Spoiler içeriyor
Randle Patrick McMurphy isimli karakter çalışmayı sevmeyen, özgür ruhlu ve aslında çok zeki birisidir. Komünist Savaş Esirleri Kampı'ndan tutsakları kurtardığı için Üstün Hizmet Madalyası almıştır fakat sonrasında emirlere karşı geldiği için ordudan kovulmuştur. Sarhoşluk, kavga, kumar gibi suçlardan gözaltına alınmış…devamıRandle Patrick McMurphy isimli karakter çalışmayı sevmeyen, özgür ruhlu ve aslında çok zeki birisidir. Komünist Savaş Esirleri Kampı'ndan tutsakları kurtardığı için Üstün Hizmet Madalyası almıştır fakat sonrasında emirlere karşı geldiği için ordudan kovulmuştur. Sarhoşluk, kavga, kumar gibi suçlardan gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. McMurphy'nın bu tarz davranışları onun deli olabileceğini düşündürmüş ve ıslahevinden akıl hastanesine kapatılması uygun görülmüştür. McMurphy hapishane yerine akıl hastanesinin daha eğlenceli ve rahat olabileceğini düşünüp karara itiraz etmemiştir. Ancak yaşananlar hiç de McMurphy'nin tahmin ettiği gibi olmayacaktır.
McMurphy akıl hastanesindeki ilk günlerini arkadaşlarıyla kart oynayarak, ara sıra sigaralarına el koyarak geçirip eğlenmektedir. Gitgide yok olan özgürlüğünün farkına varması çok uzun sürmeyecektir. Filmde otoriter bir karakter olan Hemşire Ratched ile sık sık çatışmaya başlar. İkili arasındaki gerilim daha önce hiçbir maçını kaçırmayan McMurphy'nin Amerikan futbolu finallerini Hemşire Ratched izin vermediği için izleyememesiyle katlanarak artar. Toplumun dışına itilmiş ve her birine "deli" yaftası yapıştırılmış olan arkadaşlarını adeta her seferinde derin bir uykudan uyandırmaya çalışan McMurphy'nin çabaları karşılıksız kalmayacaktır. Hemşire Ratched'in otoritesi altında ezilmiş ve birer piyon haline gelen arkadaşları McMurphy'nin özgürlükçü ruhundan ve otoriteye karşı çıkmasından etkilenerek onu bir kahraman olarak görmeye başlarlar. Filmde adete bir kilit görevi gören Kızılderili Şef, bir savunma mekanizması geliştirerek sağır ve dilsiz gibi görünmeyi kendisine bir zırh gibi giymiştir. Herkesin sağır ve dilsiz sandığı Kızılderili Şef ile sadece McMurphy konuşmuş ve onun göründüğü gibi olmadığını anlayan tek kişi olmuştur. Film bir çok yönü ile insanı düşünmeye ve eleştirmeye zorlar.
Toplumun dışlanan insanlarının bir araya toplandığı akıl hastanesinde yapılan, insanları evcilleştirmekten başka bir şey değildir. Toplum normlarının dışına çıkan insanları tekrar sürüye geri döndürmek için yapılan baskı ve şiddet insanı düşündürürken, hangi tarafın normal olduğunu sorgulatır. Akıl hastanesi gerçekten iyileştirici bir etkiye mi sahiptir yoksa oradaki insanları daha kötüye mi sürükler? Bu sorunun cevabı sanıyorum ki kekemelik problemi olan Billy Bibbit'in bir sahnesinde verilecektir. Özgüven eksikliği bulunan ve kekeme olan Billy Bibbit, McMurphy'nin ona yaşattığı gecenin ardından aniden akıcı ve düzgün konuşmaya başlar, kekemeliği geçmiştir. Ancak Hemşire Ratched'ın gelip Billy'e annesi konusunda tehdit etmesiyle Billy tekrar eski kekeme haline geri dönecektir. Hemşire Ratched'ın bu agresif ve otoriter tutumu Billy'nin intihar etmesine sebep olacaktır. Filmde "normal" ve "normal olmayan" kavramları adeta iç içe geçmiştir. Her normal gösterilen insanın içinde bir anormallik, her normal olmayan insanın içinde bir normallik bulmak mümkündür. Hangi tarafın hasta olduğunu anlamak ise izleyiciye bırakılmıştır.Filmin sonu ise oldukça etkileyicidir. McMurphy özgürlüğünün tamamen elinden alındığını anlamış ve giderek agresifleşmiştir. Hastanenin bu duruma çözümü tabii ki elektroşok "tedavisi" olmuş ve McMurphy'nin beynine yüklü miktarda elektrik verilmiştir. McMurphy'nin sağlıklı beyni giderek eritilmiş, yaşayan bir ölüye dönüştürülmüştür. Bu duruma dayanamayan Kızılderili Şef, onu boğarak kendi inancına göre onu özgürleştirmiş ve ardından camı kırarak bir kuş gibi baskı yuvasından kaçmıştır.Ken Kesley de bu eserinde toplumun dışına itilmiş, sürünün dışına atılmış yavruları işler.