Spoiler içeriyor
• Okuduğum en güzel kitaplardan. Şeker Portakalı favorilerim arasın da. Bilmiyorum o kadar iyi ki. Çocuk kitabı olabileceğini falan düşünmüyorum ben. Sizce hangi çocuk bu kitabı okuyupta anlar? • Ben kitabı okumadan önce Portuga'nın öldüğünü falan hiç bilmiyordum. Editlerden az…devamı• Okuduğum en güzel kitaplardan. Şeker Portakalı favorilerim arasın da. Bilmiyorum o kadar iyi ki. Çocuk kitabı olabileceğini falan düşünmüyorum ben. Sizce hangi çocuk bu kitabı okuyupta anlar?
• Ben kitabı okumadan önce Portuga'nın öldüğünü falan hiç bilmiyordum. Editlerden az çok spoiler almıştım ama Portuga'nın öldüğü bilgisi asla karşıma çıkmadı ve tabii ki bitirdiğim de şok oldum. " Nasıl olur? " dedim kaldım öyle. Nasıl anlatacağımı da çok bilmiyorum.
• Zeze'yi anlayan ve onu seven tek kişi Portugaydı ve o da ölünce bilmiyorum sanırım çok üzüldüm.
• Şeker Portakalı'ndan altı çizili notlar •
- " Ama insan bir dosttan böyle ayrılmaz. "
- Zamandan başka geçen yoktu.
- En kötüsü de, zamanın sanki isteyerek kanatlanıp uçmasıydı.
- " Kimseden hiçbir şey beklemiyorum böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum. "
- ..ama bu gece aramızda çocuk olmadığını biliyordu. Hepimiz büyüktük. Küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve üzgün kişiler.
- " Gırtlağıma bir şey düğümlenmişti yediklerim boğazımdan geçmek bilmiyordu... Uyuyalım. İnsan uyudumu her şeyi unutur. "
- " İnsanın yoksul bir babası olması ne kötü. "
- Amaçsız sürüklenen yüreğim gibi bomboştu onlar da.
- Babamın gözleri'nin önünde yürüyor, onun gözleri'nin içinde acı çekiyordum sanki.
- Acım her türlü açlığın ötesindeydi.
- Bazen büyük insanları anlamak ne güç oluyordu!
- Kahvaltılık bir şey söz konusu değildi, öbür çocuklar içindi bu!
- " Büyükler bir takım masallar anlatıyorlar ve çocukların her anlattıklarına inandıklarını düşünüyorlar. "
" Çok doğru. "
- Artık beni dövmeyi alışkanlık haline getirdiler.
- " .. İnsan yüreği'nin, bütün sevdiklerini içine alabilmesi için çok büyük olması gerektiğini bilmelisin. "
- " Portuga! "
" Hımm... "
" Hep senin yanında olmak isterdim, biliyor musun? "
" Neden? "
" Çünkü dünya'nın en iyi insanısın. Senin yanındayken beni kimse azarlamıyor ve gün ışığı'nın yüreğimi mutlulukla doldurduğunu hissediyorum. "
- Acım öfkemden daha hafif kalıyordu.
- " Anne, benim doğmamam gerekirdi. Balonun gibi olmalıydım. "
- Hayata uzaktan bakarak, ilgisizliğimde yiyip gitmiş gibiydim.
- " Yalnızca buradan uzaklaşmak istiyorum... "
- " Büyüklerin sorunlarıyla uğraşmak için daha çok küçük değil misin? "
- " Portuga! "
" Hımmm. "
" Sövmemi sevmiyorsun, değil mi? "
" Hiç sevmiyorum. "
" Ölmezsem, bir daha sövmeyeceğime söz veriyorum öyleyse. "
- ".. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... Ve bir gün büsbütün ölecek. "
- " .. Bir fazla boğazdan kurtaracağım onları. "
- Portuga'nın gece geç vakit ve ancak Mangaratiba'nın geçişinden sonra eve döndüğünü öğrendim.
- " .. Kafanda örümcek ağlarıyla değil de tatlı hayallerle yaşarken... "
- " Daha çok anlat, " dedim.
" Hoşuna gidiyor mu? "
" Çok. Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum. "
" Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz? "
" Gider gibi yaparız. "
- " Ağlama, küçük çocuk. O göklerde. "
- " Artık benim evim yok. Her şey bitti. "
- Şimdi acı'nın ne olduğunu gerçekten biliyordum.(...) Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi.
- Göklere uçmak istiyordum, oysa hiçbir canlı oraya gitmiyordu.
- ".. Başına bir felaket gelirse, bu uğursuz mahalleye bir daha uğramayacağım. "
- Gökyüzü'nün benim için ne anlama geldiğini anlayamazdı.
- Anlamıyordu. Anlamıyordu. Hiçbir ağaç, Kraliçe Charlotte kadar güzel olmayacaktı.
- " Bu artık bir şeye yaramaz, baba; hiçbir şeye yaramaz.. "
- Hayatın sevilecek yanlarını bana sen öğrettin, sevgili Portugam.
- Gerçek, sevgili Portugam; bunları bana çok erken anlatmış olmalılardır. Hoşça kal!