#karantina7 Filmi çok beğendim çünkü filmin alt metni çok güzel ve aslında herkese hitap eden bir yapısı var, bu yönüyle çok zekice hazırlanmış. İki yönden de inceleyecek olursak: Birinci yönden bakıldığında sadece psikopat bir adamın işlediği cinayetler ve bu katille…devamı#karantina7
Filmi çok beğendim çünkü filmin alt metni çok güzel ve aslında herkese hitap eden bir yapısı var, bu yönüyle çok zekice hazırlanmış. İki yönden de inceleyecek olursak: Birinci yönden bakıldığında sadece psikopat bir adamın işlediği cinayetler ve bu katille yanlışlıkla aynı yola düşmüş paragöz birinin hikayesi. İkinci yönden bakıldığında ise filme adını vermiş olan Tom’un, yeni suçları/yeni suçluları anlamlandırma çabası ve artık modern dünyada kendine yer bulamayan ihtiyar bir şerif olarak geçirdiği varoluşsal kriz. Okuduğum bir incelemeye göre: “Tom kelimenin tam anlamıyla eskiyi ve eski metotları temsil etmektedir.”
Şimdi sırayla gidelim:
•Bence Llewelyn karakteri basit bir karakter. Açgözlü, hırslı, üstüne çok da düşünmeden kendinden taviz verebilen yani birazcık aptallığa kolay girişebilecek biri ve zaten bu aptallığından kaynaklanan sorunlarla uğraşıyor film boyu.
•Anton karakterinin, insanların hayatlarıyla yazı tura oynayabilmesine, herhangi bir amacı olmaksızın cinayet işleyebilmesine ve herhangi bir materyalin kaygısını zerre kadar hissetmemesine bakılacak olursa katıksız bir psikopat olduğu düşünülebilir ve zaten öyle galiba ama karakterin tuhaf bir derinliği de var ve tüm derinliği bakışlarına yansıyor. Javier Bardem bu noktada gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmış.
•Tom karakteri ise bana kalırsa Anton’dan daha dikkat çekici bir ruh haline sahip çünkü dediğim gibi film aslında baştan sona bu karakterin kendi içinde verdiği kavgayı anlatıyor ve bu yönüyle çok hüzünlü bir film. (Alıntı: ”Yeni dünya düzeninde kendisine yer bulmaya çalışan Tom filmin başında her şeye rağmen bu işi yapanların şöyle söylemesi gerektiğini ifade eder: ‘Bu dünyanın bir parçası olacağım.’ Final sahnesinde Tom’u bu cümleyi söylediği ana gönderme yapılan bir resmin altında karamsar bir yüz ifadesiyle otururken görürüz. Böylece onun artık toplumun bir parçası olamadığını anlarız.”) Haliyle de filmin adı ortaya çıkar: İhtiyarlara Yer Yok. Aslında Anton ve Llewelyn karakterleri ve onların yaşadıkları tüm olaylar, Tom modern hayatı anlamlandırmaya çalışırken ortaya çıkmış olan araçlardır. İşte film bana kalırsa bu eşsiz alt metinle muazzam bir film.
İzleyiniz.
🎬 “-Adamın derdi gelmiş geçmiş en acımasız insan olmak mı?
+Ben öyle tanımlamazdım.
-Nasıl tanımlardın?
+Sanırım onun için espri anlayışı olmayan biri derdim.”
Oyuncu dedikodularına gelecek olursam: Javier Bardem’in izlediğim ikinci filmi. İlk olarak “Eat, Pray and Love”da izlemiştim ve onun üstüne bu filmi izleyince adama hayran kalmamak elde değil. Yelpazesi çok geniş ve her rolün altından hakkıyla kalkmış. İnanılmaz sahiden.