Evet parayı sevenler biraz yaklaşabilir. Öncelikler kitabı kimlerin okuması gerektiğini ve nasıl bir beklenti ile okunması gerektiğini baştan söyleyeyim sonra incelemeye geçelim. Eğer sermaye oluşturmak istiyorsanız, bunun için büyük paralarınız yoksa, finans alanında çaylaksanız, elinize geçen 3-5 kuruşu ne yapsam…devamıEvet parayı sevenler biraz yaklaşabilir.
Öncelikler kitabı kimlerin okuması gerektiğini ve nasıl bir beklenti ile okunması gerektiğini baştan söyleyeyim sonra incelemeye geçelim. Eğer sermaye oluşturmak istiyorsanız, bunun için büyük paralarınız yoksa, finans alanında çaylaksanız, elinize geçen 3-5 kuruşu ne yapsam diye düşünüyorsanız okuyun. Başlangıç için kitap size en azından 1 yıllık yol çizecektir. Finans, borsa, ticaret alanında zaten tecrübeleri olan ve paralarını büyütmeyi zaten bilen ama nasıl daha iyi büyütürüm sorusunun peşinde koşanlar için daha amatör kalacaktır kitap. Tecrübeli kişiler daha kapsamlı yatırım kitaplarına yönelebilirler.
Eğer birinci gruptaysanız okuyun ve okuduktan sonrası için kitabı sizin için inceleyelim...
Ben kitabı okumadan önce yazarı araştırdım ve hakkındaki yorumların pek çoğunu okudum. Okuyucular genel olarak 2'ye ayrılmış durumda:
1- Yazarı ve önerililerini cimrilik olarak bulup yöntemlerininin hayat tarzı haline getirilmesinin aslında bir çözüm önerisi olmadığını iddia edenler.
2- Yazarı son derece haklı bulup yazarın öğretilerine karşı çıkanları marka takıntısı ve gösteriş meraklısı olmakla suçlayanlar
Benim hangi gruba dahil olduğuma gelirsek elbette iki grubun arasında olmakla birlikte 1. gruba daha yakınım. Ama bunda yazarın kendini aslında çok iyi ifade edememesinden dolayı da dışarıdan bakıldığında kıskançlığı öğütlediğinin sanıldığını düşünüyorum. Bazı verilen örneklerden aslında yazarın öğretiyi savunmadığını anladım ama yine de yazarın öğretisindeki tutumluluk tarafı birazcık daha törpülenebilir.
Örnek vereyim: Yazar geçmişteki bir anısından bahsediyor ve gençlik zamanında şu şarkı dinlenilen ipodların çok popüler olduğundan ve arkadaşlarının hep ipod aldığından bahsediyor. Ama bizim yazar arkadaşları ipod alırken gitmiş Apple'dan aynı paraya hisse almış. Ve şunu iddia ediyor, onların aldığı ipodun şu an bir değeri yok ve çöp oldu ama benim hissem 10 kat değerlendi diyor. Bana abartı bir tutumluluk gibi geldi. Mesela bence yine ipod alıp müziğini dinleyip o ipod u yenilemeyerek tasarrufta bulunabilirdi.
Ben yazarın genel problemini çalışmayı sevmemesine bağlıyorum. Kitabın pekçok yerinde zamanında aldığı arsalar sayesinde 37 yaşından sonra çalışmak zorunda olmadığından ve öğlen 1de uyandığından falan bahsediyor. Ne yapacaksın kardeşim öğlen 1de uyanıp. Çalışmayıp ne yapacaksın ki? Nedir bu çalışmaya karşı olan düşmanlık? Az çalışmak veya kötü koşullarda çalışmamak dese anlarım ama bu kadar hiç çalışmamak için tüm gençlik zevklerinden vazgeçmek de fazla değil mi?
Hala 2006 model arabaya binme işini de ben şov veya hastalık olarak görüyorum. Mercedes'i yine alma tamam da en azından git bir egea falan al be😡.
Genel olarak yazarla örtüştüğümüz konu şu:
1-)Kapitalizmi kendi yararımıza kullanalım ve tüketim dayatmasına tamamen boyun eğip anlamsız harcamalar yapabilmek için köle koşullarında çalışmayalım(Örneğin aynı kalitede ve işlevde 200 liraya makyaj aleti varsa gidip de üstünde bir ünlünün resmi var diye bin lira vermeyelim)
2-)Tükettiğimiz şeylere genelde ilk haftadan itibaren ilgimizin tamamen yok olması yazarın yaptığı ve benim de katıldığım güzel bir tespitti. Gerçekten tüketeceğimiz şeyler edinelim.
Genel olarak kitaba yorumum olumlu. Yazar kadar tutumlu olmaya gerek yok, bazı şeyler zamanında güzel. GENÇ DİMAĞLAR İÇİN okunması gereken bir kitap. Bu kitabı okuyun 1 sene kadar buradan öğrendiklerinizle paranızı yönetmeye çalışıp hem acemiliğinizi atın hem de ufak bir mayalama sermayesi edinin. Ardından kapsamlı güzel yatırımcılar için kitaplar var, onları okursunuz.