Spoiler içeriyor
İlk sezonu çok beğenerek izledim. Derdi olan bir senaryosu vardı. Oyunculuklarda da gözüme batan bir şey yoktu. Ancak 2.sezon da maalesef hayal kırıklığı yaşadım. Birçok şey manasız geldi bana. Semih karakteri ilk sezon da hatasıyla sevabıyla kendini bir şekilde sevdirmişti.…devamıİlk sezonu çok beğenerek izledim. Derdi olan bir senaryosu vardı. Oyunculuklarda da gözüme batan bir şey yoktu. Ancak 2.sezon da maalesef hayal kırıklığı yaşadım. Birçok şey manasız geldi bana.
Semih karakteri ilk sezon da hatasıyla sevabıyla kendini bir şekilde sevdirmişti. Yaptığı yanlışları kabul eden ve bu yanlışları telafi etmek için epey çaba sarfeden bir karakterdi. Ancak 2.sezonda Tülin'i aldatması, herhangi bir mahcubiyet hissetmemesi, yüzü bile kızarmadan yalanı alışkanlık haline getirmesi karakterin alıştığımız çocuksuluğuna aykırıydı. Adeta dolandırıcının teki olmuş çıkmış, şoke oldum. Sonradan pişman olduğuna dair birkaç sahne gördük ama bana çok yapay geldi, karakter gözümden düştü bir kere. Ama ilk sezon Semih'ine çok gülüp çok inanmıştım, ikisini farklı insanlar gibi değerlendiriyorum. Zira ilk sezonda izlediğimiz karakter ahlaki değerleri bu denli ayaklar altına alacak bir izlenim bırakmamıştı. Dolayısıyla sinema için yanıp tutuşan, yanlış yapsa da bunu kabul edecek olgunluğa sahip, azimli, eğlenceli, erdemli olmak için çaba sarfeden, sevdiklerine sadık bu genç adamı izlemek oldukça keyifliydi.
Tülin karakterini 2.sezonda harcadıklarını düşünüyorum. İlk sezon kendinden emin, genç, yetenekli, idealist genç bir kadınken; 2.sezonda aldatılan kadın konumundan öteye gidememiş. En azından gururlu kadın profilinden çıkarmamışlar, buna sevindim. Anında boşanma kararı aldı, hiç düşünmedi bile. Ancak işinde de çok başarılı olduğunu görebilirdik. En azından finalin son bir iki dakikasına bunu sığdırabilirlerdi.
Hakan'la Semih'in farklı kutuplarda olması diziye başlarda heyecan katsa da sonradan dizinin keyfini kaçırmaya başladığını düşünüyorum. Konu çok uzadı. Olayın perde arkasını gösterdiler ama sezonun yarısı bitmişti, ben diziden neredeyse kopmuştum bile. Kaldı ki aralarının bozulma sebebi de çok zorlama geldi bana. Güya Hakan'ı onun iyiliği için kendilerinden uzaklaştırdılar ama neticede adamı yıllarca baş düşmanları olan Reha'ya yem ettiler.
Gazel olayı aşırı sıkıcı ve gereksizdi. Manasız bir şekilde diziye girdi, heyecan katmaya çalıştılar ve aniden dizideki sahneleri azalarak bitti. Televizyon dizisi olsa anlayacağım, ama dijital platformlarda senaryonun zaman doldurmak gibi saçma gerekçelerle manasızlaşması gibi bir durum söz konusu değil. Neden böyle sıkıcı ve izleyiciyi karakterlerden soğutan bir yol tercih etmişler hiç anlamadım. Bir de Turgut karakterinin her iki sezonda da Semih'e karşı renginin belli olmaması yorucu bir detaydı. Bir lafla dolduruşa gelen, anlamadan dinlemeden düşünmeden gemileri yakan; sonra da pişmanlık duyup laflarını yiyen ve bu döngü etrafında dolaşan karakterleri sevemiyorum genel olarak.
Finalde Mine ve Semih gibi bağlanma sorunları yaşayan iki karakterin tekrar bir araya gelmesi absürd gelmedi bana. Kaldı ki 2.sezon da Semih'in de tıpkı Mine gibi ilişki içindeki sadakatinin ne denli zayıf olduğu belli oldu. Ama en azından Semih'i oğluyla daha fazla vakit geçirirken görebilirdik. Finalde duygusal bir sahneyle baba nasihati vermiş olsa da dizi boyunca oğluyla aralarında bir bağ göremediğim için bana pek de inandırıcı gelmedi. Elbette dizinin esas konusu Semih'in özel yaşamı değil, ancak karakterin kişiliğini göstermek ve inandırıcılığını artırmak adına bu tip detayların önemli olduğunu düşünüyorum.
Ben Semih'ten soğumadan diziye devam edebilseydim daha heyecanlı bir sezon olabilirdi. Çünkü sevilen karakterlerin iyilikleri benim gözünde daha da büyüyor, hatalarına daha kolay kılıf uyduruyorum. Ancak Semih o kadar hayal kırıklığı yaratan bir karakterdi ki; hiçbir iyiliği olandan öteye gidemedi benim için, her yaptığı yanlış gözümde daha da büyüdü. Ama genel olarak, tüm olumsuz eleştirilerime rağmen, özgün senaryosu nedeniyle ve ilk sezon hatrına beğendiğim bir dizi oldu diyebilirim.