Spoiler içeriyor
Bizi kim yarattı? Varoluşumuzun arkasında kim/ne var? Bir tanrı mı yoksa su içinde başlayan tek hücreli yolculuk mu. Filmimizin felsefesine göre ikisi de. Filmimizin ilk sahnesinde günümüzden 4 milyar yıl öncesini görüyoruz. İçtiği bir sıvıyla kendini eriten ve su içerisinde…devamıBizi kim yarattı? Varoluşumuzun arkasında kim/ne var? Bir tanrı mı yoksa su içinde başlayan tek hücreli yolculuk mu. Filmimizin felsefesine göre ikisi de.
Filmimizin ilk sahnesinde günümüzden 4 milyar yıl öncesini görüyoruz. İçtiği bir sıvıyla kendini eriten ve su içerisinde başlayacak olan yaşamı tetikleyen albino bir uzaylı(mühendis) onlara mühendis diyoruz çünkü bizi tasarladılar. Elizabeth ve Charlie arkeolojik kazılar sırasında keşfedilen duvar çizimlerini bir araya getirir ve bir galaksiye ve o galaksi içindeki bir gezegene dair yıldız haritaları bulurlar. Yoksa yaratıcılarımız yeterli teknolojiye ulaştığımızda kendilerini ziyaret etmemiz için bize yolu mu tarif etmişlerdi. Bir noktada buldukları "ipuçlarının" uzayda belirli bir yeri işaret ettiğine ikna oluyorlar. Ama bir uzay gemileri yok.
Weyland şirketinin kurucusu Peter Weyland bu uzay seferini finanse etmeyi kabul eder. Epey yaşlı olan Peter ölmek üzeredir ve çaresizdir. Yaşamaya devam etmek için tek şansı olan süper mühendislere inanmak ister. Uzay gemimiz Prometheus yola çıkar. Gemimizin isminin Prometheus olması tesadüf değil, Prometheus mitini hatırlayın. Fazla uzatmayayım mühendislerden hayatta kalan bir tanesini buluyoruz fakat amaçlarının bizi yok etmek olduğunu öğreniyoruz, buna rağmen ölümün yakınlığının çaresizliği Peter Weyland’ı mühendisle konuşmaya itiyor.
Filmden çıkarılan bu sahneyi de aktarmak önemli olacaktır.
Peter Weyland: bizi neden yarattınız, şimdi neden bizden nefret ediyorsunuz ve bizi yok etmek istiyorsunuz?
Alaycı bir gülümseme sonrasında
Mühendis: nefret mi? Size bu duyguyu biz verdik, sizinle ilgilendik, ateşinizi verdik, yapılarınızı inşa ettik sonra birbirinizi öldürmenizi ve savaşlar başlatmanızı izledik, başta geri dönüp ruhlarınızı kurtardık ve sizi kendi kaderinizi çizmeye bıraktık fakat sizin türünüz barbar ve şiddet yanlısı bir tür aynı şekilde devam ettiniz. Tüm yaptıklarınıza rağmen son bir kez sizi kurtarmayı denedik, bir annenin evladını cennete götürüp eğittik ona hayatın ve yaratılışın anlamını öğrettik. Türünüzü eğitmesi için onu geri gönderdiğimizde siz onu cezalandırmayı tercih ettiniz, biz size hayatın meyvelerini verdik siz ise onu çürümeye bıraktınız, hâlâ bana nefretten mi bahsediyorsun. Tahmin edebileceğiniz gibi cennete götürülen çocuk kısmında Hz İsa’dan bahsediyor.
Dönelim Peter Weyland ve Mühendisimiz arasında geçen diyaloğa
+Beni ölümden kurtarmalısın
-Türün buna layık değil, seni mükafatlandıracağımı düşündüren ne?
Peter Weyland yanında duran (gerçekten ayırt edilemeyecek kadar kusursuz olan) yapay zeka robotunu David’i gösterir ve ekler: Bu adamı yoktan var ettim, mükemmel olsun diye kendi suretimde yarattım, sen ve ben üstünüz bizler tanrıyız ve tanrılar asla ölmez.
Yunan mitolojisinde Prometheus tanrılardan ateşi çalmıştı fakat weylandın isteği ateşten çok daha büyüktü bu da mühendisimizi sinirlendiriyor ve etrafına saldırmasını sağlıyor. Buradan sadece David ve Elizabeth kurtulabiliyor.
Hamile kalamayan ve bu durumun acısını yaşayan Elizabeth Shown’dan Xenemorph’un doğumu da tesadüf olmayan bir başka unsur. Burada da Bakire Meryem göndermesini görüyoruz. Dikkat ettiyseniz mühendislerin sığınağında duvara mesihmiş gibi resmedilen Xenemorph’tu çünkü Xenemorph mühendislerin türü için bir kurtarıcı bir mesihti. İnsanlığı yok edecekti ve böylece uzaya yayılmaya başlayan istilacı tür olan insanlıktan mühendisleri kurtaracaktı.