İzlediğim bir filmin sonucunda aldığım ilham, bir takım duygularımın harekete geçmesine neden oldu ve zihnimde olması gerektiğine inandığım tek bir düşünce ile karşı karşıya kaldım. Daha sonrasında dışarıdan gelen sesler kulağımı tırmalayıp zihnime gerçekliğin kapısını sundu. Kapının ardında geçtiğim andan…devamıİzlediğim bir filmin sonucunda aldığım ilham, bir takım duygularımın harekete geçmesine neden oldu ve zihnimde olması gerektiğine inandığım tek bir düşünce ile karşı karşıya kaldım. Daha sonrasında dışarıdan gelen sesler kulağımı tırmalayıp zihnime gerçekliğin kapısını sundu. Kapının ardında geçtiğim andan sonra acımasızca saldıran şüphe kurtları karşısında güçsüzlük ile eridim gittim. İşte o senaryo;
Anlık gelen düşünce ve hislerimi yenebilirim ve ansızın o noktaya dek yürüyebilirim diye düşünmüştüm, duygularım olanca hücum halinde vücudumu harekete geçirecekti ki zihnim birden kalabalık halinde bir takım engeller oluşturdu. Anlık yıldırım gibi geçip giden hislerim kayboldu. Sonra şüpheler belirdi, aslında duygularımdan emin olduğumu hissettiren kalbimin sesini dinleyip tabularımı yıkabilirdim fakat dışarıdan gelen sesler kulağımı tırmalayıp bu alıngan benlikte büyük bir ses etti ve tüm vücudum bu evin içinde sıkışıp kaldı. Aslında belki de bu kalbimden gelen sesler yanıltıcı ve aldatıcı bir yankıdan başka bir şey değildi . Emin olmadığım bir takım duygular zincirinden müstarip olmuş benliğim karşısında aklım ile muhakeme eder bir halde buldum kendimi.
İyi de bende bu kadar büyük bir yer edinmiş bir şahsın kalbimde çeşitli yankılara neden olduğu duygulardan dalgalanan kalbim karşısında bu sefer ne diye aklımın içini yiyen kurtlardan kurtulamadim? Gözlerimin önünden geçen çeşitli şeritlerde gördüğüm benliğimin mutluluğu karşısında derin özlemler hissetmiyor muyum? Çocuksu bir dinginliğin meydana getirdiği ilahi saflığın ve saf duyguların sebebi o şahıs değil miydi?
Açıklayamadığım bazı nedenlerden dolayı bugün kalbimde yankılanan yıldırıma karşı, engeller silsilesi aklımı hareket geçirip vücudumun harekete geçmesini engelledi. Fakat tekrar kez soruyorum, ben kendimden çoğu kez emin hissettim, o şahıs ile benliğimin bir bütün halinde olduğumu hissettiğim o zamanlar ben çocukça mutlu, sakin ve rahatlamış hissederdim. Karşılıklı bir duygu alışverişi olmadığını hissettiğin o an insan nasıl da çaresiz bir şekilde kıvranıyor. Çoğu kez savaşlar verip bir mücadele halinde olmak istemenin bile anlamsızlığı karşısında diz çöküp ağlamak ister hale geliyor. Çabalamak artık bocalamak haline geliyor. Yüzme bilmeden bir denize atlamak gibi artık vermek istenen tüm mücadeleler.
Artık çaresizce özlemek
Çaresizce iç münakaşalar,
Çaresiz keşkeler ve şüpheler
Artık umutsuzca hayaller
Umutsuzca sığınmak ona
Umutsuz istek ve arzular
Artık diz çöküp ağlamak
Pes etmek zamanı.