Spoiler içeriyor
🏹 Burada alevler içindeki bir kıza hiç yer yok. ▪︎ 🏹 Buradaki eski hayatımı öyle çok özlüyordum ki. Sıkıntı içinde yaşardık ama nereye ait olduğumu ve hayatımızı oluşturan o sımsıkı dokunmuş kumaştaki yerimi bilirdim. ▪︎ Olayların böyle ilerleyeceğini düşünmezdim, ki…devamı🏹 Burada alevler içindeki bir kıza hiç yer yok.
▪︎
🏹 Buradaki eski hayatımı öyle çok özlüyordum ki. Sıkıntı içinde yaşardık ama nereye ait olduğumu ve hayatımızı oluşturan o sımsıkı dokunmuş kumaştaki yerimi bilirdim.
▪︎
Olayların böyle ilerleyeceğini düşünmezdim, ki kitap okurken sonraki olabilecek ihtimalleri kafamda kurgularım ve genelde şaşırmam. Tekrar Açlık Oyunlarına gidilmesinden bahsediyorum... Kazanmış ve bitmiş gibi hissediyordum, tıpkı tüm galipler gibi. Her neyse serinin evrildiği yön hoşuma da gitmedi değil. Hatta son bölüm dışında baya tatmin oldum bu kitapta. Ateşi Yakalamak'ı asıl sevmemin nedeni sanırım Peeta'dan kaynaklı çünkü Katniss ile arasındakiler biraz daha derinleşti. İlk kitaptaki arkadaşlık ilişkilerindeki sahtelik, biraz olsun, giderildi. Kısa bir özet geçecek olursam...
▪︎
Katniss ve Peeta, Galipler Köyü'ndeki yaşamlarına alışmaya çalışırken Çeyrek Asır Oyunları yaklaşmaktadır. Açlık oyunlarının her 25 yılda bir olan bu oyunlarının farklı bir 'eğlence' anlayışı vardır. (Örneğin bir yıl normaldekinin iki katı haraç seçmişlerdir.) Bu yıl ise oyunlara daha önce galip olan kişilerin geleceği duyurulur. En güçlüleriniz bile Kapitol'ün karşısında duramayacaktır. Bu Katniss için oyunlara gideceğinin garantisidir, çünkü 12. mıntıkanın tek kadın galibi odur. Yanında ise ikisini de ailesinden gördüğü Peeta ya da Haymitch'den biri gelecektir. Yıkılır. Sonunda kafasını biraz olsun topladığında ise bir planı vardır: Ne pahasına olursa olsun Peeta'yı korumak. Peeta içinde tam tersi durum geçerli: Katniss'i korumak. Yine herkesin kendi planı var yani. Capitol tamamen Katniss'e odaklı, mıntıkalarda çıkan kargaşalar ve elbette cani Açlık oyunları ile devam ediyor serimiz.
▪︎
🏹 Bir süre sessizlik içinde oturduktan sonra ikimizin de aklımızdan geçen şeyi nihayet söyledim. "Bu insanları nasıl öldüreceğiz Peeta?"
"Bilmiyorum."
▪︎
Son olarak sevdiğim bir sahneyle bitireceğim yazımı. 75. Açlık oyunlarının önceki gününden bir kesit...
▪︎
🏹 Bizi rahatsız eden hiç kimse olmadı. Akşamüstü doğru, ben başım Peeta'nın kucağında çiçeklerden taç yapmakla, Peeta ise düğüm atma egzersizleri yapma bahanesiyle saçlarımı kurcalamakla meşguldü. Birdenbire duruverdi. "Ne oldu?" diye sordum.
"Keşke bu anı dondurabilsem. Hemen şuracıkta, şu anda... Ve sonsuza dek bu anın içinde yaşayabilsem."
Genelde bu tarz yorumları ve bana duyduğu ölümsüz aşkla ilgili imaları kendimi suçlu ve berbat hissetmeme neden olurdu. Fakat şu anda o kadar gevşemiş ve huzurlu bir haldeydim ki, gelecek için endişe duyacak takatim yoktu. Dudaklarım arasından, "Tamam," kelimesi çıktı.
Sesine yansıyan gülümsemesini görür gibiydim. "Yani buna izin verecek misin?"
"İzin vereceğim."