Spoiler içeriyor
he iste bu biraz (biraz) *(BIRAZ)* uzun olacak (biraz) aslinda normal sartlar altinda zulfu livaneli okumayi sevdigim yazarlarin listesinde son siralarin birinde yer aliyor garezim yok tarzi benlik degil ama bu kitap internette hicbir arastirma vb sey yapmadan (yapmamaniz gereken…devamıhe
iste bu biraz (biraz) *(BIRAZ)* uzun olacak (biraz)
aslinda normal sartlar altinda zulfu livaneli okumayi sevdigim yazarlarin listesinde son siralarin birinde yer aliyor
garezim yok tarzi benlik degil
ama bu kitap internette hicbir arastirma vb sey yapmadan (yapmamaniz gereken hareketti bu) sadece arkasindan edindigim uc bes bilgi ile yetinip gordugum anda satin aldigim bir kitapti
tabii bunda kitabin indirimde olmasinin da katkisi baya buyuk
her neyse bir sekilde aldim iste
kitabin arkasini okudugum zaman dusundugum ilk sey livaneli gibi buyuk bir yazarin kaleminden polisiye kitap okuyacak olusumdu. ozellikle benim gibi bu turun hastasi olan biri icin heyecan verici ve oldukca da nadir yasanan bir sey oldugu ortada kitaba bu beklenti, bu heyecanla lakin kitap hakkinda kesinlikle daha fazlasini bilmeden basladigimi bilmenizi isterim
ana karakter (ahmet arslan) baslarda cok depresif geldigi icin kitabin tarzina alismam biraz zorladi ama alisinca kitap sizi surukleyip gidiyor hikayeye gazeteci kiz (son sayfada adini ogrendigimiz kadariyla pelin) eklenince isleyis tarzi baya degisiyor ve kitap burada polisiyelikten (duzeltme yapmam gerekiyor. kitap hicbir zaman polisiye kitabi olmadi alirken bunu nereden uydurdugumu ben de bilmiyorum) tamamen kopuyor (hayal kirikligi) pelin ve ahmetin sahneleri bana baslarda gercekten okunmasi guc geliyordu (kitabin geri polisiyeye donmesini bekliyordum istedigim ask kitabi degil bir cinayeti cozmekti) ancak isin icine ahmetin kardesinin (mehmetin) hikayesi girince isler biraz daha ilgi cekici olmaya basladi mehmetin hikayesinin surekli bolunup durmasi ve gazeteci kizin da surekli uyuyakalmasi insani ne kadar deli etsede (bu noktada mehmetin hikayesinin araliksiz bir diyalog halinde anlatilmasi bana daha dogru gelmisti ama emin degilim) devam etmeyi basardim kitapla ilgili hoslanmadigim kisimlar gazeteci kizin oraya sadece ama sadece podima cinayeti sebebiyle gelmesine ragmen bunu arastirmak icin hicbir sey yapmamasi ve sadece ihtiyar bir adamin soyledigi seylere guvenerek ondan bilgi almasi bana sacma geldi lakin obur turlu hikaye saglikli ilerleyemezdi ve bu biraz da pelinin acemiligine baglanabilir o yuzden bir sey demiyorum ayrica livaneli gunumuzdeki genclerin edebiyata olan bakislarini pelin araciligiyla cok guzel anlatmis okurken ne kadar kil olsam da taktir etmek gerek
simdiiii gelelim mehmetin hikayesine
baslarda ben de pelin gibi bu adam neden dogduklari zamandan basladi hikayeye diye dusunmedim degil ama boylesi gercekten daha iyi olmus her seyi mantigiyla kavrayabiliyorsunuz aslinda mehmetin hikayesiyle ilgili soyleyebilecegim cok da bir soz yok mehmetin kacirilma sahnesi nefes kesiciydi orada hapsolmasi ve 1 yil orada kalmasi gercekten okur empati kurdugu zaman ve kendini mehmet olarak hissetmeye basladigi zaman daha da huzunleniyor 1 yil hic ama hic kolay olmasa gerek ciktigi zaman da asik oldugu kadini ariyor (olga) ve bir arkadasi (ludmilla) araciliyla kiza ulasmaya calisirken onu oraya kapattiranin ludmilla oldugunu ve bunu da tipki kendisi gibi olgaya asik olmasina baglandigini ogreniyor olganin beyninin yikanmis ve akil hastanesine kapatilmak uzere oldugunu ogrenince isler onun icin iyi gitmemeye basliyor
aslinda tam bu kisimda kendime su soruyu sordum: gercekten asik olan kim?
mehmet mi? evet kesinlikle o
ludmilla mi? sadece bencil mi, asik mi insan asik oldugu kisinin sevdigini kiskancliktan elinden alip onu manipule eder mi ask insana bunu yaptirir mi?
olga mi? olga ludmillaya gercekten asik miydi yoksa beyni mi yikanmisti? asik olmasinin imkani yok, net manipule edilmisti peki mehmete? mehmete sahiden asik miydi?
insan dusundukce cevap bulamiyor
basta ahmet bu konuyla ilgili “en buyuk ask hikayesi” dedigi zaman (bu laflari yemem) yine her zamanki yazarlik taktikleri okurun ilgisini cekmek, beklentisini yukseltmek, sonra da sicip sivamak olarak dusunmustum cunku en fazla nasil bir ask olabilir ki?? en fazla ne olmus olabilir? ama livaneli bu konuda beni sasirtmayi basardi bu kadar basit dusundugum icin ozur dilerim bosuna ustat denmiyor adama helal olsun gercekten okudugum en buyuk ask hikayelerinden biri olabilir yazarin eline saglik
tabii boyle buyuk bir ask hikayesi ana konuyu ele gecirince podima cinayeti golgede kalmis ama mehmetin hikayesinin ne kadar basarili oldugunu dusununce bunun cok da muhim bir kayip oldugunu dusunmuyorum yine de katil svetlana ciksaydi daha temiz olabilirdi hizmetcinin otistik oglu muharremin kendisinden allah bilir kac yas buyuk olan bir kadinin hareketlerini ask olarak algilayip onu oldurmesi bir tik sacma olmus podima cinayeti boyle bir sonu haketmiyordu ama tabii surekli polisiye kitaplar okudugunuz zaman yazarlarin kafa yapisini da az cok anliyorsunuz adamlarin amaci ters kose ve okurun asla tahmin edemeyecegi bir katil olusturmak mantiksiz olmasinin veya hikayeue uymamasinin gram onemi yok (ama yine de itiraf etmeliyim ludmillanin lez olmasi gercekten ters koseydi aklimi basimdan aldi helal olsun)
yine de bunlar basit seyler mehmetin hikayesi gibi bir basyapitin yazildigi dusunuldugunde katilin alakasiz biri olmasi umrumda degil
asil son sayfa beni en cok cezbeden sayfaydi son sayfada ahmetin kendi yaptigi sevgili cihazinda intihar ettigini ogreniyoruz ayrica ahmet arslan diye birinin daha kucuk yasta trafik kazasinda oldugunu ve yukarida bahsettigim ve tum kitapta bahsi gecen “ahmet”in aslinda ahmet yerine gecen mehmet oldugunu anliyoruz adam olga ve ludmillanin iliskisini ogrenince oyle bir siyirmis ki ulkenin obur ucuna gitmesi yetmiyormus gibi delirmis ve kendini yillar once olen kardesi (ahmet) sanmaya baslamis (ayriyeten hicbir seye dokunamamaya ve hicbir sey hissedemeye baslamis) gazeteci kiza “Kardesimin Hikayesi” diyr anlattigi o buyuk ask hikayesi aslinda “Benim Hikayem” olmasi gereken onun hikayesiymis
gercekten waaooooooww
gazeteci kizin son gununde adamin kizin yatagina yatip kizi opmesi var bir de. igrenc.
her neyse kitabin yorumuna gelirsek kitap yine de cok ustu kapaliydi bunu okurken anlayamiyorsunuz ama kitap bitince aslinda bazi seylerin belli basli seyleri sembolize ettigini fark ediyorsunuz
ornek vereyim gazeteci kiz basli basina gunumuz genc kizlarini anlatiyor
ahmetin (mehmetin) kardesiyle (aslinda yillar once olmus olan bir adamla) konusmasi onun kendi ic benligiyle boyle yuzlestigini, kendisiyle konustugunu gosteriyor
mehmet hakkinda hep duygusal catismalari o kazanir demesi de buna ornek
mehmetin ahmete sen bak gibi asik olmussun demesi yine insanin kendi benligiyle yuzlesmesini temsil ediyor
ahmet pelinle konusurken “her gercegin icinde kurgu vardir” demisti (ya da buna benzer bir sey) ve kardesinin hikayesini anlatirken kardesiyle sozum ona yasadigi cocukluk anilari, universite anilari vb hicbir seyin gercek olmamasi da boyle
kitabin asil ana fikri “her seyi unutarak yasayabilirsin ama her seyi hatirlayarak yasayamazsin” hayatimda duydugum en iyi ve dogru cumlelerden biri olabilir iyi bir hafizaya sahip insanlar bunu daha iyi anlayacaktir
B-A-S-Y-A-P-I-T