+Kirası ne kadar? -150 bin. +150 bin lira mı? -evet +İyi ama benim aylığım 135 bin -Hadi senin hatırın için 135 bin lira olsun +Peki ama ben nasıl yaşayacağım? -Orasını bilmem. Eğer ayda 135 bin lira alıyorsan 5 kuruş kira…devamı+Kirası ne kadar?
-150 bin.
+150 bin lira mı?
-evet
+İyi ama benim aylığım 135 bin
-Hadi senin hatırın için 135 bin lira olsun
+Peki ama ben nasıl yaşayacağım?
-Orasını bilmem. Eğer ayda 135 bin lira alıyorsan 5 kuruş kira vermeden yine yaşayamazsın zaten.
+Sen ne diyorsun arkadaş? Bu memlekette 46.200 Lira ile asgari ücretle geçinmeye çalışanlar var.
-Öyle mi İnanılır gibi değil. Onlar temelli ölmüşler.
Ölmüşüz gerçekten...
1980'lerde yaşanan konut krizini temasına alan, ancak izlediğinizde bugün yaşanan sorunlardan hiçbir farkı olmayan yapım. 80'lerde yaşanan konut krizi büyüyerek devam etmiş sanki. Filmde de, İstanbul'da devlet memuru olarak çalışan Kerim'in ev sahipleri ile olan savaşını izliyoruz. Ev sahibi olmanın hayal olduğu, devlet memuru olarak dahi geçinmenin zorluğu, Kerim ve ailesinin bu savaşın ortasındaki çaresizliği... Yüreğime dokunan birkaç alıntıyı eklemek istiyorum.
''Sırıtma öyle ne laubali herifsin yoksa ev sahibi misin?''
''Baba hacı amcanın nesi var??
Evi var kızım evi var.''
''Kemerleri sıkmak zorundayız. Dış borçlarımız hayli kabarık. İyi ama neyimizden kısıntı yapabiliriz ki? Sabun harcanmasın diye hiç yıkanmayalım mı? Kimse görmüyor diye iç çamaşırı giymeyelim mi yani? İşime yürüyerek gidebilir miyim? Dünyanın yolu. Buna ayakkabı dayanmaz. Yalın ayak gidersem bu sorun da ortadan kalkar. Kabul, işime yalınayak ve yürüyerek gideyim. Peki mercedeslerle gidenler ne olacak? Onlar da yokuş aşağı giderken kontak kapatır, kendi paylarına düşen tutumluluğu gösterirler. Hiç zannetmiyorum...''