Zengin kız fakir oğlan hikayelerine yabancı değiliz. Belki de bu nedenle, filmdeki aşk hikayesi ne denli iyi işlenmiş olsa da, bu iki karakteri oynayan oyuncular ve karakterlerin yazımı da ne kadar iyi olsa da bana dokunan aşk hikayesinden çok batmaz…devamıZengin kız fakir oğlan hikayelerine yabancı değiliz. Belki de bu nedenle, filmdeki aşk hikayesi ne denli iyi işlenmiş olsa da, bu iki karakteri oynayan oyuncular ve karakterlerin yazımı da ne kadar iyi olsa da bana dokunan aşk hikayesinden çok batmaz "Titanic"in sular altında kalışı ve batana kadar içinde barındırdığı 2,200 yaşamın mücadelesi oldu. Evet Rose batan bir gemide Jack için koştuğunda, Jack soğuk suda ölümünün ortasındayken bile Rose'un iyi olması için dil döktüğünde gözleri doluyor insan. Ancak geminin battığı ve ölümün geldiğini anlayan mürettebatın gözündeki korkuyu, botlara binmek için savaş veren insanları, bedenlerin koca Titanic batarken suya dökülmelerini, tek bir botun dönüp cesetler arasında yaşayan birini aramalarını görünce insan göz yaşı bile dökemiyor, donuyor.
Film de bir sanat dalıdır ve sanatın yaptığı iki şey vardır. Biri bize kendi dilinde sanatçının fikrini iletmesi ve düşündürmesidir. Diğeri ise estetik zevk vermek ve duygularına, ruhuna hitap etmektir. Bence bu film korkuyu ve çaresizliği ruha işliyor. Estetik zevk ve duygularımıza ilişme kısmında hiçbir eksiği yok. Peki düşündüren kısmı neydi?
Filmin en gözler önünde olan konusu sınıf farkına olan odağıydı. Ancak benim daha da dikkatimi çeken bencillik kavramı oldu.
Günümüzde pek de normalin dışına çıkmayan hayatlar yaşarken kendi yaşamımıza ne kadar önem veriyoruz onu hiç düşünmeyiz. Ölüm ne kadar yakın olabilir ki? Herkes kendi yaşamı için savaşırken, yalnız bir çocuk veya yardım isteyen bir çift için durur muyduk? Botta yer var diyerek yardıma gidelim der miydik? Kendinde olan bir şeyi paylaşarak ben iyi bir insanım demek daha kolay geliyor artık. Peki sizde tükenen bir şeyi, zamanınızı paylaşmak? Peki kendimiz için savaşmaya bencillik diyecek miyiz o zaman? Film işte bu şekilde beyninizde de yer ediyor.
Son sahnesini filmi izlemeden önce izlemiştim. Filmin yaratacağı etkiyi azaltacağını biliyordum ancak o kadar güçlü bir yapım ki yine de beni etkiledi. Bir filme kaliteli demek benim için işte böyle oluyor. Hem duygularıma hem düşüncelerime dokunuyor ve böylece hayatı işliyor. Filmde tek bir cümle kuran bir oyuncu bile işinin hakkını vermiş. Görsel olarak zevkli, müzik yerinde ve küçük ayrıntılar ile böyle bir klasik yaratılmış. İyi seyirler.