbir şeyle ilgilenmeden, gülmeden ağlamadan, öfkelenmeden, sevinmeden bir tuhaf havanın içinde yuvarlanıp gidiyorlardı. Umut ettikleri hiçbir şey yoktu. Umut edemememin boşluğundaydılar."
Minik bir şeye daha değinmek isterim şahsen beni hayrete düşüren bir detaydı fakat burası spoiler.
Okuyanlar da fark etmiştir belki ama aylarca Memed Vayvay köyünde kaldı ve hiçbir şey yapmadı. Ama köylüler ne kdr çaba gösterdiler, Ali Safa'yı ne derece yıldırdılar. Oysa önceden de yine köy aynı köydü. Ali Safa yine ayni Ali Safa'ydı. Sadece İnce Memed'in ismi bile göçenleri getirmeye yetti ki Koca Osman ne kadar dil döktü gelmeleri için. Buradan bir topluluğun başında sembolik bir ismin bulunmasının ne kadar önemli olduğunu anladım. Ve bunu paylaşmak istedim sizlerle.