Spoiler içeriyor
Evett, uzun süre sonra bir şeyler izlemeyi başardım. Siyasetten gündemden biraz uzaklaşmak, odak noktamı değiştirmekti amacım tamamen. Her neyse yine aklıma ülkenin sorunları gelmeden diziden bahsedeceğim kısaca. Konuyu özetlemeden önce dizinin bir otobiyografi kitabından uyarlama olduğunu söylemekte de fayda var.…devamıEvett, uzun süre sonra bir şeyler izlemeyi başardım. Siyasetten gündemden biraz uzaklaşmak, odak noktamı değiştirmekti amacım tamamen. Her neyse yine aklıma ülkenin sorunları gelmeden diziden bahsedeceğim kısaca. Konuyu özetlemeden önce dizinin bir otobiyografi kitabından uyarlama olduğunu söylemekte de fayda var. (Deborah Feldman - Unorthodox)
▪︎
Esther, New York'ta aşırı Yahudi bir toplumda yetişmiştir. 18 yaşında iken evlenir, yeni bir hayata başlayacağını düşündüğü için istediği bir evliliktir bu. Ancak evlilik sonrası hayatı daha da zorlamaya başlamıştır Esty'i. Babasının dairesinde oturan piano hocasından gizlice aldığı piano derslerini bırakmak zorunda kalır. Çünkü acilen bir çocuk doğurması gerekiyordur. Yanky ile evliliklerinin birinci yılı dolarken sonunda hamile kalan Esty; tam kocasına durumunu açıklayacak iken annesinin dolduruşuna gelen Yanky, Esty'den boşanmak istediğini söyler. Çünkü Esty'nin çocuğu olmuyormuş. Bunun üstüne Esty, hem toplumun baskısından kurtulmak için hem de kendi hayalleri için Berlin'e kaçar. Berlin'de yaşayan Esty'i küçükken terk eden annesiyle düzeltmesi gereken sorunları, yani arkadaşlıklar ve müzikle ilgili hayalleri karşılıyor. (Bir de artik ne kadar aşk denir bilmiyorum ama Robert var.) Berlin'in bir yanında Esty konservatuvar okuluna girmeye çalışırken, diğer yanında da kocası ve kocasının kuzeni Esty'i arıyor.
▪︎
Bu dizi sayesinde (ve google sağolsun) Yahudi kültürü ile ilgili daha önce hiç duymadığım şeyler öğrendim. (Tabii bu kültür biraz aşırı ortadoks bir cemaat kültürü. Modern zamanımızda bu sekilde aşırı tutucu kesim çok olmasa da vardır. )
^Mesela Yidiş isimli bir dil konuşuyorlardı toplulukta. Bu İbranice ve Almanca'nın karışımından oluşmuş bir dilmiş. Hatta yapılan bir araştırmaya göre bu dilin Anadolu'da, Aşkenaz Yahudilerinin İpek Yolu ticareti yaptıkları sırada, ortaya çıkmış olabileceği düşünülüyormuş. Bu araştırmaya kadar Almanya'da ortaya çıktığı yaygın görüşlerdenmiş.
^^Kadınlar arınmak için mikve isimli bir havuza giriyorlardı.
^^^Düğünleri biraz bana Türk düğünlerini andırdı. (Korkunç danslarını kastediyorum.) Türk düğün salonunu ortadan tülle ikiye ayırdığınızı düsünün. Bir tarafta erkekler bir tarafta kadinlar dans ediyor. Bir de ek olarak küçük (!) ritüeli andıran kısımlar (çok fazla kısım) ekleyin. (Korkmadım değil ülkeye şeriat gelirse bir de böyle düğünler olur falan-... hayali bile kötü, korkunç...)
^^^^Yahudilerin çocuk doğurmaya bakış açıları da biraz daha farklıymış mesela. Esty kadın doğum doktoruna gittiğinde Almanya'da, doktor ona önce ultrason bakmalarını sonra da seçeneklerini değerlendirmelerini söylüyor. Ama Esty inancında çocuklarının en değerli varlıkları olduğunu söylüyor. "Biz kaybettiğimiz altı milyon için doğuruyoruz." (Yani bence topluluklarının sayısını arttırmak için doğuruyorlar her insan gibi ama inanç tabii ki.)
▪︎
Bu mini dizi gecen yıllarda baya bir popüler olmuştu. Hiç izleyesim gelmemişti o sırada çünkü hiç dram izleyesim yoktu. Zaten korona zamanı hayatımız yeterince drama dönmüştü. Ancak dün gece dururken bir anda aklıma geldi. Neden geldiğine gelecek olursak... bizim toplumdan kaçmak istedim. Ve bir anda bu dizi esti aklıma, konusunu biliyordum.
Kaç yıldır ülkeyi terk eden üniversite mezunlarına, bilim insanlarına, mühendislere, doktorlara çok kızıyordum. Neden ülkeyi kurtarmaya çalışmak yerine gittiniz diye. Belki bir şeyler değişmiş olabilirdi diye düşünüyordum bizden önceki nesil bir şeyler yapsaydı. Ama sorun onların bir şey yapmaması değilmiş ki bizim değişime kapalı, sığ düşünceli, kendinden başka insanları dinlemeyen halkımızdaymış. Yine de Ata'mın biz Türk gençliğinde gördüğü umut sayesinde katlanmaya çalışıyorum bu topluma. Umarım bir şeyler değişir, bir şeyleri değiştirmeyi başaran nesil biz oluruz. Ve biz de özgürlük için kendi toplumundan kaçmaya çalışan Esty'ler olmayız...