Spoiler içeriyor
1 seneden fazladır yayınlanması beklenen bir diziydi. Diziyi bitirdim ancak ne hissettiğim konusunda kararsızım. Öncelikle karakterleri genel olarak tutarlı bulduğumu belirtmeliyim. Bu anlamda beni içine çeken bir dizi oldu. Ancak işlenen aşk beni etkiledi mi emin değilim. Mesela oyunculukları beğensem…devamı1 seneden fazladır yayınlanması beklenen bir diziydi. Diziyi bitirdim ancak ne hissettiğim konusunda kararsızım. Öncelikle karakterleri genel olarak tutarlı bulduğumu belirtmeliyim. Bu anlamda beni içine çeken bir dizi oldu. Ancak işlenen aşk beni etkiledi mi emin değilim. Mesela oyunculukları beğensem de Zan'ın aşkını güzel işleyemediklerini düşünüyorum. Senaryoda mı sıkıntı vardı yoksa karakter mi fazla ketum yazılmıştı bilemiyorum. Ama aşk temasının daha çok tek taraflı işlendiğini düşünüyorum. Son bölümlerde Zan'ın sevgisini de işlemeye çalıştılar ancak genel olarak Ran'ın sevgisi kesinlikle çok daha büyüktü. Ama zamanla bağımlılığa gittiğini ve sağlıksız bir hal aldığını belirtmeliyim.
Sonu açık bitmiş gibi görünse de birlikte intihar ettikleri fikri oldukça yaygın bir görüş. Ben de izlediğimde aklıma direkt bu geldi. Zan'ın psikolojisi yaşamayı kaldıramasa da ki bu beklediğim bir şeydi, Ran'ın intiharı beni şoke etti. Bunun aşka ya da sadakate bağlanmasını da doğru bulmuyorum. İkisi de psikolojik olarak çok yıpranmışlardı ama bu durumu Ran açısından pek fazla izleyemedik. Sanki ilişkisine olan sağlıksız bakış açısı ya da savaşın psikolojik etkilerinden dolayı değil de, Zan'a olan aşkından intihar etmiş gibi çok romantik bir yerden yaklaşıldı. Ama bunun romantize edilmesini doğru bulmuyorum açıkçası. Bir defa savaşın psikolojik etkilerini henüz atlatamamış insanların tekrar savaş bölgesine gitmesi asla mantığıma uyan bir tavır değil. Sağlıklı düşünememelerini göz ardı etmiyorum ancak çevrelerinde bulunan insanların ve psikiyatristin kesin bir dille karşı çıkmasını beklerdim. Koskoca dizide yalnızca bir karakterin mantıklı bir tavır sergileyip karşı çıktığını gördük onu da kimse dinlemedi zaten.
İlişkilerinde ki en büyük problemlerden biri de sorunlarını birbirlerinden gizlemeleriydi. Bence onları bitiren bu oldu. En azından benim ilişkiye bakış açımda bu kadar gizeme ve yalana yer yok. Güya birbirlerini üzmemek için problemlerini gizli saklı yaşadılar ama bu da birbirlerini tanıma fırsatını kaçırmalarına sebep oldu. Sonunda daha çok üzüldüler ve yaşadıklarının yıkıcı etkisini kaldıramadılar.
Dizide savaşın etkileri çok güzel işlenmişti. Özellikle ilk bölümlerde çocuklarla ilgili işlenen kısımlar oldukça duygusaldı ve maalesef gerçekti. Bu açıdan bakınca ilk bölümlerin çok daha gerçek ve amaca uygun yazıldığını düşünüyorum.
Ve Benjamin. Boşu boşuna öldü gitti. Maalesef en bahtsız karakterlerden biriydi. Kimse doğum tarihini bile merak edip sormamış olacak ki mezar taşına yalnızca ölüm tarihini yazmışlardı.
Şubat ayının başından beri neredeyse her gün bana eşlik eden, her şeye rağmen sevdiğim bir dizi oldu sanırım. Karakterlere çok kızsam da neticede onlar iyi insanlardı. Savaş gönüllüsü olup ellerinden geleni yapmak istediler. Ama zamanlamaları yanlıştı, iyileşmek için kendilerine zaman vermeleri gerekiyordu. Kendilerine yardım edemezken başkalarına şifa olmak istediler. Bu sonu asla haketmediler. Keşke kendilerini bu kadar bitirip tüketmeden yaşamayı başarabilseydiler.