Pekâlâ biraz da senarist - izleyici ilişkisini ele alalım mı? 🤭 Zamanında fangirl olmuşluğum var ve hâlâ yaptığım işler var, sütten ağzım ne yazık ki yandı. Bir nevi deneyimlerimi, nasıl olmasını beklediğimi yazıyorum diyebiliriz. ✔️ Öncelikle senarist/izleyici ilişkisi hizmet sektörü…devamıPekâlâ biraz da senarist - izleyici ilişkisini ele alalım mı?
🤭 Zamanında fangirl olmuşluğum var ve hâlâ yaptığım işler var, sütten ağzım ne yazık ki yandı. Bir nevi deneyimlerimi, nasıl olmasını beklediğimi yazıyorum diyebiliriz.
✔️ Öncelikle senarist/izleyici ilişkisi hizmet sektörü olarak değerlendirilebilir. Senarist bir hizmet sunuyor, izleyici ise bu hizmeti kullanıyor. Sonuç olarak hizmet edilen taraf izleyici olduğu için seyircinin bu hizmetten memnun kalma/kalmama ve bunu belli çerçeveler ölçütünde ifade etme hakkı var. 🍽️
✔️ Senarist hikâyesini belli bir kesimi referans alarak yazar, özellikle televizyon işlerinde çoktur bu. Reytinglerdeki Total, AB, ABC1... bu kesimlerdir ama senaristin izleyiciyi "aptal" yerine koyma ve seyircinin "aklıyla alay etme"ye hakkı yoktur. Senarist kendine göre bir distopya yaratsa dahi bazı olayların temeli olması, asgari düzeyde de olsa akla mantığa uyması gerekir. Özellikle hastane işlerinde çok oluyor bu. Kardeşim, bilmiyorsan yazma ya da iyice araştır öyle yaz.
Vakti zamanında başıma geldiği için söylüyorum bunu ve eklemek istiyorum, anne/babam bile oynasa bana saygısı olmayan bir senaristin işini izlemem, izlemeyeceğim de.
✔️ Kalabalık bir senaryo ekibi olan işlerde genellikle çok fazla tutarsızlık, akışta kopukluk oluyor. Tabi bu yazan ekibin sistemine göre değişir. Bir karakteri hep aynı kişi yazdığı zaman tutarsızlık daha az oluyor ki ben de hep bunu desteklerim. Tutarsızlıkların ucu ne kadar açılırsa izleyici dizi/filmden o kadar kopar.
✔️ Son olarak televizyon dizilerinin sürelerinden bahsedip yazıyı bitirmek istiyorum. Hikâye akışındaki bazı sorunlar süre yettirebilmek için oluyor, her problemde senaryo/senariste yüklenmek doğru olmaz. Süreler ne yazık ki kanal baskıları, kanalların kâr etmek istemesinden kaynaklanıyor. Yabancı kanalları izleyenler bilir orada dizi süreleri taş çatlasa 60 dk. olur. Bizim dizilerimiz neredeyse bunun 2-2.5 katı uzunlukta. Bu durumdan senaristler de oyuncular da yönetmenler de memnun değil ama kanallar yapıyor. Biraz daha detaylandırmak gerekirse, kanallara saat başı ortalama 15 dk. reklam hakkı veriliyor ve kanallar bu reklamlardan acayip gelirler elde ediyorlar. Saat 23.45'ten 00.15'e kadar olan reklamları düşünün... biz sinir olsak da onlar çok iyi paralar alıyorlar. Dizi süreleri uzun olunca reklamların hepsini kullanabiliyorlar. Bu da 135 dakikalık diziler izletiyor bizlere... :(
Buraya kadar gelen arkadaşım olduysa çok teşekkür ederim okuduğu için. 🫂 Filmle, diziyle, kitapla kalın. 🙏🧿