Spoiler içeriyor
Şimdiye kadar bazı kısımlarını izleyip, sonunu bi türlü izleyememiştim. Aklıma geldi ve izledim sonunda. İyi ki izledim diyorum. Hırpalanmış, yalnız kalmış, toplumda bir yer bulamamış bir insanın psikolojisini iyi yansıtmış bir film. Ana karakterin fiziksel ve ruhsal değişimini yansıtırken, sosyo…devamıŞimdiye kadar bazı kısımlarını izleyip, sonunu bi türlü izleyememiştim. Aklıma geldi ve izledim sonunda. İyi ki izledim diyorum.
Hırpalanmış, yalnız kalmış, toplumda bir yer bulamamış bir insanın psikolojisini iyi yansıtmış bir film. Ana karakterin fiziksel ve ruhsal değişimini yansıtırken, sosyo - ekonomik eleştiride bulunması filmi daha izlenir kılmış. Film, Vietnam Savaşı'nın Amerikan toplumu üzerindeki ekonomik ve psikolojik etkilerini iyi yansıtmış. 70'li yılların buhran dönemi bu. Ayrıca filmin atmosferi hikayesiyle örtüştüğü için bağ kurulabiliyor. Oyunculuk yükünü sırtlayan Robert De Niro oynadığı karakteri çok iyi yansıtmış. Aynanın karşısında oynadığı doğaçlama sahne çok ünlüdür.
Travis karakteri uyku problemi olan, ilaç kullanan, oyalanmak ve biraz para kazanmak için taksicilik yapan biri. İş görüşmesindeki kısa konuşmasında karakterini özetliyor. Bazı psikolojik sorunları olan Travis'in en büyük amacı vakit öldürmek. Bu açıdan içi boşaltılmış, hevesi ve hırsı olmayan bir tip olarak değerlendirebiliriz. Bu genel insani durumlardan yoksunluk onu dış etkilere karşı daha duyarlı bir hale getiriyor. Travis'in toplumun ve hayatın olağan akışının dışında bir karakter olduğunu sessizliğinden anlıyoruz. Bu durumu bozan kişi Betsy karakteri oluyor. Betsy, Travis'in içindeki bağlanma,normalleşme ve topluma entegre olma arzusunu başlatan bir karakterdi. İlerleyen sahnelerde anlatılan yalnızlık olgusunu yıkan bir karakter olabilirdi. Ama Travis'in sosyal ve iletişim yeteneklerinin zayıf olması bunun önüne geçiyor.
Tam bu sıralarda Scorsese'nin canlandırdığı, karısını öldürmek üzere olan adamın sözleri Travis için bir uyanışı temsil ediyor. Onun bahsettiği 44'lük Magnumu satın almak istemesi de Travis'in dış etkilere ne kadar açık bir ruha sahip olduğunu gösteriyor. Bu noktada filmde geçen "ne iş yaparsan o olursun" repliği önemli. Çünkü kirli sokaklarda taksicilik yapan, her türden insan ile muhattap olan ve bundan son derece rahatsız olan Travis kendini kurtarıcı rolüne bürüyor. "Bir gün yağmur yağacak ve tüm bu pisliği temizleyecek" diyen Travis kendini bu yağmur olarak düşünüyor sanırım. Bu bir bakıma kendini aklama ve yalnızlığının kefareti gibi görülebilir.
Silah satın almasının ardından gerçekleşen fiziksel gelişme süreci onu farklı bir noktaya sürüklüyor. Betsy'e olan takıntısını bir kenara bırakıp, Iris üzerinden bir hatayı telafi sürecine giriyor. Artık vakit öldürmekten daha büyük amaçları olan Travis, Iris ile olan hikâyesinde eskiye nazaran daha aktif bir görünüm çiziyor. Filmin sonunda Travis, halka saygın bir şekilde lanse ediliyor ama bu gerçek mi? Hayal mi? Cevabı bize bırakılmış gibi.
İyi günler ve iyi seyirler herkese...