Spoiler içeriyor
henüz ilk iki bölümünü izledim, her ne kadar yeni bölümleri yayımlansa da onları kaçırdım, yarım yamalak gördüm o yüzden ilk iki bölüme göre yorum yapacağım. dizinin ilk fragmanını gördüğümde göz devirip, "kısmet'ten sonra bu mu başlayacak şimdi?" diye söylenmiştim ama…devamıhenüz ilk iki bölümünü izledim, her ne kadar yeni bölümleri yayımlansa da onları kaçırdım, yarım yamalak gördüm o yüzden ilk iki bölüme göre yorum yapacağım.
dizinin ilk fragmanını gördüğümde göz devirip, "kısmet'ten sonra bu mu başlayacak şimdi?" diye söylenmiştim ama fragmanlarda senaryodan kesitler görünce ilgimi çekti. şu an yayımda olan diğer dizilere göre konusu oldukça ilgi çekici ve güzel, bana göre. her ne kadar klişelerden yine uzaklaşılamamış olsa da aslında şimdilerde izlenmek için bu tür klişelerin olması artık çok da gözüme batmıyor. nispeten farklı yapımlar ya da yeterince seveni olmayan oyuncular ve/veya farklı sebeplerden diziler final oluyor zaten. o yüzden, anlayabiliyorum. yine de içimden bir ses, 15 bölümü bulmayabilir diyor. özellikle de romantizmden çok aksiyona, polisiyeye ağırlık verilirse.
ama bana göre de romantizmden çok, asıl konuya ağırlık verilmeli, romantizm bir adım geride kalmalı ya da harmanlanmalı. hatta daha çok sürükleyici de yazılabilir ve çekilebilir. umarım bu çizgiden şaşmaz ve uzun ömürlü bir dizi olur.
oyunculuk konusuna gelirsek, bu konuda bir uzman değilim. o yüzden bir izleyici olarak yorum yapacağım. ilk bölümdeki sorgu sahnesinde hande erçel'in yaptığı mimikler konusunda yorumların bazılarına katılıyorum. belki oyuncudan kaynaklıdır belki kamera arkasındakilerden kaynaklıdır belki de her ikisi birden olabilir bilemiyorum ama hem o sahnede hem de bazı sahnelerde yeterince duyguyu alamadım. bunun dışında yapılan mobinglere ve linçlere de katılmıyorum, oyuncunun kişisel tercihlerine (estetik, dolgu gibi) laf etmek de kimseye düşmez. kişinin kendi tercihidir. dizideki kimsenin fanı değilim ama objektif düşünmeye çalışıyorum.
son olarak, ilk bölümdeki bazı detayları sevdim açıkçası. bu tarz konulara merakı olan, okuyup dinleyen birisi olarak da doğru buldum. true crime videoları izleyip, podcast olarak dinleyenler varsa ya da dedektif-katil yoğunluklu kitaplara ilgisi olup okuyanlar varsa detayların önemli olduğunu bilirler. hande erçel'n karakterinin, kurbanın ölü bulunduğu yere gidip oyuncağı bulduğu bölüme gelen birkaç yorumu gördüm. genelde hepsi üstünkörü eleştirilmiş ve senaryo ilerlesin ve karakter zeki görünsün diye konulmuş bir sahne olduğu düşünülmüş ama bence yerinde bir sahneydi. bir katil, kurbanını öldürdükten sonra boşu boşuna olay yerinde vakit kaybetmez. ya kanıtlarını temizlemeye uğraşır ya da kaçmaya çalışır, bir mesaj vermeye çalışıyorsa da mesajını bıraktıktan sonra olay yerinden ayrılır. mavi lens, kesilen c1ns3l org4n, ışığı yansıtarak dikkat çeksin diye bırakılan o cisim (neydi hatırlamıyorum net olarak) ve o oyuncak, öylesine şeyler değildi. o sahne üzerine düşünülmüş bir sahneydi ve izlerken "vay be, üzerine düşünüp bir de olabildiğince göstermişler" dedim hatta. bu düşüncemi zaten murat soner'in videosunun yorumlarında da dile getirdim az buçuk.
neyse, dediğim gibi umarım dizi çizgisini bozup gitmez de -benim adıma- izlenebilir bir şeyler de olur🥹