Aslında bir edebiyat öğretmeni olan Orhan (Cüneyt Arkın), bir öğrencisinin sevinçle kendisini öptüğü sırada karısına (Filiz Akın) yakalanır. Karşılaştığı manzara karşısında Orhan'ın kendisini aldattığını düşünen Filiz, Orhan'ı terk etmeye karar verir. Orhan ne yapacağını düşünürken çocukluk arkadaşı Tayfur (Öztürk Serengil),…devamıAslında bir edebiyat öğretmeni olan Orhan (Cüneyt Arkın), bir öğrencisinin sevinçle kendisini öptüğü sırada karısına (Filiz Akın) yakalanır. Karşılaştığı manzara karşısında Orhan'ın kendisini aldattığını düşünen Filiz, Orhan'ı terk etmeye karar verir. Orhan ne yapacağını düşünürken çocukluk arkadaşı Tayfur (Öztürk Serengil), Filiz'e uluslararası bir ajan olduğunu ve o sırada kızı da bu yüzden öptüğünü söylemesini ister. Orhan, başka çaresi kalmadığı için bu fikri uygulamayı kabul eder. Birlikte filmcilere malzeme kiralayan bir mağazaya gidip silah, kimlik gibi ihtiyaçları olan her şeyi tedarik ettikten sonra Filiz'e kendilerini inandırırmayı başarırlar. Ancak bu küçük yalan başlarını polislerle ve gerçek ajanlarla belaya sokacaktır.
Sevdiğim bir söz var, 'Neyi bilmediğiniz hakkında hiçbir fikriniz yok.' Eğer bu film renkli olsaydı eminim sık sık televizyon kanallarında tekrarları yayınlanırdı. Ama siyah-beyaz olduğu için hiçbirimizin isminden bile haberi yok ne yazık ki. Gerçekten çok eğlenceli, çok komik, temposu giderek daha da artan harika bir film Cici Gelin. Daha gencecik Filiz Akın'ı izlemek ayrı bir keyif ama Öztürk Serengil izlemek isteyenler için de harika bir seçenek. Cüneyt Arkın'ın daha önce izlemediğim filmlerini izledikçe kariyerine hayranlığım git gide daha da artıyor. 60'lı yılların başından itibaren birlikte rol almadığı oyuncu kalmamış nerdeyse. Düşünün; Öztürk Serengil'le oynamışlığı da var, Burak Özçivit'le oynamışlığı da var. Bu büyüleyici bir şey değilse nedir inanın bilmiyorum. Cüneyt Arkın sinema tarihimizin bizzat kendisi resmen. Kendisini büyük bir hayranlık ve saygıyla anıyorum bu vesileyle.
60'lı yıllardan eğlenceli bir komedi-macera filmi izlemek isteyenler için mükemmel bir seçenek Cici Gelin. Ayrıca şunu da söylemek istiyorum, bu filmleri izledikçe bir noktada yeşilçam'a dair de bir çok şey öğrendiğinizi fark ediyorsunuz aslında. Bu gerçekten çok tatmin edici ve çok doyurucu bir şey. Mesela ben filmi izleyince aklıma direk Zeki Alasya ve Metin Akpınar'ın Dönme Dolap filmi geldi. Çünkü o filmin bir kısmında da benzer bir olay işleniyordu. Şunu anlıyorum ki artık 70'ler ve 80'ler de çekilen bir çok filmde 60'lı yıllarda çekilen filmlerden esinlenmeler var. Ama bir de 60'lı yıllarda bu işi yapan insanları bir düşünün... Onların esinlenecek neredeyse hiç kimsesi yoktu. Ne yapmışsalar hep kendi yaratıcılıklarıyla yapmışlar. Sonrasında ise 60'lı yıllardan beslenen 70'ler ve 80'lerin ürettiği eserler günümüzde hala dizilerimizi besliyorlar. Bu sıradan bir seyircinin gördüğünden çok daha fazla. Hayran olmamak gerçekten elde değil. Nasıl ki Hollywood'un 80'li yılları varsa belkide 60'lı yıllar için bizim 80'li yıllarımız demek hiç yanlış olmaz...