Mükemmel gönderiler benden sorulmaz ama bu anime mükemmel ondan emin olabilirsiniz. Şimdi sizi izlemeye ikna etmeye çalışalım... Anime sanırım Black Swan filmine ilham olmuş, benzer sahneler varmış. Tamamiyle aynı değil sanırım ama bazı sahneler kesinlikle animeden alınmış. (Perfect Blue 1997,…devamıMükemmel gönderiler benden sorulmaz ama bu anime mükemmel ondan emin olabilirsiniz. Şimdi sizi izlemeye ikna etmeye çalışalım...
Anime sanırım Black Swan filmine ilham olmuş, benzer sahneler varmış. Tamamiyle aynı değil sanırım ama bazı sahneler kesinlikle animeden alınmış. (Perfect Blue 1997, Black Swan 2010 yılından)
Anime seven sevmeyen herkesin beğenebileceği tarzda. Yani beğenmeme nedeniniz ancak size hitap etmemesinden kaynaklanabilir. Bu yüzden de anime sevmeyenler merak etmeyin, o hoşlanmadığınız anime havası bu filmde yok.
Filmde psikolojik ögeler, çoklu kişilik bozukluğu işlenen temalardan. Ana karakterimiz Mima bir pop idolü. Bugünlerde Kpop'tan aşina olduğumuz üzere bu pop idollerinin seveni çok. Tabii bu sevgi kimi zaman takıntıdan öteye geçemeyen, adeta idolüne taparcasına bağlı olan ve idol biraz bile olsa kendi gözündeki imajın dışına çıkarsa olumsuz sonuçlar doğuran cinsten, oldukça toksik bir yalancı sevgi.
İşte bu toksik sevgi de Mima artık bir idol olmaktan vazgeçip oyunculuk kariyerine atılmaya karar verince ayağımıza dolanıyor. Mima'nın daima bir idol olarak kalmasını isteyen, oyunculuk fikrini sevmeyen bazı hayranları ona tehdit mesajları gönderiyor ve onu rahatsız ediyor. Kimi zaman tehditin dozu zarar verecek şeylere kadar artıyor.
Yeni başladığı oyunculuk kariyerinde tutunmak için istemediği rolleri oynayan, istemediği tarzda fotoğraf çekimleri yapmak zorunda kalan Mima, bunlar yetmiyormuş gibi bu takıntılı hayranlar yüzünden yaptığı seçimi bir daha sorguluyor. Bir yandan bıraktığı idol grubu da yükselişe geçiyor.
Bundan sonrasında oynadığı dizideki sahnelerle harmanlanan, hiçbir sahnesi boşa olmayan, Mima ile birlikte bizim de aklımızın karman çorman olduğu bir film izliyoruz. Mima'nın kafa karışıklığı o kadar iyi yansıtılmış ki... Ve dizi sahneleriyle birleştirmeleri... Kesinlikle her şeyiyle müthiş bir anime.
Müzikleri, sahneleri işleyişleri, verdiği gerilimin dozu ve ters köşeleriyle bu anime harika.
Uyarı: Bazı sahneler hassas içerik barındırıyor, 16 yaş üzerine tavsiye ederim ben.
Azıcık spoilerlı olarak bahsetmek istiyorum.
💙
💙
💙
💙
💙
💙
Sonundaki ters köşe, hiç beklemediğimiz birinden yediğimiz darbe...
Me-Mania'nın dış görünüşü, garip halleri başından beri ondan hoşlanmama sebebimizdi. Kimse tüm bu cinayetlerin, tehditlerin altından çıkmasını yadırgamazdı ama Rumi fena ters köşeydi.
Üstelik her şeyin fikir babası olduğu çok açık. Başından beri bizim iyiliğimizi düşünüyor diye sanarken demek ki hep yapmak istediği ama yapamadığı idollük kariyerinin yüklerini Mima'ya yüklemişti. Bir nevi gerçekleştiremediği hayallerini onun sayesinde gerçekleştirecekti.
Yine de Rumi'nin tamamen bu psikolojiyle Mima'ya zarar vermek istediğini sanmıyorum. Yine çoklu kişilik bozukluğu yaşadığı için yalnızca bşr yanı bu konuda nefret doluydu. Onun dışında Mima'nın katlandığı zorlukların acısını yüreğinde hissetti bence.
Ancak bu denli normal sandığımız kadının akli dengesinin bu kadar bozuk olması...
Mima daha önce balıklarını besleyemediği için balıklar ölmüştü. Sonlarda Mima, Me-Mania tarafından saldırıya uğradıktan sonra Rumi onu kendi evine götürmüştü. O sahneden önce Mima balıkları fark etti. Ölmüş olan balıklarının aynısını... Kendi odasında olduğunu sanarken kendi odasının tıpatıp benzerinde olduğunu fark etti.
Cinayetler işlendikten sonra Mima kendisinden şüphelenirken dolabına kanlı kıyafetler koyan da Rumi'den başkası olamaz.
Yani hem kendisi sorunlu hem de Mima'nın delirmesine sebep olmaya çalıştı.
Ayrıca Me-Mania'nın Mima'ya saldırmasından sonra onu ortadan kaldırdı ve sanki hiç yaşanmamış gibi yaptı. Ve onu da öldürdü. Buradan anlıyoruz ki hem Me-Mania'yı kendi işlerine bulaştırdı hem de onun istemediği bir şeyi yapınca onu öldürdü. Yani tamamen üstünde bir otorite kurmuş.
Dizi sahnelerindeki karakterin yaşadıklarıyla Mima'nın akli dengesinin bozulduğu yerleri yansıtmalarına ba-yıl-dım! Bizim de aklımızı allak bullak ettiler ama olsun.
Tamam yeter bu kadar...