Herhangi bir davranışın temeline baktığımızda o davranışın kültürümüzden, aile yapımızdan, çevresel faktörlerden ve coğrafi konumumuzdan etkilendiğini görürüz. Özgür iradeye müdahale eden bu kadar erken varken hâlâ tamamiyle özgür kararlar verdiğimizi söyleyebilir miyiz? Bundan yaklaşık elli yıl önce, Richard Dawkins'in ortaya…devamıHerhangi bir davranışın temeline baktığımızda o davranışın kültürümüzden, aile yapımızdan, çevresel faktörlerden ve coğrafi konumumuzdan etkilendiğini görürüz. Özgür iradeye müdahale eden bu kadar erken varken hâlâ tamamiyle özgür kararlar verdiğimizi söyleyebilir miyiz?
Bundan yaklaşık elli yıl önce, Richard Dawkins'in ortaya attığı bencil gen teorisi insanın elinde kalan cüz'i miktardaki iradeye ket vurduğu için bir çok tartışmanın ana konusu olmuştur. Dawkins tüm canlılardan genlerin hayatta kalmak için oluşturduğu bir makine olarak bahseder. Evrime bambaşka bir bakış açısı sunar bu görüşüyle.
Şuan bile gen bencildir kitabı adam akıllı bir bilim kitabı olarak görülmüyor, ki bence de görülmemeli. Richard Dawkins çoğu zaman, teorisini anlatmak yerine diğer yazarlara ve fikirlere gönderme yaparak insanlara cevap yetiştirme peşindeydi. Bazı kısımları o kadar mala anlatır gibi anlatmış ki, kimi zaman anlamadım mı acaba neden bu kadar uzatıyor diye düşünmemek elde değil. Bazı bölümlerde konuyu yarıda kesip, başka bölümde devam ediyor. Bazense direkt başka bir kitabına yönlendiriyordu okuyucuyu. Herkesin anlayacağı bir dille yazılmak istenmiş ama sıçıp sıvamışlar cidden. Evrimsel biyoloji/psikolojiye o kadar ilgi beslememe rağmen okurken çok zorlandım.
"Canlıların nasıl evrildiğini anlatıyorum. Biz insanların ahlaki yönden nasıl davranması gerektiğini anlatmıyorum."
Kitap bu görüşü benimseyip, canlıların davranışlarının sebebine yeni bir bakış açısı sunuyor ve sonucu okuyucuya bırakıyor diyebilsem keşke. Adam sürekli kendini savunma ve açıklama peşindeydi, o kadar kinliyim ki bir türlü kitabın anlattıklarına geçemiyorum.
Her neyse; ebeveyn-çocuk dinamiğini, cinsiyetler arasındaki farkları, sürü psikolojisini, çocuk yapmak ile yetiştirmek arasındaki farkı evrimsel kararlılık stratejisiyle didikleyip, bencil gen teorisine cuk oturtuyordu. Özellikle bencil genlerin savaşarak çevresini ve diğer genleri etkilediği, bu şekilde dünyaya biçim verdiğini anlattığı genişletilmiş fenotip teorisi acayip ilgimi çekti.
Doğadaki kaosu, sistemi, genlerin var olma ve dayanışma çabalarını somutlaştırarak mahkum ikilemi ile örneklendirmesi ve bunu bir çok senaryoya uyarlamasını da keyifle okudum. Kitabın temelini ve bir çok şeyi kafamda oturttu diyebilirim.
Bu kitap yanında sadece bencil gen kuramını getirmedi, genler nasıl ilksel bir çorbanın içinde birbirlerini eşleye eşleye hayatta kalma makinelerini (canlıları) oluşturmuşsa. Memler de kültür çorbası içerisinde hayatta kalmak için insan düşüncelerini kullandılar. Şuan komik resimler üzerine yazılmış bir takım yazılar olarak nitelendirdiğimiz meme kavramının böyle bir anlama sahip olduğunu bilmek memelere olan bakış açımı değiştirdi diyebilirim. Zaten kitap genel olarak yaşama bakış açımı değiştirdi.
Sonuç olarak kitap hakkında bir ton not almış ve gönderiye eklemek istiyordum fakat tadım kaçık. Belki ileride tekrar okuduğumda çok daha vasıflı bir yorum yazabilirim. Bu kadardı, tşkler.
"Gen makineleri olarak üretildik ve mem makineleri olarak terbiye edildik fakat yaratıcılarımızın aleyhine dönme gücüne sahibiz. Bizler, dünyada sadece bizler, bencil eşleyicilerin diktatörlüğüne karşı isyan edebiliriz."