• Darmadağınık hayallerle yaşıyorum. • Çok tuhaftı! Ağlayamadım; ama ruhum paramparça olmuştu. • Hatıralar mutlu olsun, kederli olsun, hep acı verir.. • Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. • Ama şimdiki hayatım o kadar belirsiz, o kadar karanlık ki! Ne olacak bunların…devamı• Darmadağınık hayallerle yaşıyorum.
• Çok tuhaftı! Ağlayamadım; ama ruhum paramparça olmuştu.
• Hatıralar mutlu olsun, kederli olsun, hep acı verir..
• Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır.
• Ama şimdiki hayatım o kadar belirsiz, o kadar karanlık ki! Ne olacak bunların sonu?
• Kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum!
• Alıştım, çünkü her şeye alışıyorum.
• Elalemin anlamsız konuşmaları umutsuzluk yaratmayacak ben de artık.
• Sizi hatırladığımda hastalanmış ruhum iyileşiyor. Sizin için çektiklerimi acı diye adlandırmıyorum.
• Her şeyi fazla ciddiye alıyorsunuz, bu yüzden de mutsuz oluyorsunuz.
• Nasıl bu kadar umutsuz oldunuz ve birdenbire böyle bir uçuruma düştünüz?
• Çok düştüm ve daha da dehşet verici olan şey, kendi gözümde düştüm.
• Ne kadar garip bir zamanlar bize kötü gelen, bizi kızdıran olaylar bile birer anıya dönüşünce bütün kötülüğünü kaybediyor.
• Bazen öyle dakikalar oluyor ki tek başıma kalmaktan, tek başıma hüzünlenip tek başıma kesintisiz kederlenmekten mutlu oluyorum ve böyle hallerim gitgide sıklaşıyor artık.
• Ah, ne yapacağım, ne olacak benim kaderim? Çok ağır geliyor benim böyle bir bilinmezlikte olmam, bir geleceğimin olmaması, başıma ne geleceğini tahmin edememek.
Geriye bakmak da korkutucu. Orada hep acı var, bir hatırayla bile kalbim iki parçaya ayrılıyor.
• Ben geleceğime bile bakmaya korkuyorum. Hep bir şeyler seziyorum ve sanki bir dumanın içinde yaşıyor gibiyim.
• Geriye bakmak da korkutucu. Orada hep acı var, bir hatırayla bile kalbim iki parçaya ayrılıyor. Beni mahveden kötü insanlar yüzünden sonsuza dek ağlayacağım!
• İnsanın ruhu ne garip bir şey! Ben bir zamanlar nasıl da arzulu ve heyecanlıydım! Hayatın her şeyi bana vaat ettiğini sanıyordum.
• Anıların en güzel olanları da, kederli olanları da insanı hep hüzünlendirir; en azından bendeki izlenim bu. Fakat bu hüznün de bir güzelliği var; hasta bir kalp, acılı ve yaralı olduğu zaman, anılarla hayat buluyor; gündüz sıcaktan yanmış, zavallı bir çiçeği, akşamın serinliğinde düşen kırağı tanelerinin diriltmesi gibi.
• Başkaları kadar değerli olduğumu, elit, göz alıcı, saygın biri değilsem de, bir insan, kalbi ve fikirleriyle bir insan olduğumu kavradım ama şu an yazgının yumruğuyla darbelediği biri olduğumu anlayınca, kendime duyduğum saygıyı , zorlukları aşma gücünü bir daha kaybettim. İşte olana bitene değindim her şeyden, haberdarsınız artık.
• Güzel günlerimde, nedendir bilinmez anlaşılmaz bir üzüntü dolar içime. Ağladığıma aldırmayın, ne diye ağladığımı kimi kez ben dahi bilemem. Etkiye çabuk kapılan bir duyarlılık sahibiyim; izlenimlerim hatalıdır. Açık, donuk gökyüzü, gün batımı, akşamın sessizliği beni öyle duygulandırdı ki, acı verir oldu. Ardından içim kabardı. Gözyaşlarıma engel olamadım. Fakat bunları yazmam gerekli mi? Bunlar; başka insanlar bir yana, kişinin kendisine bile zorlukla açıklayabildiği şeyler.
• Hatıralarımda,beni öyle hesapsızca,öyle kuvvetle sürükleyip götüren ve kendime bile açıklayamadığım öyle bir şey var ki birkaç saat boyunca etrafımdaki her şeye karşı kayıtsız kaldığım, gerçekte yaşanan her şeyi unuttuğum oluyor.
-------------------------------------------------------------------
Dostoyevski’nin ilk romanı ve mektuplar üzerinden ilerleyen bir yapıya sahip. Roman, yoksulluk içindeki iki karakter olan Makar ve Varvara ile mektuplaşmaları etrafında şekillenmiş.
Özet:
Makar Devuşkin, yoksul bir devlet memuru. Küçük ve bakımsız bir odada yaşamakta. Yakın akrabası olmasa da içten bir bağ kurduğu Varvara Dobroselova adlı genç bir kızla mektuplaşmaktadır. Varvara da zor bir yaşam sürmektedir; annesi ölmüş, genç yaşta pek çok talihsiz olay yaşamıştır.
- Makar, Varvara'ya olan ilgisini ve şefkatini mektuplarıyla gösterir. Varvara'nın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır ve ona sürekli yardım eder. Varvara da yaşadığı zorlukları Makar’a anlatır. İkisi de toplumun alt sınıflarında yer alır ve yoksulluğun getirdiği zorluklarla mücadele ederler. Varvara, Makar’a mektuplarında hem geçmişinden hem de yaşadığı sıkıntılardan bahseder. Aynı zamanda, ev sahibi tarafından da rahatsız edilmekte ve bu durum hayatını daha da zorlaştırmaktadır.
- Roman boyunca, Makar’ın Varvara’ya olan sevgisi ve bağlılığı, onun için ne kadar büyük fedakârlıklar yapmaya hazır olduğunu gösteriyordu. Ancak yoksulluk her ikisinin de hayatını sınırlamaya devam etti ve Varvara spoiler olmasın vazgeçtim...