Diziyi az önce bitirdim ve Ba-yıl-dım. O kadar sürükleyiciydi ki sonuna kadar izlemeden duramadım. Her öğrenilen yeni detay farklı bir soru işareti oluşturdu. Filmde dünyada genel olarak yaşanılan bir çok soruna değinilmiş. Kadın cinayetleri, ırkçılık , internet… Başrol olan Derby…devamıDiziyi az önce bitirdim ve Ba-yıl-dım. O kadar sürükleyiciydi ki sonuna kadar izlemeden duramadım. Her öğrenilen yeni detay farklı bir soru işareti oluşturdu. Filmde dünyada genel olarak yaşanılan bir çok soruna değinilmiş. Kadın cinayetleri, ırkçılık , internet…
Başrol olan Derby babasının işi sebebiyle çocukluğundan beri cesetleri inceliyor. Yaşadığı bölgede de bir çok kadın cinayeti oluyor. Çoğu cinayette çözülmemiş. İnternette bir grup bu cinayetleri çözmek için uğraşıyorlar (bu cinayetlerin hepsini tek bir adam yapıyor). Derby’de o grubun içerisinde. Daha sonra gruptan Bill isimli biriyle tanışıyor ve beraber cinayetleri çözmeye çalışıyorlar. Derby de bu konu hakkında bir kitap yazıyor. Bill’le aralarında bir bağ oluşuyor ama spoiler vermek istemediğim sebeplerden dolayı 6 yıl Bill’le görüşmüyorlar. Daha sonra Andy adında çok zengin bir adam dünyanın farklı yerlerinde yaşayan önemli 8 kişiyi izlanda’da ki oteline davet ediyor. Bu sekiz kişinin arasında Bill ve Darby de var. Daha sonra otelde davetlilerden biri ölüyor… Darby’de bu kişinin öldürüldüğünü düşünüyor ve bir polisiyeye dönüşüyor olay.
Kesinlikle izlemenizi öneririm. Çok kaliteli ve sürükleyici bir diziydi.
Bir bölümde Darby’nin sözlerinden “ … bu adam kadınları takip edip öldürdüğü halde mi? İsimsiz ve tanınmayan birinin ölmesine izin verdiğimizde sakıncası yok demiş olmuyor muyuz? Yani bu ülke, bu dünya, bir toplu mezar aslında. Ve herkes bunu kabullenmiş. Ben yapamadım.”
Bill karakteri beni baya şaşırttı. Dışardan çok tehlikeli birine benziyor. Dövmeleri ve çoğu zaman mimiksiz konuşmasıyla. Ama öyle biri değil. Çok kibar ve duyarlı bir adam. Derby’e saygı duyuyor ve düşüncelerini önemsiyordu. Aynı zamanda da romantik biriydi. Hislerini ifade etmekte iyiydi. Ah be Bill be keşke tüm erkekler senin gibi olsa :D
Ve Bill’in şu sözlerine katılıyorum “ 1940’lardaki sinemaların fotoğraflarında herkes sigara içiyor. Herkes.. Üzerlerinde dev bir duman bulutu var. Şimdi bakınca, bu çok iğrenç diyorsun. Ama şimdi bir fotoğraf çeksem herkes telefonun üzerine eğilmiş olur. Aynı şey, aynı bağımlılık. Bu çok daha kötü. En azından sigarayla ,evet ciğerlerini yavaşça yok ediyorsun ama yine kendinsin. Bunlarla kendimiz değiliz. Nefret ediyorum.”
Bill bir yerde telefonların artık eski amacını taşımadığını bilgisayarlardan farksız olduğunu söylüyor.
Kesinlikle elimde bir güç olsa sosyal medyayı yok ederdim. YouTube, instagram, facebook… resmen insanları göz göre göre zehirleyen uygulamalar. Keşke ben de hiç kullanmasam.
9/10