"..gözyaşları insanın cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesaretine sahip olduğunun kanıtıdır. " "Istırap artık sırtımızı dönmek istemediğimiz bir görev halini almıştı..." "Dünya kötü bir durumdadır ve her birimiz elimizden gelenin en iyisini yapmazsak daha da kötüsü olacaktır. " Hayatın…devamı"..gözyaşları insanın cesaretlerden en büyüğü olan acı çekme cesaretine sahip olduğunun kanıtıdır. "
"Istırap artık sırtımızı dönmek istemediğimiz bir görev halini almıştı..."
"Dünya kötü bir durumdadır ve her birimiz elimizden gelenin en iyisini yapmazsak daha da kötüsü olacaktır. "
Hayatın anlamını keşfetmeye yardımcı olmayı amaç edinen logoterapinin kurucusu Psikiyatr Dr. Frankl, toplama kampından sağ kurtulmuş azınlıktan biridir. Kitabının yarısından fazlası toplama kampı deneyimlerinden oluşuyor. Sayfalar ilerledikçe bu kampta nasıl ayakta kaldığından, karşılaştığı insanlardan, danışanlarına olan yaklaşımlarından, logoterapiden, varoluşsal boşluktan, depresyondan, ıstıraptan ve daha birçok konudan bahsediyor. Özellikle son kısımlarını o kadar çok beğendim ki sindire sindire okudum.
Kitapta ki pek çok konu ilgimi çekti ama ben özellikle depresyon hakkında yazılanları çok beğendim. Günümüzde de pek çok insanı esir almış durumda zaten. Hayatında bir anlam bulamayan insan depresyonun acı sonuçlarıyla karşılaşıyor maalesef. Oysa yaşadığı acı deneyimlerin üstüne hayatının anlamını düşünerek yoluna devam etse, daha iyi, daha faydalı bir insan olarak bu hayattaki yolculuğunu sonuna kadar sürdürebilir. Kitap bunu çok güzel ele almış. Çünkü yazarın kendisi de toplama kampında hayatta kalmaya çalışırken tutunacak bir anlam arıyor ve insanların da kendi hayatlarındaki anlamı bulmalarına yardımcı olmak istiyor, nitekim ekolünde de kitabında da bunu amaçlıyor.
Yazar, dayanağı olmayan iddialar sunmuyor. Bahsettiği konuları bazı araştırma sonuçlarıyla örneklendirmiş, ayrıca kendi gözlemlerini de paylaşmış. Özellikle anlattığı birkaç olaydan çok etkilendim.
Üstelik bazı yazarlara, kitaplara, kuramlara göndermeler yapmış, alıntılardan yararlanmış. O kısımlarını da ayrıca beğendim.
Kitapta geçen genel konulardan biri de ıstırap. Eğer başımıza acı bir olay geldiyse bunu aşmaya çalışmamızı, eğer yapamıyorsak da bundan almamız gereken maksimum verimi almamız gerektiğinden bahsediyor. Zaten yazarın kendisi yaşanabilecek en acı olaylardan birini yaşamış. Dolayısıyla söyledikleri deneyimlerle sabit. Bu bakış açısıyla okunursa kitabın ne kadar faydalı olabileceği daha kolay fark edilecektir.
Kitap başlarda pek sarmayabilir, çünkü konuyla alakalı pek çok film, dizi, kitap mevcut zaten. Bir de anılar kronolojik olarak yazılmamış, bu da okumayı zorlaştırabilir. Ama kurgu olmaması ve bir psikiyatristin kaleminden çıkmış olması devam etmek için çok geçerli bir sebep. Sayfalar ilerledikçe konu daha da derinleşiyor. Tespitler pek çok yerin altını çizmeme sebep oldu benim. Her birini açıp açıp okuyacağım muhtemelen.
Bahsedilmesi gereken çok fazla konu var ancak hangilerinden bahsetsem, diğerlerine haksızlık olur. Zor zamanlarda yardımcı olabileceğini düşündüğüm bu harika kitabı iyi ki okudum demek istiyorum sadece. ^^