Spoiler içeriyor
Film 1957 yılında Batı Almanya'nın Bavyera bölgesinde Coburg adlı büyük bir kasabada geçer. II. Dünya Savaşı'nın bitmesinin üzerinden on yıl kadar geçmiştir ve savaş sırasında yıkıma uğrayıp yoksullaşmış bu ülkede serbest piyasa ekonomisine dayalı Amerikan tarzı hızlı bir kalkınma göze…devamıFilm 1957 yılında Batı Almanya'nın Bavyera bölgesinde Coburg adlı büyük bir kasabada geçer. II. Dünya Savaşı'nın bitmesinin üzerinden on yıl kadar geçmiştir ve savaş sırasında yıkıma uğrayıp yoksullaşmış bu ülkede serbest piyasa ekonomisine dayalı Amerikan tarzı hızlı bir kalkınma göze çarpmaktadır. Tüketim ekonomisinin ön planda olduğu bu modelde kapitalizmin en ilkel şekli yaşanmakta, devlet dairelerinde tayin edilmiş olan yetersiz ve yozlaşmış memurların da gayretleriyle yeni palazlanmaya başlayan bazı müteahhitler kenti usulsüz yapılarla donatıp büyük paralar kazanmaktadırlar. Bunların arasında en etkili olanı ise hilekâr ve ahlaksız müteahhit Schukert (Mario Adorf)'tir. İmar komisyonunda dağıttığı rüşvetlerle her işini rahatça gördüren Schukert, aynı zamanda kasabanın eğlence mekânlarının devamlı müşterisidir. Bu mekânlardan birinde hem kabare şarkıcısı hem de fahişe olarak çalışan Lola (Barbara Sukowa) aynı zamanda Schukert'in metresidir. Schukert işlerini gördürmek için paranın yanı sıra zaman zaman Lola'yı da komisyon üyelerine peşkeş çekmekten geri kalmaz.
O günlerde kasabaya Von Bohm (Armin Mueller-Stahl) adında bir imar müfettişi tayin olur. Giyim kuşamı ve mütevazı yaşam tarzıyla 'eski moda' sayılabilecek bu orta yaşlı bekâr adam son derece dürüst, iyi niyetli, disiplinli ve işine bağlı bir memurdur. Olan bitenlerden haberi vardır ve bu rüşvetçi yoz düzeni yıkmaya azmetmiştir, ama ani ve köklü bir değişiklik yerine durumu kademe kademe düzeltmenin daha uygun olacağına karar vermiştir. Von Bohm, savaşta kocası ölmüş olan bir kadını (Karin Baal)'ı evine kâhya olarak almıştır. Bu çalışkan ve iyi kalpli kadın aslında Lola'nın annesidir, ve torununa yani Lola'nın kızına da Von Bohm'un evinde bakmaktadır. Von Bohm, yanında çalışan kadının kızı olduğunu bilmeden, adının da Marie-Louise olduğunu zannettiği Lola'ya aşık olur ve ona evlenme teklif eder. Haliyle onun bir fahişe olduğundan ve Schukert'in metresi olduğundan habersizdir. Lola da sınıf değiştirip saygın bir orta sınıf kadını olma fırsatı kaçırmak istemez ve gerçek kimliğini Von Bohm'dan saklar.
Von Bohm'un emrindeki memurlardan biri olan Esslin (Matthias Fuchs), onun saflığına dayanamaz ve onu uyandırmak için bir gece Lola'nın çalıştığı aynı zamanda bir genelev olan gece kulübüne davet eder (Esslin de orada bateri çalmaktadır). Von Bohm orada nişanlısı Marie-Louise'in (Lola) gerçek kimliğini kendi gözleriyle görünce afallar. Aynı masada oturdukları Schukert de Lola'nın 'meziyetlerini' saymakla bitiremeyince Von Bohm yıkılır. Başlarda sevdiği kadına mı yoksa mesleğine mi bağlı kalacağı hususunda ikilemde kalır. Ertesi gün Schukert'in aleyhinde delil toplamaya başlar. Ancak kapitalizmin karanlık nimetlerinden bütün kasabalı az veya çok yararlandığı için bu imar yozlaşmasının başta gazeteciler olmak üzere kimsenin umurunda olmadığını üzülerek anlar. Sonunda sistem Von Bohm'un da kanına girmiştir. Baştan çıkan Von Bohm işin ucunu bırakır ve sisteme teslim olur, sonunda da Lola'yla evlenirler. Schukert düğün hediyesi olarak kabare-genelevi Lola'ya hediye eder. Evlendikleri gün Von Bohm yürüyüşe çıktığında, Schuckert Lola'nın yatağına girer. Herkes istediğini almıştır ve düzen eskisi gibi devam etmektedir.
(A)