Spoiler içeriyor
Nereden başlasam bilemiyorum çok çok güzeldi. Çocukken televizyonda denk geldikçe izlerdim ama bölük pörçük izlediğim için hiçbir şey anlamazdım. Şimdi seneler sonra en baştan izledim ve sonuna kadar beni kendine bağlayan bir diziydi. Karakter gelişimleri, verdiği mesajlar, her duyguyu yaşatabiliyo…devamıNereden başlasam bilemiyorum çok çok güzeldi.
Çocukken televizyonda denk geldikçe izlerdim ama bölük pörçük izlediğim için hiçbir şey anlamazdım. Şimdi seneler sonra en baştan izledim ve sonuna kadar beni kendine bağlayan bir diziydi.
Karakter gelişimleri, verdiği mesajlar, her duyguyu yaşatabiliyo olması... Heyecan, merak, öfke, hüzün, acı, mutluluk gibi her türlü duyguyu sonuna kadar hissettim.
Her karakter birbirinden güzeldi. Sokka'nın sürekli komiklikler yapıp guruba neşe katması ama bir yandan da çok azimli ve planlı bir şekilde gurubu yönlendirmesi; Katara'nın herkese bir anne gibi destek olması ve tatlılığı; Toph'un görme engeline rağmen hatta belki de bunun sayesinde bu kadar güçlü bir toprak bükücü olması ve sert tavırlarının ardında yatan sevimliliği; Zuko'nun geçmişte yaşananlar ve ailesi yüzünden verdiği iç savaş, doğruyu bulma kendini bulma yolunda yaşadıkları ve sonunda içindeki iyiliğin farkına varıp Avatar'ın yanında olması; canım Iroh amcanın bilgeliği, Zukoya karşı olan babacanlığı ve ponçikliği; aralarda kısada olsa görülen her türlü karakter suki, mai, ty lee, prenses yue, bumi, jet, avatar Roku ve aklıma gelmeyen diğerleri hepsi hepsi birbirinden iyiydi. Ayrıca unutmadan yazmak istediğim Appa ve Momo ikilisi de çok çok tatlılardı.
Birlik olma, dostluk teması dizinin bütününde vardı.
Dizide beni en çok etkileyen sahnelerden biri Iroh amcanın bir çocuk ağlarken onu güldürdükten hemen sonraki sahnede bir ağacın altına oturup ölen oğlunun doğum gününü ağlayarak kutlamasıydı. Çok neşeli, komik ve bilge bir karakterin içinde böyle bir acıyı barındırması, ağlaması beni çok hüzünlendirmişti Iroh amca seni çok seviyom.
Zuko 3. sezonda Avatar'ın yanında yer aldıktan sonra dizi çok daha güzel bir hâl aldı. Zuko katılınca gurup tam olarak tamamlanmış gibiydi.
Ve Avatar'ın Ateş Kralı Ozai'yi öldürmek istemediği için başka bir yol araması sonundaysa öğrendiği yöntemle onun bükücülük gücünü elinden alması çok iyiydi şaşırtıcıydı da.
Azula'dan hiç bahsetmedim. Açıkçası dizi boyunca baya gıcık olduğum bir karakterdi. Çünkü çok acımasızdı kolaylıkla insanları incitebiliyordu kendi kardeşi Zuko'yu bile ama babasını ve bulunduğu ortamı düşününce biraz olsun anladım onu. Bu anlama aşaması dizinin baya sonlarına doğru kendinden geçmiş bir şekilde annesinin hayaliyle konuştuğunda oldu ama olsun. Birde Katara Zuko ikilisinin onu yendiği sahnede biraz üzüldüm, çok acınası bir hâldeydi.
Burada hiç dizi film eleştirisi yazmamıştım ama bu diziye biraz da kendim için yazmak istedim ileride karakterleri falan unutmamak için gerçi bir iki kere daha izleyeceğimden eminim ama olsun.
Umarım izler ve beğenirsiniz. Şimdi Iroh amcadan sözleeer:
---Gurur utancın karşıtı değil, kaynağıdır. Gerçek alçakgönüllülük, utanmanın tek panzehiridir.
---Dövüşmekle o kadar meşgulsün ki kendi geminin yelken açtığını göremiyor musun?
---Koruma ve güç abartılıyor. Bence mutluluğu ve sevgiyi seçmek konusunda çok akıllısın. Her birimizin doğmasının nedenleri var. Bu nedenleri bulmalıyız.
---Hayat, sen nerede olursan ol, başarsan da yapmasan da olur.
---Karanlıkta tehditkar görünen pek çok şey, üzerlerine ışık tuttuğumuzda hoş karşılanır hale gelir.
---Kendini diğer benliğinden kurtarmak için kendi içine bakmalısın. Ancak o zaman gerçek benliğiniz kendini gösterecek.
---Bazen kendi sorunlarınızı çözmenin en iyi yolu başka birine yardım etmektir.
---Seni seven insanların sana yardım etmesine izin vermenin yanlış bir tarafı yok.
---Işığı ararsanız, onu sıklıkla bulabilirsiniz. Ama eğer karanlığı ararsanız, görebileceğiniz tek şey budur.
---Kendine inanmak her zaman en iyisi olsa da, başkalarından biraz yardım almak büyük bir nimet olabilir.
---Farklı yerlerden bilgelik çekmek önemlidir. Tek bir yerden alırsan katılaşır, bayatlar.
---İçinizde ışık ve huzur var. Eğer dışarı çıkmasına izin verirseniz, çevrenizdeki dünyayı değiştirebilirsiniz.
---Zorluklarda açan çiçek, çiçeklerin en nadide ve en güzelidir.
---Güzel zamanlar güzel anılara dönüşür. Ama kötü zamanlar iyi derslere dönüşür.
---Barış ve refah dolu bir yaşamda yanlış bir şey yoktur. Hayatından ne istediğini ve neden istediğini düşünmeni öneririm.
---Bazen hayat bu tünel gibidir. Tünelin ucundaki ışığı her zaman göremezsiniz ama ilerlemeye devam ederseniz daha iyi bir yere geleceksiniz.
---Başarısızlık sadece yeniden başlamak için bir fırsattır. Sadece bu sefer daha akıllıcadır.
---Asla umutsuzluğa kapılmamalısınız. Bu yoldan aşağı kaymanıza izin verin ve en düşük içgüdülerinize teslim olun. En karanlık zamanlarda umut, kendinize verdiğiniz bir şeydir. İç gücün anlamı budur.
---Kader komik bir şey. İşlerin nasıl yürüyeceğini asla bilemezsin. Ama açık fikirli ve açık kalpli olursan, bir gün kendi kaderini bulacağına söz veriyorum.
---Kendi kaderiniz mi? Yoksa bir başkasının size zorlamaya çalıştığı bir kader mi? İçine bakmanın ve kendine büyük soruları sormaya başlamanın zamanı geldi. Siz kimsiniz ve ne istiyorsunuz?
---Sen nereye gidersen hayatın oradadır.